1-bunamıştır, her aklına geleni söyler
2-aklı başındadır ve sam amcanın sözcülüğünü yapmaktadır
eğer 2. seçenek doğruysa şöyle bişey aklıma geliyor; bu adam eğer birilerinin sözcüsüyse, bu birileri ona 90 yaşında gelmezler, mutlaka daha önceden bi mazileri vardır... eğer önceden mazileri varsa... düşünün bizim sandığımız ülkemizin aslında kimlere ait olduğunu...
ışıl özgentürk'ün gazetede 12 eylül işkenceleriyle ilgili yazdığı yazının kısa bir bölümünü aktarıyorum. işkence çeşitlerinden biri, asılmayıp beslenenlerin hali mi desek?
"geçelim başka bir hikayeye. adı bende saklı, o zamanlar gencecik bir kadın olan arkadaşım, eşiyle birlikte tutuklanmıştı. daha doğrusu kadın arkadaşımı, kocasını konuşturmak için özellikle tutuklamışlardı. çünkü öylesine bir işkence biçimi bulmuşlardı ki, bunu yaşayan mutlaka konuşur ya da polisin istediği biçimde ifade verirdi. bu işkence biçiminde kadınla erkek aynı odaya alınır ve erkeğin gözü önünde kadına tecavüz* edilirdi. arkadaşım ve kocası böyle bir işkenceyi yaşadılar, arkadaşım arka arkaya tecavüze uğradı ve kocası acının en derin yaralarını aldı.
yıllar sonra arkadaşımın kocası dışarı çıktığında yeni bir hayat kuramadılar. çünkü en mahrem biçimde yaralanmışlardı. arkadaşımın kocası kendini yedi katlı bir apartmanın balkonundan attı. o sırada evren paşa dediğiniz o adam sibel canın tombul kalçasını tuvale geçirmeye çalışıyordu ve ülkenin hala devlet eliyle beslenen en zengin, milli burjuvaları, bu tabloyu satın alabilmek için kuyruğa girmişlerdi."
sormak isterdim kenan paşa ya, bunlar olurken hiç mi için sızlamadı diye ama sonradan düşünüyorum, sızlasaydı bırak *90 yaşına gelmeyi, çoktan intihar edip dünyayı kendisinden temizlemişti.
bıraktım diğerlerini geçtim binlercesinden, 17 yaşındaki bi insanı tehdit unsuru görecek kadar, 17 yaşındaki bir insanı asacak kadar da korkak.
"muğla Cumhuriyet Başsavcısı, Kenan Evren'in sözlerine inceleme başlattı."
Sonra, ne oldu biliyor musunuz?
Evren hakkında iddianame hazırlayan Savcı'nın işlemi işleme dahi konmadı.
Bitmedi.
Cumhuriyet Savcısı'nın iddianamesi, iddianame değil, şikayet dilekçesi kabul edildi.
Bitmedi.
Savcı, "görevi kötüye kullanmaktan" meslekten ihraç oldu.
Bitmedi.
Savcı, Yargıtay'da, "Görevi kötüye kullandığı gerekçesiyle" bir yıl hapse, indirimiyle 10 aya, parasıyla 988 milyon liraya mahkum oldu.
Bitmedi.
Savcı, medyanın bir kısmı tarafından, "Şöhret peşinde bir kaçık" olarak damgalandı.
Evren'in "eyalet meyalet" lafları ile Savcı'nın "inceleme başlattığı" haberi yeni ya;
şimdi diyorsunuz ki, "Get be; bunlar ne çabuk oldu?"
Tabii ya, hepsi oldu, hepsi hızla oldu, hepsi oldu bitti. *
bir okul ziyaretinde ahşap sırada görülen devirmci isimleri görünce bu sıraları metal sıralarla değiştirin emrini verecek zekaya sahip darbeci komutan.
doğru ya da tartışılmaya değer sözleri, yanlış ağızlardan duymak, o sözlerin değerini ortadan kaldırmaz, dememize vesile olan asker, darbeci, devlet başkanı ve ressam olan kişi; yanlış ağızlar bu doğruyu bugün dile getirerek ayrıca doğru yaparken, üstelik değişmek herkesin hakkıyken, o yanlış ağzın yanlışlığını bize anımsatmak isteyen kimi kendini doğru addeden ağızlar, sadece ona olan *kızgınlıklarından dolayı körleştirici ulusalcılık paranoyasıyani kup virüsünün uyuşturucu etkisine sığınıyor olsalar da, tartışılan konuda adem-i merkeziyetin, merkeziyetçilikten daha doğru, daha demokratik, daha insancıl ve daha az bürokratik olduğunu düşünmemize ve anlamamıza yardım edebilecek, içi doğru doldurulursa da türkiye'yi 50 yıl ileriye zıplatacak, türkiye 8 eyalete bölünsün, türk kürt kardeş olsundiye özetlenebilecek öneriyi dillendiren kişi.
sözlerinin yanlış anlaşıldığı yönünde tekrar bir açıklama yapmıştır. "ben eyalet sistemine geçilsin dedim fakat hemen şu an için değil." diyerek evirip çevirip kıvırmıştır.
bu şahsiyet döneminin en büyük diktatörü olmuştur. türkiye cumhuriyeti'nin bu kişiyi hala yargılamaması hala bir soru işareti oluşturmaktadır.
söylenecek en kötü lafların bile yanında vız kalacağı en gaddar eski cumhurbaşkanıdır.
yapılan darbeden sonra yargılanmamıştır. (ne yazık ki) yargılanması dört gözle beklenmektedir.
türkiye cumhuriyeti tarihinde cumhurbaşkanlığını hiç haketmeden cumhurbaşkanı olan tek kişidir. nitekim diyemeyen adam cumhurbaşkanı olmasın kardeşim.
(bkz: netekim)
türkiye'de yargılanmadığı sürece demokrasi konusunda tartışma yapmanın bana çok anlamsız gelmesine neden olan beşer. demokrasi 301,602,903 meselesi değildir, onların üzerinde oynanır, değiştirilir, yumuşatılır, sertleştirilir, vs. mesele zihniyet meselesidir, silahın insan iradesine kafa tutması, zorbalığın, gücün adaleti ezmesidir. her gün öldürülme korkusuyla yaşadığını tahmin ediyorum, bu kadar uzun yaşamasının nedeni de allah'ın bu dünyada kendisine verdiği bir ceza olarak görüyorum, bir de kâbuslarını merak ediyorum eğer üniformayla birlikte vicdanını da çıkarmadıysa, pardon ihtilal öncesi ilk onu asmıştı sahi..
binlerce insanın işkencelerden geçirilip fiziksel ve ruhsal sakat kalmasına sebep olmuş cuntanın lideri. kendisi gibiler yunaistan da sonradan yargılanıp hapsedilmişken biz nasıl olurda bunu yargılayamıyoruz ve nasıl oluyorda bu adam hala pişkin pişkin bodrum da yaşıyor...