istiklal marşına yazsa yazsa neşat ağam yazmıştır diyen neşat ertaş dan başka ozan tanımayan memleketimdir. abdallarıyla ünlüdür muharrem ertaş ve neşat ertaş baş tacımızdır.
istanbuldan izmit-bolu-ankara-kırıkkale-kırşehir güzergahını izlendiği küçük ama güzel bir ildir.Akşamları merkezinin gayet cıvıl cıvıl eğlenceli olduğu görülebilir öğrenci memleketidir.
edebiyata ve tasavvufa ilgisi olanların gezmeye doyamayacağı, şehir turuna çıkıldığında elli kuruşluk çekirdeği tüketemeden turun son bulacağı, davul ve zurnacı ithal eden iç anadolu şehridir. bir kırşehirli ile dostluk kurmak, şehrin kendisini görmekten daha çok aydınlatır insanı çünkü kırşehirliler memleketlerine hastalık derecesinde düşkündür, her fırsatta şehirlerinin özelliklerini sayar, her konuya dair bir kırşehir hikayesi uydururlar. arabalarında muhakkak eski bir neşet ertaş kasedi bulunur. üniversitenin açılmasıyla birlikte sağda solda duyduğunuz çatlak akademisyen hikayelerinin tamamını ahi evran üniversitesi'nde geçmiş gibi anlatır kırşehirli kardeşler. memleketlerinin resimlerini göstermelerini teklif ettiğinizde kalede, türbe önlerinde, açık hava müzesindeki taşların üzerinde, top arabalarında, şehir stadlarında çektirdikleri fotoğrafları gösterirler. ancak ne kadar soğuk görünseler de dostlukları gönüldendir bu şehrin insanlarının. ve gurbetteki bir iç anadolu çocuğu iseniz sizi anlayacak nadir insanlardandır bu şehrin insanları.
küçücük bi şehir. iki gündür buradayım, nt dışında hiç kitapçı görmedim. kırtasiyeler filan var ama sadece klasik kitapları satıyor. kitap alınabilecek bildiğiniz bi kitapçı varsa, bi zahmet be.
bir rivayete göre timur'un anadoluya gelişinde kendisine karşı koyan buradaki halka hitaben ''kırın şehri'' dediği, daha sonra bunun kır şehri olarak değiştiği ve bugünkü kırşehir ismini aldığıda söylenmektedir.
iki abdal kırık dökük arabalarıyla bir düğünden gelirken polis arabalarını durdurur. araba da öyle böyle değil ama cam yok , ayna yok. 4 teker üzerinde bir metal deryası. e abdallığın şanındandır biraz da fazla alkol almıştır abiler.
polis ; ehliyet ruhsat ?
abdal ; ağam etme tutma, düğünden geliik. koyver gidek yolumuza.
polis yanında ki polise bakar bir göz kırpar. zaten asıl amaç ceza yazmak değil biraz eğlenmektir.
polis ; peki sizi bırakacağız ama bir soru soracağız. bilirseniz ceza yok size. " sor " demiş bizim abdallar.
polis ; deyin bakalım istiklal marşının yazarı kimdir.
dünya yürekli abdallar bribirilerine bakakalmışlar. biraz zaman konuştuktan sonra cevabı vermişler polise.
- beyim bunu yazsa yazsa ya neşet aga yazmıştır, ya da muharrem aga.
işte böyle bir neşet ertaş ve muharrem ertaş sevgisi taşıyan şehirdir kırşehir. ha mübarek üstadlar da sevilmeyecek gibi değilller zaten. birinin rahmetle, diğerini saygıyla anıyoruz.
Konumu itibariyle sanayi kentlerinin (Ankara, Kayseri, Kırıkkale) gölgesinde kalmış, ihmal edilmiş, ancak son zamanlarda giderek gelişmekte olan şehir.
her şeyin olağandan biraz garip olduğu memleketim.
ankara'ya memur kenti derler, halbuki bilmezler ki esas memur kentleri iç anadolu'nun küçük kentleridir. ilkokulda 32 kişilik sınıfımda, ben de dahil olmak üzere 24 tane memur çocuğu vardı. Bu durumun başlıca sebepleri ulaşımın kolay, geçinmenin ucuz olmasıydı. en iyi ev 350tl ye kiralanabiliyordu. Ancak bilinmeyen bir etkiden dolayı kira ve ev fiyatlarının artması, memurların çoğunun buradan ayrılması yüzünden son 2 senede bu oran tersine dönmeye başladı. Hala ulaşım ucuz, ancak tabanvay ile. Öyle taksicileri vardır ki, taksimetre açmadan 2-3tl tutacak yere, 5 tl almaya çekinmezler. esanaf desen zaten onlardan da hayır yok; ufak tefek bir şey alacak oluyorsunuz, adamın(işini iyi yapanları tenzih ediyorum, ama çoğu esanaf böyle) hareketleri "neden alıyon bu küçcück şeyi, beni uğraştırıyon!" sözünün dışa vurumu şeklindedir.
merkezinde bulundurduğu 2 adet caddesi (terme ve ankara) gide gele bir süre sonra sıkar. velhasıl, standart bir anadolu şehri görünümünde olup, aslında öyle olmayan bir il, burada gördüklerimi, yaşadıklarımı hiçbir anadolu ilinde görmedim.
her sene yazin tatile gittigim sirin ve kücük sehir. Merkezi yürüyerek 30 dakikada dolasilacak kadar kücük ama oldukca güzel sehir. Kalesi ve halka acik ayak sokulan termesi favori mekanim.