sevgili sozluk, arkadasa bi ayna aldim.. kutahya'da olmasi dolayisiyla kendisine gonderemiyorum, senden yardim istiyorum.. bana adresini verirsen ona kendisini gosterebilecegimi umuyorum..
iyi baksin aynadaki mavi isiga, damarlarindaki kanin rengindendir..
özel mesajına geç ulaştığım için ve dolayısıyla geç cevap verebildiğim için kusuruma bakmamasını istediğim yazar, ayrıca kötü gün şarabıdır köpeköldüren , vefalı şaraptır severek içerdik.
genelde dandik şişelerinin üzerinde renkli fotokopi markaları olan kalyon,evin gibi ucuz ama gururlu şaraplara verilen isim.sade gazozla karıştırılıp peynirli çubukla tüketilmelidirler.
istanbul'a ilk geldiğimde çalışma izni çıkarana dek parasızlıktan geberdiğim günleri anımsıyorum bu şarapla. açlıktan nefesim koksa yine vazgeçmezdim köpeköldürenimden. cebinde 3 kuruştan fazla parası varken bunu içen var mıdır acaba. bir şey değil günün birinde köpekler gibi orda burda gebertecek birilerini, ondan korkuyorum.
Bekri Mustafa ve Hasret geceleri isimlerini duyunca şaşırdığım, tadına baktığımda daha beter olduğum şaraplar. Şimdi de Urartu var. 2 litrelik şişelerde ve köpek öldüren fiyatına. Ama tadı güzel. Sıcak şarap yapımına da birebir.
tekele yapılan son zamlardan sonra artık böyle bir kavram kalmamıştır... hayvansever iktidarımıza teşekkür ediyoruz, sayelerinde artık köpekler ölmeyecek... *
hangi manyak bunu köpeğe içirmiş? sorusunu birçok insanın aklında uyandıran, ancak kötü şöhreti kadar kötü olmayan içkidir. gazeteye sarılıp, bir kaldırıma çökülüp sabahın üçünde geçen tek tük otomobilleri izlerken içilince, iyi giden içkidir.
osman cavcı'nın ilk ve tek romanı.
hisar'da geçiyor, gerçeküstü öğeler barındırıyor.
pek çok tanıdık isim de yer alıyor ancak
kitabın başında osman cavcı'nın ön sevişmesi mevcut şöyle
"ben bu romanı yazarken lamba gibiydim ve kendi başımdan geçmiş gibidir "ben" öznesi kullandım. ben ve diğerlerini kesinlikle tanımıyorum. mekanlar. tanıdık gelebilibilir ama her şeyin ikizi vardır. tamam mı canım! woody allen'in "kahire'nin mor gülü" filmini hatırla; oyunculardan birinin perdeden hayata düşmesi gibi bu romandaki tipler de rüyalardan hayata düşmekte. hem de kafa üstü. hepsi birer uyurgezerdir. ayrıca bu roman kıyak kafayla yazılmamıştır..."
sokak köpeklerinin * içtiği ucuz içkidir.. hep farklı şehirlerde, hep farklı hayaller kurarken,
büyümeyi reddederek, dilinde olmamış bir şiiri tekrar ederek, kendi kendini ağlatarak, yanından geçenleri korkutarak ve onların gözünde herhangi bir üçüncü tekil şahıs olarak, kendini öldürmeyi isterken yaşama daha sıkı sarılarak ve bir yudum daha alarak..
haa şiir diyorsun
bin hevesle oturduğu bilgisayarının başında, şarkılarını özenle seçtikten sonra radyo şifresi invalid olduğu için hüzünlere gark olmuş yeni dicey. on eyir demeyi çok isteyip söyleyemeyen bedbaht. hor, hakir, fakir, sefil, süfela!