gündemi sanal ahlak tartışmalarıyla dolu olan milletin bacaklarının arasından bir kedi gibi geçip gidiyor sessizce, sonunda bize düşen yine avucumuzu yalamak olacak..
yandaşların fikir beyan etmeye yanaşmadığı mevzudur. yandaşlar bu ne mahçubiyet böyle? hadi rte'nin "kimsesizlerin kimsesi" (bkz: kimsesizlerin kimsesi vs kimilerinin kimsesi) olduğu masallarını anlatmayı sürdürün de görelim...
Aynı işveren karşı yıllarca sadakatle çalışan işçiye ödül olarak öngörülen tazminat türüdür. Son dönemlerde bütün hükümetlerin göz dikerek almaya çalışmaları gerçekten çok can sıkıcı. Bu konu ile ilgili ortaya çıkan problemlerle ilgili çözümler konusunda internet oldukça yardımcı oluyor. Genel bir bilgi paylaşımında bulunursam eğer;
1-Kıdem tazminatı nedir?
işyerinde 1 yıl ve daha fazla sürede çalışan bir işçi çalıştığı her yıl başına 1 aylık giydirilmiş maaşı kadar ücrete hak kazanır. işçinin kazandığı bu ücretin adı kıdem tazminatıdır. Kıdem tazminatı sosyal devlet olmanın bir gereğidir. işçiye sadakatle çalıştığı süre için bir ödül olarak öngörülmüştür. Kıdem tazminatının mevzuattaki yeri yürürlükten kaldırılan 1475 Sayılı iş Kanunundan kaynaklanmaktadır. Bu kanun tamamen yürürlükten kaldırılmış ancak kıdem tazminatına ilişkin olan 14. maddesine dokunulmamıştır. Bu madde hala yürürlükte olup kıdem tazminatının temelini oluşturmaktadır. Bir işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı işveren yanında en az 1 yıl sigortalı çalışması gerekmektedir. işçi 3 halde kıdem tazminatı alabilir. ilk husus işçinin iş akdini haklı nedenle kendisinin feshetmesidir. Bu halde işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Burada haklı nedenlere örnek olarak işverenin SGK primlerini eksik yatırması, işverenin hakaret etmesi vb. hususlar örnek gösterilebilir. ikinci husus ise işverenin iş akdini haksız bir nedenle feshetmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
beter olsun. ne bekliyorsunuz ki oğlum? sesinizi çıkartmaya kalksanız asgari ücretliler tarafında vatan haini ilan edileceksiniz. kraldan çok kralcıların olduğu leş bir memlekette yaşıyoruz artık bunu kabullenin.iyi ve güzel olan birçok şeyi kaybettik. baştan aşağıya kalitesizlik, baştan aşağıya çürümüşlük, kokuşmuşluk, artık yeni yaşam tarzımız bu anlayın.
fazla da düşünüp kafaya takmayın, bir süre sonra aklınızı yitirebilirsiniz çünkü.
hakkında yapılan son düzenleme özel sektörde çalışanların lehinedir. çünkü istifa sebebine bakmazsızın size belli oranda kıdem tazminatınızı almanızı sağlayacak. genele baktığımızda çoğu özel sektör çalışanının alamadığı bir tazminattır. çünkü işveren değişik hilelerle (yıllık işe giriş yapılması)ve çalışanın istifası durumlarında bunu ödemekten kurtuluyordu. çalışan ise iş değiştirmek istediğinde hakkı olan bu tazminattan mahrum kalıyordu.
şimdi bu kıdem hakkınız baki kalacak kendi rızanızla istifa edip iş değiştirseniz de. son olarak futbolda bosman kanunu vardır ben buna benzetiyorum bu düzenlemeyi. futbolcular alınıp satılan meta olmaktan çıkmıştı bu kanun sayesinde.
bu seçimde de akp'ye oy verecek olan aptalların, seçim sonrası deve olacağını bilmesi gereken kazanılmış haktır.
görüleceği üzere yandaş yalancı borazanlar mevcut uygulamadaki bir takım aksamaları gerekçe göstererek, akp'nin emekçilere atmaya hazırlandığı kazığı haklı göstermeye çalışıyor.
ey cahiller ve de yalancılar, bilin ki şu anda kıdem tazminatı bir yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanırken, yeni sistemde bir yıl için 13 gün üzerinden hesaplanacak. yani yarısından çoğu deve olacak. diyorlar ki "efendim toplanan paralara faiz işletilecek". faizin helal olduğunu (bkz: faiz helaldir) öğrenmiştik sayenizde. o açıdan bir eleştiri yapmayacağım. fakat enflasyondan arındırılmış nema son derece düşüktür. kaybı karşılaması mümkün değildir.
en büyük kazık ise şudur: mevcut sistemde kıdem tazminatı hesaplanırken son üç aylık maaşınızın ortalaması dikkate alınıyor. yani bir iş yerine 25 yıl önce girmiş olsanız da ilk yılınıza ait kıdem tazminatı o yıl aldığınız maaşa göre değil son maaşınıza göre hesaplanıyor. bir insanın 25 yıl boyunca alacağı terfiler sebebiyle oluşan maaş artışlarını öyle yıllık %1-2 reel faiz karşılayamaz.
velhasıl kıdem tazminatının deve edilecek kısmı aslında yarısı da değil. çok ama çok daha fazlasıdır...
mevcut sistemdeki aksaklıklara gelince... ey çakallar, destekledikleriniz devleti yönetmiyor mu? iyi niyetliyseler düzeltsinler. kıdem tazminatlarının devlette toplanması iyi olur elbette. fakat kesinti yapılmaması kaydıyla.
sağ partiye oy veren ahmak emekçiler başka ne bekleyebilirler ki? partinin patronlar dururken kendilerini kollamasını mı? böyle budalaca bir beklenti, kediye "neden miyav dedin?", köpeğe "neden havladın?" diye kızmaya benzer...
kimisinin "yıllardır çalıştığın ve bıktığın bir şirketten almanın imkansız olduğu tazminat." diye küçümsediği tazminattır. oysa askere gidersen tazminatını alırsın, evlenirsen alırsın, 10 yılı doldurursan alırsın ve en önemlisi işten kovulursan alırsın. işsizlik günlerinde o tazminat ilaç gibi gelir.
akp'nin planladığı yeni uygulamada tazminatı emekli olana kadar tazminat almak mümkün değil.
Kıdem tazminatı, işçinin yıllar boyunca verdiği emeğin karşılığıdır. O nedenle "vay efendim şöyle oldu, yok böyle oldu" diye bu tazminatı almamazlık yapmayın. Ne mi yapın? Oktay usta misali tarif edeyim.
- Mümkünse istifa etmeyin, kendinizi kovdurun.
- işveren sizi kovmamakta ısrar ediyorsa, şunlara iyi bir bakın: Fazla çalışma ücretim ödeniyor mu? Haftada en az 1 gün tatil yapıyor muyum? Yıllık iznimi kullanabiliyor muyum? Maaşım zamanında ödeniyor mu? Yıllık fazla çalışma sürem 270 saatin üzerinde mi? vs. vs.
- Bu sorulardan birine bile verdiğiniz cevap işinize geliyorsa o zaman "bu nedenlere dayanarak" iş akdinizi feshedin.
Bir de şunlar var ki tadından yenmez;
- Kadınsanız, evlendikten sonraki 1 yıl içinde işten ayrılın ve kıdem tazminatını hüpletin
- Erkekseniz, muvazzaf askerlik hizmeti için işten ayrılın ve kıdem tazminatını çatır çatır yiyin
- (Bak burası önemli) ilk sigorta başlangıcınız 08/09/1999 tarihinden önce ise ve toplam prim gün sayınız da en az 3600 gün ise hiçbir neden göstermeksizin ayrılın ve kıdem tazminatınızı alın.
Kıdem tazminatı düzenlemesi Mart 2017 sonunda belli olacak
--spoiler--
Yeni kıdem tazminatı sisteminde Avusturya modeli mi Brezilya modeli mi derken Türk modelinin ne olacağı Mart 2017'nin sonuna kadar ortaya çıkacak. Sistemde 1 yıldan az çalışanlara da kıdem hakkı gelmesi beklenirken sendikalar çalışan haklarının törpüleneceği gerekçesiyle düzenlemeye karşı.
işte Hürriyet Gazetesi yazarı Noyan Doğan’ın yazısının ilgili bölümü:
Hükümet, 2017’nin mart sonuna kadar bireysel hesaba dayalı kıdem tazminatı sistemine yönelik mevzuat çalışması yapacak. Böylece, yıllardır süren kıdem tazminatı sorunu çözülecek.
Kıdem tazminatı konusu yeniden gündemde; fon mu kurulsun, hesap mı oluşturulsun, havuz sistemi mi uygulansın… Gözlerden kaçtı ama geçen ayın sonunda, Resmi Gazetede yayımlanan, hükümetin 2017 yılı programında, bireysel hesaba dayalı kıdem tazminatı sistemine yönelik mevzuat çalışması yapılacağı da yer aldı.
Hatta süre bile kondu; 2017'nin Mart ayının sonu. Buradan anlaşılıyor ki, gelecek yılın ilk çeyreğinde hükümet, yılan hikayesine dönen kıdem tazminatına yönelik bir düzenleme yapacak.
Açıkçası ben de merak ediyorum, 2006'dan beri sürekli gündeme gelen bu sorunun çözümü, hangi bakana nasip olacak diye. ilk olarak, Faruk Çelik döneminde gündeme geldi, tartışılmadan, rafa kalktı. Ardından, Süleyman Soylu döneminde raftan indirildi, tartışılmadan yine rafa kalktı. Şimdi Mehmet Müezzinoğlu dönemi ve konu yine gündemde.
100 ÇALIŞANDAN 86'SI ALAMIYOR
Hadi gelin, şu işi detaylı bir tartışalım ama kırmadan, kırmızı çizgiler koymadan. Tartışabilmek için de önce bir durum tespiti yapalım. Her 100 çalışandan, 14'ü kıdem tazminatını alabiliyor, yüzde 86'sı hak etmesine rağmen alamıyor. Alanlar da kamuda çalışanlar. Sadece geçen yıl 18 milyon çıkış bildirgesi olmuş, çıkanların 2.5 milyonu tazminatı alabilmiş. Yargıda, işçi ve işveren uyuşmazlıkları dosyalarının yüzde 70'i kıdem tazminatıyla ilgili. Son 3 yılda 100 bin kişi, ‘tazminatı alamadım' diyerek, mahkemelere şikayet etmiş. Gerekçe ne? Adam, 30 yılını şirkete vermiş; o veya bu neden dolayı işveren, ‘ödemiyorum' demiş. Ya da şirket iflas etmiş, kapısına kilit vurmuş, sırra kadem basmış; üç kuruş kıdem tazminatını alabilmek için yıllarca mahkemelerde uğraş dur.
YENi SiSTEM NE GETiRECEK?
Peki, getirilmek istenen ne? Her çalışanın, bir günlük çalışmasının bedelini bile kendi kişisel hesabında göreceği bir sistem. Adına ister fon deyin, ister kişisel hesap deyin. Her çalışan için bir hesap açılsa, işveren de bu hesaba her ay kıdem tazminatı karşılığını yatırsa, çalışan da yattığını görse, hatta bu paralar boş duracağına, değerlense; fena mı olur?
Neymiş, 30 günden aşağı kıdem olmazmış, fonu devlet yönetmemeliymiş. Tamam; şartlarını koyarsın masaya, tartışırsın, ortak bir noktada buluşursun. Kurulacak fonlu sisteme devletten destek bile istersin; koparırsın da. Hatırlatayım, geçmişte bu sözler verildi. Elbette, mevcut çalışanın hakları kaybolmayacak, işveren de zarar görmeyecektir. Elbette, 30 günden aşağı kıdem olmayacaktır. Yeni bir uygulamaya başlanacaksa, sisteme yeni girenleri kapsayacaktır. Dediğim gibi bunların hepsi konuşulur, tartışılır. Diyeceğim o ki, hazır konu yeniden gündeme gelmişken, tarafların çoğu da yeşil ışıl yakmışken, bu fırsatı değerlendirip, sorunun çözümünü daha da ötelememek gerekir. Kimin adına, çalışan adına.
KIDEM TAZMiNATI NASIL ALINIR?
Aynı işyerinde 1 yıl çalışmak kıdem tazminatını hak etmek için yeterli. istifa eden çalışan kıdem tazminatı alamaz, işverenin işten çıkarması gerekir. Ancak askerlik görevi, kadınların evlendikten sonra 1 yıl içinde istifa etmesi durumlarında da tazminat alınır. Sağlık sorununun işin yapılmasına engel oluşturması halinde de tazminata hak kazanılır. Çalışılan her bir yıl için 30 günlük brüt ücret tutarı kıdem tazminatı için ödenir. Bir yıllık kıdem bir aylık brüt maaştır.
--spoiler--
Müezzinoğlu’dan kıdem tazminatı açıklaması
--spoiler--
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu kıdem tazminatı düzenlemesine ilişkin konuştu. Bakan, "41 yıllık bir konu. 2017'de çözebilirsek, 41 kere maşallah demeyi arzu ediyoruz" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ihracat Zirvesi 2016’da önemli açıklamalarda bulundu. Müezzinoğlu, kıdem tazminatında gelinen son durumun sorulması üzerine “1 Ocak itibariyle kıdem tazminatına geçilecek diye bir düzenleme yok. Kıdem tazminatı fonunun kurulmasıyla ilgili çalışmalar var. Bu ben bakan olduğum dönemde baktığım, 1975 yılında yasal düzenleme yapılırken, kıdem tazminatı fonu kurulmasını da yasa önermiş, 41 yıllık bir konu. 2017’de çözebilirsek, 41 kere maşallah demeyi arzu ediyoruz” dedi.
Kıdem tazminatını çözmek için 2-3 ay içinde tarafları ortak bir noktada buluşturmak istediklerini belirten Müezzinoğlu, “Çözme gayretimiz var, çalışmalarımız var. Bu da özellikle işçinin hak ve hukukunu koruyabilmek adına önemli olduğunu, işverenin de hesabını kitabını sağlıklı yapabilmesi adına önemli bir düzenleme olacak. Tarafların ortak noktada buluşmasını sağlama gayreti içindeyiz. inşallah önümüzdeki 2-3 ay içerisinde tarafları ortak noktalarda buluşturabilirsek yüzde 100’ünü başarmayı arzu ediyoruz ama en az yüzde 50’nin üzerinde bir ortak nokta sürecini başarabilirsek, sonra hakemlik rolümüzde devreye sokarak karar vereceğiz. inşallah bunu 41 yıl sonra gündemimizden kaldırabilmeyi ümit ediyoruz. işverenlerimizin ve işçilerimizin hak ve hukukunu koruyan, sürdürülebilir, geliştirilebilir ve güven duygusu sağlam olan bir yapıyı kurmamız gerekiyor. Başarabilme ümidi ile çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
--spoiler--
işverenler zaten vergi yüküyle bunalıyor. üstüne iktidar olabilmek için asgari ücretle ilgili vaatler havalarda uçuşuyor ve asgari ücrete fazla fazla zam yapılıyor. bir de kıdem tazminatı denilen saçmalık yüzünden firmalar - üstelik böyle dar boğaz bir zamanda- daha da kan kaybediyor.
hep işçinin hakkını hukukunu gözetip, işvereni dışlamak adaletli değildir.