hayatımda gördüğüm ve görebileceğim en çirkin yazıları okuttunuz, teşekkür ederim. kimseye bir şey ispatlamakla veya açıklamakla yükümlü değilim. bu kafanıza yer etmeli.
o kısmı karalaman bir şey ifade etmedi, çünkü kişinin nickini biliyorum. itibar edeceğim bir insan da değil, yazdıklarını buraya atıp ifşa edecek kadar alçalmayacağım hiç, kimsenin bilmesine gerek yok. ben kendimi biliyorum, kendimden eminim, ne yaptığımın farkındayım. kendisi de biliyor olan biteni.
kişiyle ilk günde son güne kadar sadece arkadaş oldum. artı bir şey olmadı fakat, saçma sapan davranmaya başlayınca bir şey olup olmadığını sordum, arkadaşlıktan farklı şeyler hissettiğini söyledi, üstüne basa basa böyle bir şey olmayacağını söyledim.
buluşalım buluşalım, yaşadığın şehire geleyim diye ısrar ettiğini, her seferinde istemediğimi söylememe rağmen, “psikolojik sıkıntım var, konuşmaya ihtiyacım var” gibi şeyler söylediğini, daha bir çok şeyinin olduğunu kendisi de biliyor. ben daha fazla şey söylemek istemiyorum.
kısa süre sonra, bir şekilde irtibatımı kestim. uzun zamandır kendisiyle konuşmuyor olmama rağmen, dün yazdığım şeyin üstüne bana özel mesajdan “aynen haklısın” tarzında şeyler yazıp, sana da bunu yazması her şeyi açık eder zaten. az önce kendisine nedenini sorduğumda önce inkar edip, sonrasında da pişman olduğunu, ne yaptığının farkında olmadığını söyledi. garip değil mi? çok garip.
beni burada soktuğu konum önemli değil, en ağır hakareti de etsem etkisi olmayacaktır. sadece bunu söylemek istedim, dün söylediğim şeylerin hala arkasındayım, kimseye bir şey borçlu değilim burada. nick altıma bir sürü şey yazan bu ss’i atan yazar için sadece beni bu kadar kafasına takmamasını öneririm. çünkü burası sanal ve interneti kapattığın an ben yokum. bana ayırdığın zamanı başka şeyler için kullan rica ediyorum. sıkıcı bir hâl aldı. konuşmayı bilmiyorsun, ağzın bozuk. kimsenin senin doğrularına ihtiyacı yok. fakat çok istiyorsan, kendine başka bir oyun bul. kimi neyle itham edeceğini bilirsen tabii. iyi akşamlar.
yazılanları yeni gördüm, ben sözlükte yaşamıyorum ve çoğu insan gibi benim de özel hayatım var. biraz kendimle ilgili, biraz da kendimden bağımsız şekilde durum hakkında birkaç şey söylemek istiyorum, okumak isteyen buyursun.
öncelikle, hesap açıp kendimi oylamam garip bir durum. ne buna ayıracak vaktim, ne de bu oylama olayına bu derece önem veriyor olmam söz konusu değil. bu sebepten ötürü diyecek pek bir şeyim de yok açıkçası.
kafa iznine nick altıma yazılanlardan dolayı çıktığımı söyleyen dahi olmuş, çok merak ediyorsa şayet 12'sinde çıktım 17'sinde bitiyor. bununla bir ilgisi de yok.
bu durumu, sırf oy için başkalarını oyluyor’a bağlayanlar da var. birilerinin beni artı oylaması için hiçbir şey yapmadım şu güne dek. bu durum da dahildir. ben genelde takip ettiğim insanları ve hoşuma giden yazıları oyluyorum. okumadan asla bir şeyi oylamam. çünkü yazının son kısmında hoşlanmayacağım bir şey, katılmayacağım bir şey olabilir. açıklayıcı olmuştur sanırım.
bunu açıklamam dahi biraz traji komik.
öyle saçma ki kafama göre, anonim şekilde yazdığım yazılar için kendimi açıklamak zorunda kalıyorum. yazılanlardan ötürü kızmıyorum veya eleştiri kabul etmiyorum demiyorum. sadece münakaşaya girmeyi gereksiz buluyorum. çünkü asılsız ve gereksiz bir iddia. ben gizli saklı bir şey yapmıyorum ve yazılarım açık. aman aman bir şey yazdığımı hiçbir zaman iddia etmedim. kendimce bir şeyler yazıyorum, abartılacak yazılar değil, her insanın yazdığı şekilde. farkındayım.
oylanmamdan rahatsız olunması, bu tarzda dile getirmek, seri eksilemek gibi hareketler hoş değil. çünkü bu benim elimde olan bir durum değil, yazımın başında da dediğim gibi oylanmak için artı bir şey yapmadım hiç. kimseye karışmıyorum, rahatsız etmiyorum, kırmıyorum. fakat bu muameleyi görüp oy için çirkin ibarelere maruz kalıyorum. şu yazıyı yazmam için de tek sebep budur, kesinlikle kimseyle sıkıntım yok.
arkadaş gidip istatistiklere bakmış bir dünya yazı yazmış, ama gerek yok. yani ciddi anlamda yalan söyleyeceğim, gerçek olmayan bir şeyi iddia edeceğim son konudur bu. rica ediyorum başka şeyleri dert ediniz kendinize. yaşadığımız dönemde daha büyük sıkıntılar var. sırf nefret etmek için nefret etmeyin insanlardan, böyle basit değil bu. mutlu olacaksa insanlar hesabımı silip giderim, bu sıkıntı değil gerçekten. buraya gelip bana birbirine benzeyen şeyler yazılmasından ötürü kimseye kırgınlığım, kızgınlığım yok. biliyorum ki, beni sevmeyen ya da yapmacık bulan falan vardır. benim için güzel değil belki ama olabilir, sorun değil. buradaki insanları seviyorum istisnai bir durum yok. çünkü insanız ve duygularımız var. bunun altında bir şey aramanın ufacık anlamı yok. hexagram'dan hallice, biraz sıkıcı ve uzun bir yazı oldu belki ama bu kısma kadar okuyanlara teşekkür ederim, kendinize güzel bakın.
Olum bu sozlukte bir abazanlar, iki mericler oldugu surece bu arkadas ve turevi insanlar barinmaya devam edecek.
Sunun yazdiklarini tarafsiz gozle baksalar kezban diyecek kisiler burada yalamaya calisiyor.
Tamam aq soft olun dendiyse millete sovmeden diyalog kurabilin diye denmistir. Yalamadan yapin su insani gorunumunuzu. Bi de tengir feyklerinin oylamalarini falan sunmus, birakin amina koyim su feyk olayini artik. Themis, cocoon, bu... Gina geldi sunlari gore gore. Sozlugun istatistiklerine bu yolla girecek kadar aciz ve igrenc misiniz aq? iiyyk tiksinc seyler sizi.
bir süredir dikkatimi çekiyordu sözkonusu yazarın girileri.
evet bazı entryleri emek harcanarak girilmiş, onlara hiçbir lafım yok.
ama öyle basit entryleri var ki 25-30 oy alıyor. bu dikkatimi çekti ve kendisini teoman'ın en güzel şarkı sözü ile ilgili girdiği entrysinden sonra takip etmeye başladım.
şu entry;
(bkz: #37694010)
tam 60 artı oy almış.
ya teoman'ın çok hastası var, ya başka bir şey.
ama oylama istatistiklerinde bir şeyler dönüyor.
tam 20 farklı hesabın aynı anda farklı entrylerini artı oyladığını tespit ettim.
o kadar bariz bir şekilde ortada ki.
şimdi örnekleri ile, belgeleri, linkleri ve ekran görüntüleri ile inceleyelim.
-------------------------------------------
entry şu; (bkz: #37745586)
tek cümleden ibaret bir entry, 34 oy almış.
bu arkadaşımızı oylayan bu 20 hesap şu saat ve dakikalarda oylamış hep.
23.49,
23.58,
00.01,
00.03,
00.05,
00.08,
00.10,
00.13,
00.18,
00.20,
00.22,
00.25,
00.26,
00.28,
00.31,
00.32,
00.34,
00.37,
00.39,
00.41.
"eee bunda ne var?" diyeceksiniz.
hemen diğer entryi inceliyoruz o halde.
------------------------------------------------
diğer inceleyeceğimiz entry şu; (bkz: #37745800)
kısa, basit ve öyle aman aman bir sosyal mesaj veren, bilgi içeren bir entry değil. son derece sıradan.
28 artı oy almış.
oylama zamanları bir yukarıda örnek verdiğimiz entrysi ile aynı.
-----------------------------------------------------------------------
şimdi bir şey bir kere olursa "normal" derim, ikinci defa olursa "tesadüf" derim, ama üçüncü defa tekrarlanıyorsa bunda bir "bit yeniği" vardır.
----------------------------------------------------------------------
şimdi 3. bir entryi inceleyelim.
3. inceleyeceğimiz entry şu; (bkz: #37745239)
diğerleri ile aynı saatte girilmiş. yani bu 3 entrynin girildiği süreler arasında dakikalar var.
tek cümlelik basit bir entry, aldığı oy 25.
4. entryi de inceledim, 5. entryi de inceledim.
dün gece bu kişinin girdiği tüm entryleri inceledim.
20 tane farklı hesap giriş yapıp hep aynı saatlerde artılamış sayın yazarımızı.
ne yazık ki iş bu entry girilirken sevgili yazar arkadaşımız izin almış.
olur böyle vakalar bazıları yakalar...
sözlük yönetiminin gereken önlemleri alacağına inanıyorum.
--------------------------------------------------------
not: amacım kimseyi linç etmek değil. zaten başka yazarlar da konuyu farklı şekillerde dile getirmişler.
Hangi yağmur bu kadar yakar dediler,
inanmadım,
MeğerSe bir iki damla yakmış,
Serin sandım ben,
Değilmiş,
Bulutların değil volkanların damlası,
Bilemedim,
Öylesine kaldım,
Bu ne yaman çelişkidir böyle. Evet.
kimseyle sıkıntım yok. bunun dışında yazılacak şeylere cevap vermeyeceğim, yazdıklarım kimseyi bu derecede alakadar etmez. kendinize dert edecek başka şeyler bulup, o güzel vaktinizi ona harcayın. iyi akşamlar. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1527842/+
öncelikle şunu söyleyeyim, insanlar hoşuna giden veya beğenmediği entryi olumlu ya da olumsuz yönde oylar. sanırım bunu bilmiyorsunuz.
kimseye yaranma amacı gütmediğinizi ibare ediyorsunuz fakat nick altıma yazıyorsunuz, enteresan.
ayrıca, nick altıma yazanlara da “iki yüzlü” demişsiniz, bu hakkı size kim verdi peki?
hadi beni tanımıyorsunuz ve -sözde- yazdıklarımla eleştiriyorsunuz, nick altıma yazan kaç insanı tanıyorsunuz da iki yüzlü diyorsunuz? yazdıklarımı beğendiklerini, sohbet etmeyi sevdiklerini nick altıma yazıyor olmaları onları iki yüzlü yapmaz. aklınızda bulunsun.
hangi gif'i ne zaman paylaşacağıma kendim karar verebilirim diye düşünüyorum. kendinize başka şeyleri dert etseniz daha iyi olur gibi.
bir tane dahi entrynize rastlamadım, bu yüzden bir bakayım dedim.
bunun gibi oldukça bilgi (!) içerikli entryler kazandırmışsınız sözlüğe. bu yüzden kendi adıma teşekkür ederim. iyi ki benim gibi edebiyat parçalayıp, sözlükte liselicilik oynamıyorsunuz.
güzide eleştiriler mi desem, nefret kusmak mı desem bilemedim. siz ona bir isim koyarsınız eminim. ben de onlar doğrultusunda kendimi değiştiririm. neticede kendimi geliştirip, seviyenize gelmem lazım. teşekkürler.
Sayfasına bakarken şu entrysine rastladım. (bkz: #37480204)
Bugün televizyonda bu şarkıyı duyunca devamını duyup ağlamamak için evden hemen çıktım. Hayatım boyunca beni derinden yakalayan tek acı şarkı olduğunu düşünerek yola koyuldum. Buna benzer hisler taşıdığını görünce hakkında fazla bir şey bilmediğim bu yazarla duygudaşlık kurdum. Tek bir şey yetiyor insanları bir tabloya sokmaya.
yazdıklarınızdan hiçbir şey anlamadım, galiba olaydan oldukça uzağım. kime ait bir fake hesap fikrim yok. buna ciddi bir cevap da veremiyorum bu yüzden. yeni uyandım. karşımda fizik dersi gibi bir yazı ve aydinoglu derecesinde bir troll komikliği. iyi geceler.
'yüce rabbim alkollüyken kimsenin nickaltına entry girmesine izin vermesin'e örnek olabilecek yazar söylemiyle hatta paragrafıyla donatılmış herhangi bir yazarın nickaltı.
koşarak uzaklaşıyoruz.