Kıskançlık üzerinde düşünülmesi gereken bir fenomendir. Duygudurum karışıklığı ve bilinçaltında yatan kişi kendinden bilir işi deyimiyle perçinlendiğinde tepki kaçınılmaz olur. Paranoya boyutu insan ilişkilerine zarar verebildiği gibi, hayatınızı zehir eder. Beyninizi rahat bırakın, kimin ne yapacağı varsa yapar. Senin kıskançlık seviyen kişinin herhangi bir eylemini etkilemez sadece baskı altında zevksiz, mutsuz bir hayat yaşarsınız. Tercih sizin.
Benim için bir tür hastalık.
Bambaşka insana dönüşmeme sebep olan huyum. Dayanamıyorum, sevdiğim adamı paylaşamıyorum.
" sen kime bakıyorsun?" Diye başka kadınlara hesap sormuşluğum vardır. Böyle lanet biri yapıyor beni. tutmaya çalışıyorum kendimi ama cık olmuyor. Birde şu var ki; bile bile kıskanmam için bir şey yapılıyorsa buz gibi soğuyorum. Yanımda yalayıp yutsalar umrumda olmaz.
türk dil kurumuna göre; Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk.
bende %3 oranında bulunan duygu. en fazla çok hoşlandığım birine karşı 3 gün duyup 3. günden sonra duygudan ve hissettirenden sıkılıp arayı açıyorum. bu, psikolojide bu duyguyu hayvan gibi bastırdığım yorumunu alırken insanlar arasında domuz eti yemiş olmam şeklinde yorumlanıyo. bence harika.
Ben de kıskanırım da mutlaka ölçülü olmak lazım, hiç yaşamadım ama şöyle bir durum olsa hayattan soğurum.
+canım nerdesin
-arkadaşlarla playstation a geldik pes oynuyoruz
+resmini at bana, bilmem lazım.
Tamamda güvenmediğin kişiyi nasıl seviyorsun bu kadar zincir vurulmaz.
birbirini seven iki çift olduktan sonra, üçüncü ve ardı kişilere malum şey düşeceğinden, bu çabalarının sonuç getirmeyeceği duygu durumu. yuva yıkanın yuvası olmaz diye boşuna demezler. hani kötüye bir şey olmaz derler bir de ya, kötüye çok şey olur aslında biz farkında olmadan. kötüye bir şey olmaz diye diye, kötülükleri normal karşılar olduk. bu hayat düzenini anlamıyorum, anlamakta istemiyorum. neyse efkarlandım yine, siz yine de çok fazla şey yapmayın.
insaniyeti ve insani duyguları körelten, insanın gözüne perde indiren duyguların en ağırlarından.
Kendini yetersiz görmekten belki de diğer insanları kendinden üstün görmenin, ezilmenin ve acizliğin karşılığı.
insana en adi davranışları yaptıran, tüm utanmazlıkların bir çırpıda gün yüzüne çıkardığı duygu.
Bazen maddi, bazense manevi değerleri benim tabirim ile çekememezlik duyulması.
Bugün başıma gelen olaylar sonucunda insanın yakını bildiklerinin bile insanı hayrete düşüren davranışlara sevk ettiğini anladığım duygu.
Bende aşırı fazla olan ve biraz da farklı tezahür eden şey. Yani sadece insanı insandan kıskanmak değil; düşüncesinde yer edenlerden ve dahi cansız olduğunu kabul ettiğimiz nesnelerden bile kıskanmak. Sahip olmak üzerine ihtimamımdan değil de biricik ve bulunduğu her hususta yek olmak için. Rahatsız edici olduğunu bilsem de insan önce düşüncesiyle sevmeli, konumlandırmalı ve ilgilenmeli yoksa pratikte üzerine yönelim gösterilmemiş herhangi bir eylem önem taşımıyor benim için. istediğim sadece varlığımın dahil olduğu her bağlamda tek olmak. Kendini beğenmişlikten değil, benim gözümde ilişkiler böyle olmalı. Dışarıda bir hayat vardır ama yer bellidir. Bu yüzden samimiyetsizlik sadece içten olmamakla alakalı değil.
çok paranız olduğunda yada değerli bir mücevhere sahip olduğunuzda ne yapıyorsunuz,
bunu korumak istiyorsunuz,
ya bir kasa yaptırıp içine koyuyorsunuz,
yada kiraladığınız banka kasasında güvende olmasını tercih ediyorsunuz.
kıskançlıkta biraz böyle ; çok güzel bir kadına sahip olduğunuz bilirseniz, onu korumak isterseniz, onu korumak güdüsüyle kıskanırsınız...