Muğla'da erkekler için de düzenlenir. damat olacak erkekler uzunca bir süre kına yakılması sebebiyle ördek gibi turuncu ayaklarla dolaşırlar. mevsim yaz ise vay hallerine.
kına yakılması konusunda birkaç rivayet var. en bilineni, * üç şey için kına yakılır; askere giden gence, kurban olacak hayvana, evlenenlere.. askere gidenin "vatana kurban olsun", kurbanın "allaha kurban olsun", evlenenler için "eşine kurban olsun" (bağlı olsun anlamında tabiki) anlamına gelirmiş.
bunun dışında, kınanın kan tutmasını önleyici bir etkisi olduğu varsayılır. asker yanında bir asker vurulduğunda, kurban kesilirken akan kan ve evlendikten sonra * gerdek gecesi görecekleri kanın tutmaması için kına yakıldığı da başka bir rivayet..
ayrıca kına gecesinde gelinin ağlaması makbuldur. "gülerek giderse gittiği yerde ağlayacağına, ağlayarak giderse güleceğine" inanılır. *
kısacası kına gecesinin amacı kına yakmak ve bu olayı da bir törenle süslemektir. yerinde ve güzel bir geleneğimizdir bana göre.. zira, düğün veya nikah sırasında gelin ve damat kolay kolay eğlenemez. takı merasimi, fotoğraf çektirmeler, tebrikler, görüşmeler derken, davetliler eğlenir, siz seyredersiniz, sonra bir bakarsınız düğün bitmiş. bu bakımdan yapmak lazımdır. kına gecesi düğünden güzel geçer. * eğlencenin dibine vurulur.
bir nevi bekarlığa veda partisi ... yapılması gerekli bazı adetleri bulunur yöreden yöreye göre değişsede .gelin kız kına yakılırken ellerini açmaz kayınvalidesi çağrılır ve kızımız çeyrek altına *avucunu açar .karılan ve şimdilerde minik keseler içine konulan kına misafirlere dağıtılır... gelinin ağlaması adettendir . ayrıca konuklara çerez de dağıtılır ...ortalarda deli gibi koşuşan ve halayın sonunda halayı velet izina eden yumurcaklarda kına gecesinin olmazsa olmazıdır. en belirgin koku ise kına kokusunu bile bastıran ter ve parfüm kokularından oluşan kekremsi ve ekşi kokudur. bu kadar lafa rağmen güzeldir kına geceleri.
Bir sonraki gece gerdeğe sokulacak gelin için düzenlenen veda partisi. Ertesi geceyi düşünerek zırıl zırıl zırlar yavrucak. Damat mı? Onun ipinde bilem değildir.
gerdek gecesi nden bir önceki gün. bol bol yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar türküsü söylenir, bu gecenin tek gayesi gelin hanımı ağlatmaktır. hayır ağladı zırladı, eee şimdi noluyor yani bende bunu anlamıyorum. yinede örf, adet, gelenek, görenek severiz.
Pek çok yaşta ve sosyal statüdeki hanımın; yalnız başına, kafasına bir bez parçası örtülerek gözleri kapatılmış, bir genç kızı ağlatmak için verdikleri mücadele.Sadizmin folklörik hali
hala şehre ve modernlik teranelerine karşın buram buram köy kokan adettir, gelenektir. adettendir denilerek erkek tarafına her halükarda dikta ettirilen bu gereksiz ve pespaye eğlentide, günümüzde her çeşit batı aşiftesine taş çıkartacak alafrangalıkta kıyafetlerle köylü dansları sanılarak oryantal figürler sergilenir. bazı denyo yörelerin insanları kınalara erkekleri de katarak akıllarınca kızların kendilerine erkek bulmalarına yardım etmekte, çiftlerin evlenmenin olmazsa olmazlarından iyi kıvırtma hünerlerini sergilemelerine imkan sunmaktadır.
büyük konuşmayayım parantezinde, kendi düğünümde olursa ben de olmam diyebileceğim saçmalıktır, para kaybıdır, parasıyla plazma tv-ev sineması sistemi alınasıdır.
Kına gecesi bize ninelerimizden kalma bir gelenektir. Özellikle Anadolu da genç kızların hepsine evlenmeden birkaç gün önce kına gecesi düzenlenir. Bu kına geceleri daha folklorik ve geleneksel geçer.
"yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar" türküsü eşliğinde gelinin eline kına yakılıp, ağlatılmaya çalışıldığı gecedir. vaktinde bir gelin çok ağlamış kına gecesinde ve annesine "aman bu kızı evlendirmeyin istemiyor galiba baksanıza çok ağlıyor" demişler. gelin hemen atlamış ve "olsun olsun ben hem ağlar hem giderim" demiş. timsah gözyaşları döküyormuş yani.
- allah belanı versin tuğba, bende murat'ı seviyordum
+ murat beni tercih etti kızım sende sap gibi kal
- iyi sende git kına yak bir tarafına
+ yakarım tabi sana ne
şeklinde bir kavgadan sonra doğan türk geleneğidir.