duyduğumda beni rahatlatan bir tarzdır. gerçekten insanın hücrelerini açar ve hayattaki gereksiz, sıkıcı, can sıkan, değersiz ve saçma bütün boş şeyleri kafanızdan atar; geriye sadece siz ve düşünceleriniz kalır.
herkesin, özellikle de stresle mücadele içinde olanların dinlemesi gereken müzik türü. keyif ve huzur verir. dinledikçe dinleyesi gelir insanın. klasik müziği dinleyin, dinlettirin.
dünya müzik antolojilerinin, arşivlerinin en alpinist noktası, tanrı ses ve tunelarının tekrarsız yeryüzüne yansıması. salieri'nin demiş olduğu gibi: "klasik müzik tanrının sesi!"ydi..
bir müzik düşünün ki, enkarne oluşundan 400 yıl sonra, dünya dışı yaşam formlarına dünyayı tanıtmak için seçilip; uzaya gönderilsin.
bir müzik düşünün ki, ders çalışma ile birlikte, insan zihinin iki farklı yöne odaklanma sorununun tek istisnası olsun.
kimi psikologların da, hastalarına tedavi evvelinde, richard wagner dinlettiği bilinen bir gerçek.
bütün ezgilerin anasıdır. klasik müziği seven insan duyguları olan insandır, müzikten anlayan insandır. büyük ihtimalle müzikle uğraşan insandır. (bkz: chopin) diye bir yaratık vardırki bu dala gönül vermiş, dinleyicilerinin tüylerini diken diken etmekten bıkmamış, o 2 farklı notayı nasıl bu kadar uyumlu hale getirdiğini anlamadığım eşsiz adamdır.
mesela;
dinlemesi ilk başta sıkıcıda gelse bir zaman sonra kulak o notalara, o tınılara, o piyanonun eşsiz sesine kapılınca gerçek anlamda müzik buymuş diyor. kafa dinlendiriyor zihin açıyor.
Böyle bir müzik türü yoktur. birçok farklı müziğin genel adıdır ama ben karşıyım bu isme. ki bilmesemde birçok kişi daha karşı olduğunu düşünüyorum.
barok dönem müziği vardır, romantik dönem müziği vardır, 20. ve 21. yüzyıl dönem müziği vardır, rönesans dönem müziği vardır hatta 1750 ile 1820 arası olan klasik dönem müziği vardır. hepsini bu isimle bir çatı altında toplamaya çalışılması son derece saçma. klasik müzik içinde sayılan 14. yüzyıl bestecisi Francesco Landini, 17. yüzyıl bestecesi Claudio Monteverdi, 19. yüzyıl besteci Robert Schumann ve 20. yüzyıl bestecisi alban berg aynı müzik türünde eserler verdiğine kim idda edebilir ? hepsi bir çatı altında toplayacaksanda farklı bir isim bulunmalı.
buradaki klasik kelimesi kesinlikle bu müzikle bağdaşmıyor. buradaki klasiğin anlamı olabilcek ''modası geçmeyen ve değer kaybetmeyen'' ya da ''alışılmış olan, yenilik getirmeyen, geleneksel'' anlamları bu müzikle bağdaşmaz.
modası geçmeyen dersen taa romantik dönemde yaşayan ama o dönemde klasik dönem beste formları kullanmaktan yana olan johannes brahms o dönemde modası geçmiş müzikler yaptığı, yenilikçi olmadığı için sürekli aşağılanır ve kendi dönemindeki besteciler tarafından hiç sevilmezmiş. günümüzde de var buna benzer şeyler.
''yenilik getirmeyen'' dersen bağırarak gülerim. Her 20-30 yıl birbirinden o kadar farklıdır ki... Enstrüman kullanımından orkestradaki adam sayısına, eser uzunluğu ve bölümlerinden notalanırken kullanılan tekniklere kadar... her zaman bir yenilik ve gelişim göstermiştir müzik.
benim en sevdiklerimden olan Jean-Baptiste Lully barok döneminin eşsiz bestecilerindendir. Müzisyenliğinin yanı sıra opera bestecisi, kemancı ve balettir. Konservatuvar eğitimi almadan kendi kendine gitar ve keman çalmayı öğrenmiştir.Ceremonie des Turcs (türkler töreni) müziğinin bestecisidir. Aynı zamanda Le Bourgeois Gentilhomme (kibarlık budalası) isimli komediye de beste yapmıştır.