kısa hikayeler

    18.
  1. Ay ışığına yaslanmış ağır ağır yürürken duraksadı. Bir sigara yaktı. Anılarını yaktı , düşlerini de. Sonra hızlandı adımları. Kendine yetişmeye çalışan gölgesinde gördü benliğini. Siyah elmalar var mıydı gerçekten. Bunu sonra düşünecekti. Beyaz kar örtüsü üzerine her basışında içinden bir şeyler eksiliyordu sanki. Hafifledi. Karın neden beyaz gözüktüğünü de sonra düşünecekti. Uçurumun kıyısına geldiğinde boşluğa bir adım daha attı. Gölgesi uçurumun kıyısında kaldı. Artık hiçbir şey düşünemezdi.
    6 ...
  2. 1.
  3. Bir yazarcık durmadan saçmalıyormuş...
    (Devamı yok).
    5 ...
  4. 3.
  5. Ben başıma gelen olayı paylaşayım sizinle. Letgo’dan Annem için hediye beğendim. Neyse fiyatta anlaştık almak için Maltepe’ye gittim. Satan arkadaş yanıma geldi verdi hediyeyi ben de parayı verdim az biraz muhabbet ettik sonra gitti. Eve geçtim satın aldığım kızdan mesaj geldi. Şimdi nişanlıyız letgo nelere kadirsin.
    2 ...
  6. 17.
  7. bi adama sormuşlar iki evin olsa birini bağışlar mıydın?" adam evet demiş. "peki iki araban olsa birini bağışlar mıydın" diye sormuşlar. o da yine evet demiş. "peki ya iki tavuğun olsa birini bağışlar mısın" diye sormuşlar. adam hayır demiş. bunun üstüne "neden araba ve ev bağışlarken tavuk bağışlamıyorsun?" diye sorduklarında adam şey demiş: "çünkü iki tavuğum var."
    2 ...
  8. 19.
  9. oday girdiğimde me.......

    ...

    ....

    zeler ve rakıları masaya koymaya başladı.
    1 ...
  10. 16.
  11. hikaye stephen king tarzı olmuş. gayet okunabilir.
    1 ...
  12. 7.
  13. Niye böyle oldu, dedi. Niye olmasın ki, diye düşündü diğeri. Hepimiz insanız, dedi. Biz memnun edilemez, alçaklarız.
    1 ...
  14. 20.
  15. '' göz kapaklarını kesmiş '' diye mırıldandı '' sadist olabilir ''. güneşin sahte ışıklarının vurduğu ve yerdeki kanı aydınlattığı evin antresinde, donuk ve ifadesiz, yerdeki cansız bedene bakarken kesiklerin tedirginlik içermediğini ve hayati organlara yakın olup ulaşmadığını fark etti. bu adam kurbanlarının gözlerindeki korkuyu görerek büyük bir deşarj yaşıyor ve son nefeslerini verene kadar belki de çığlıklarını zihnine kaydederek deşarjın patlama anındaki sapıkça keyfini arttırıyordu. ne kadar uzatırsa aldığı keyif de o kadar artıyordu. mutfak masasında yarısı ısırılmış sandviç ve yere düşüp kırılmış bardağı gördü ve mırıldandı: '' sana direndi mi pis herif ? bu yüzden mi elmacık kemiğini kırdın ? ''. dişlerinin birbirine çarptığını anladığında zihninden akıp gözlerini kapatan zifiri karanlıktan çıkıyordu. notlarını alıp kabataslak bir psikolojik harita çıkardığı defterine kalemiyle vurdu ve otopsiye katılmak üzere arabasına doğru yürüdü. bu zavallı kadının sesi olacaktı artık.
    1 ...
  16. 14.
  17. taşradan istanbul!a okumaya gelen 3 arkadaş birbirlerinden ayrılmak istemez beraber eve çıkmak için pekte güzide olmayan bir semtimizde bir emlakçıya giderler bütçelerine uygun bir ev bulurlar sorar sen muzur olanı;
    -abi bu ev kombili mi _
    emlakçı- hayır zombili böhaaeeeagggggggggggg...... ve canım ülkemin ilk zombi filmi başlar
    1 ...
  18. 12.
© 2025 uludağ sözlük