--spoiler--
yediği dayağı yıllar sonra şöyle dövdüm, böyle harcadım diye anlatan tip misali kendi tarihini sansürleyerek efsanevi bir kahramanlık destanı şeklinde yeniden yazan bir devlet politikası yani, başka bir açıdan. bunun baş kahramanı da gitgide tanrısallaşan bir atatürk elbet. her gelen egemen, bu yalan dolan destanın anlatımına günün ve kendisinin siyasi ihtiyacına göre birşeyler kattıkça iyice çığrından çıktı bu iş ve sonunda inanmayanları ezmeyi meşru gören bir mania haline geldi.
su anlatımı cok sevdim. ironi falan degil, cidden. tarihi kesip de anlatmak her siyasi partinin ve devlet otoritesinin yaptıgı bir seydir. ( hatta milliyetciligin dogması da resmi tarih ile gayet alakalıdır). ingiltere, abd, fransa hepsi yapar. ( bu ulkelerin guclu olduklarına dikkat cekerim).
--spoiler--
yanlış anlatılmış, iyi veya kötü yönde abartılmış, gerçeklikten uzaklaştırılmış karakterleri ve efsaneleri ile "avam dini"ni anımsatır hale gelmesidir bu kemalizm adlı hilkat garibesine "kemalizm dini" denmesinden kasıt
--spoiler--
bunu da cok sevdim. gercekten uzaklastırılmıs karakterler ve efsaneler her devletin olmazsa olmazıdır. hepsinde vardır. standarttır, normaldir. kendini vatanı icin harcayan muhtesem sahsiyetler, kralice jean d'arc, abraham lincoln... teeeeyy...
bu durumlar her ulke icin standarttır. fakat bu gerceklikleri, din olarak yorumlamak bir dindarın gozunden dunyaya bakmaktır.
konuyu kuyruk sokumundan anlayıp din kavramı ile ilgili inanan-inançsız tartışmasının argümanlarıyla açıklamaya çalışmak bu tabirin gayet net ve basit kastını anlamamak demektir.
kemalizm, diğer kişi diktatörlüklerinin çoğunun aksine, diktatörün hayatında sürdürülen dalkavukluk geleneğinin diktatörün ölümünden sonra da devam ettirilmesidir. bunun sebebi ikinci diktatörün kendini kabul ettirmekteki beceriksizliğidir, dışarıdaki konjonktürdür, menderes-inönü arasındaki pazarlıklardır vs'dir, o ayrı konu.
bir zamanların ittihat ve terakki çoğunluklu kapıkullarının ve haleflerinın, bir totaliter diktatörlüğün elit bürokratları olarak yeniden örgütlenmesiyle ortaya çıkan "meşruiyet argümanı" ihtiyacına cevap olarak üretilmiş bir mitolocyadır "kemalizm dini"nden kasıt.
yediği dayağı yıllar sonra şöyle dövdüm, böyle harcadım diye anlatan tip misali kendi tarihini sansürleyerek efsanevi bir kahramanlık destanı şeklinde yeniden yazan bir devlet politikası yani, başka bir açıdan. bunun baş kahramanı da gitgide tanrısallaşan bir atatürk elbet. her gelen egemen, bu yalan dolan destanın anlatımına günün ve kendisinin siyasi ihtiyacına göre birşeyler kattıkça iyice çığrından çıktı bu iş ve sonunda inanmayanları ezmeyi meşru gören bir mania haline geldi.
yanlış anlatılmış, iyi veya kötü yönde abartılmış, gerçeklikten uzaklaştırılmış karakterleri ve efsaneleri ile "avam dini"ni anımsatır hale gelmesidir bu kemalizm adlı hilkat garibesine "kemalizm dini" denmesinden kasıt.
yoksa kemalizmin içinden bakarsan göreceğin şey sadece "tanrı atatürk ve onun aydınlığının askerleri olan çılgın türkler" ile "bir zamanlar menderes ve özal isimlerine sahipken şimdi tayyip adıyla reenkarne olmuş iğrenç bir büyük şeytan"ın savaşıdır.
dindar, dinci ve yobaz bakıs acısından baktıgımızda gorecegimiz sey.
bu bakıs acısını yakalamak lazım.
-ya abi, ben bi kitap okudum. icinde uzaylıların kanıtlarına dair seyler vardı. uzaylılara inanmaya basladım abi.
+ne inanmak mı? allah tan baska bir seye inanılmaz. allah tektir ve birdir.
-ya abi, adam bazı seyleri onceden biliyor. sabah ruyasında gordugu seyleri anlattı. ogleden sonra hepsi gerceklesti.
+ne onceden mi bildi? allah tan baska kimse onceden bilemez. şirk mi kosuyorsun sen?
anlatmaya calıstıgım, bazı kelimeler ve bu kelimelerin anlamları dindar-dinci-yobaz tayfası tarafından sahiplenilmiştir, tapulanmıstır.
ataturk pek bir super bakıyordu duvarları delip gececek gibi...
-ne duvarları delmek mi? allah tan baskası duvarları delemez. ataturk e mi tapıyorsun sen? sirk mi kosuyorsun allah a ha? cehennemlerde yanacaksın.
*
ve diyecegim sudur ki, dindar-dinci-yobaz tayfasının aklında bazı fikirler vardır ve bu fikirlere herkesin sahip oldugunu sanarlar.
-ne inanmamak mı? her insan inanır. yuce bir varlıga inanmak insanın dogası geregidir. tamaaamm mııı?
özgürlük, aydınlık, bilim gibi olumlu çağrışımları olan kavramları manalarını boşaltarak klişeleştiren bir totaliter diktatörlük dinidir. varlığı tamamen baskıcı bir siyasi otoriteye dayalıdır. bu otorite elden gittiği gün tarihe gömülür.
bir din dahi olsa kimseyi zerre ilgilendirmeyecek durumdur.
sen ayı 1500 yıl evvel ayı ikiye bölmüş birine inanıyosan, ben 2500 yıl önce kızıldeniz'i yarmış birine inanıyorsam, birileri de çıkar, 100 yıl evvel girdiği her savaşı kazanmış, bir topluma milli bilinç aşılayıp, yaşamayı öğretmiş birine inanır sanane?
mustafa kemal atatürk, hiçbir zaman ilah olmak istemedi, o iki kuruş para için avrupaya sakso çeken bir yönetimden türk insanını kurtarmak, ileride böyle durumlar yaşanırsa ne yapması gerektiğini öğretmek istedi. o kayıtsız şartsız herşeye şükredin demedi, çalışın, kazanın, başarın dedi.
seviyorum atatürk'ü. bunu hakediyor çünkü. birşeyler yapmaya çalışmadı o sadece, oturduğu yerden ahkam kesmedi çünkü.
obama'nın fotoğrafı photoshoplanmış atatürk konmuş, birisi de yazmış kemalizm dinine göre günahtır. bak bak bak. atatürk kimdir? bir kitap aç oku demiycem, zira hayatında okuduğun en uzun kitap cin ali serisiydi, ayet el kürsi'ye gelince olay farklı tabii, bir kelime bile anlamadan okursun onu cennete gideceksin ya.
pabucumun müslümanı. sizin gibiler yüzünden soğuyor insan islam'dan başka birşey değil.
laiklik felsefesinin işi gücü yok islam karşıtı olacak değil mi? kuzum ne sanıyorsunuz siz kendinizi? dünya'yı yönettiğinizi falan mı düşünüyorsunuz? ahaha
bizimle ayni oksijeni soluyan ama icerde ona ne yapiyorsa artik boyle azotlu bir sonuc cikartan beyinden yoksun sadece omurgasiz bir kac surungenin iddiasidir. dikkate almaya degmez...
oksijen tüketiminden başka bir şey yapmayan sadce biyolojik olarak varlığını sürdüren ve soluduğu oksijeni beynine götüremeyecek kadar küt damarlara sahip kişilerin yumurtlaması.
ben böyle düşünüyorum nasıl olsa özgürlük var bu ülkede eleştirebilirim, diyerek o oksijensiz beyninde bir şekilde türemiş sapkın düşünceleri eleştiri adı altında ortaya koyan bu bünyeler dünya tarafından kabul edilmiş bir düşünce sistematiği hakkında ipe sapa gelmez fikir kırıntılarıdır tüm bunlar.
eleştirilen o fikirlerin yerine konacak hiçbirşey üretmeden oh bugün de atatürk'e giydirdim içim rahat şeklinde gezinirler ortada.
hayır madem hoşuna gitmiyor bu fikirler, bu devrimler yerine konulabilecek fikirler üret!
nereye kadar gidecek bu deniz baykal muhalefeti?
komik olan böyle bir tamlama -tasvir, teşhis artık ne derseniz- üzerinde durmaktır.
bu tür başlıklar siz-biz diye taraf oluşturmaya bölmeye güdümlülerdir. ortada ne böyle bir din vardır ne de bu dinin kafirleri. yeter artık, gelmeyin bu oyunlara...
kemalizm bir sentezdir. bu sentez icinde laiklik denen olgu, din eksenli seriatcilara fazla geldigi icin yillardir kemalizme hep saldirilmistir. isin komigi boyle bir sentezin dinle ve inancla alakasi olmamasina ragmen bir dinmis gibi algilanmasidir.
Ülkede vatan-millet-sakarya mottosuyla malı götürmek isteyenlerin dinidir. Nedense 1946'da Menderes iktidara gelene kadar böyle bir izm'den yoksun ülkemde neo-liberal politikalarla kendi halkını siken bürokratlar yoktu ; oysa şimdi kendine kemalist diyen beton kafalılar sürüsü 80 darbesinden bu yana adı ulusalcılık olan emperyalizmin sömürgesi tadında bir muhalefetle laiklik endeksli, şeriat paronayalı , hak ve özgürlükleri baltalama faaliyetlerine halkın da desteğini alarak devam edebilmektedir. Bu dinde israfilin borusunu eline alan kıyamet niteliğinde darbeler yapmaktadır.*
ne kadar büyük bir etki gösterirsen o denli büyük bir tepki ile karşılaşırsın. bir kural olarak karşımıza çıkar bu önerme. bir yasadır.
bir tepki olarak görünüyor kemalizm dinide şu sıralar.
kutsal kitabı; nutuk.
mabedi; çankaya
ikonası; atatürk portreleri
rahibesi; tayyör giyen kadınlar.
rahipleri; öğretmenler.
anıtkabir de bir peygamber türbesi olur. gidilir şeref defteri imzalanır. atatürkten başka herkes okur o defteri. yazılanlar genellikle şikayet, bağlılık ve istektir. bir başka açıdan bakıldığında özünde "dua etmek" vardır.
haber bültenlerinde, bayramlarda seyranlarda türbelerdeki izdiham gösterilir, çaputlar bağlanır, dilekler dilenir. ev alan türbeye koşar, kızını evlendiren de..
perdeyi kaldırdığınızda, bayramlarda anıtkabirde de izdiham olur, parti kuranda ekibini alır anıtkabire çıkar, eylem yapmak isteyeni de, herhangi bir durumdan hoşnutsuz olanı da..
yanlış baştan yapıldı aslında, atatürk'ü sevdirmek yerine uzaklaştırıldık, bıktırıldık. her zaman "neden?" sorusunu cevabını öğrendik; ama hiçbir zaman "nasıl?" sorusunu yöneltemedik. ezberletildik, düşünemedik.
atatürk'ün gösterdiği yollardan yürümedik, yürüyemedik. başkaları tarafından yönetildik, ata öldükten sonra kemalizm dinini ortaya çıkardık. atatürk giderek daha dar bir kesim tarafından sahiplenilmektedir ve belli bir zümrenin görüşlerini temsil eden bir peygambermiş gibi görülmektedir. ne zaman bu davranıştan vaz geçilir, atatürk sevdirilir, anlatılır ve anlaşılırsa, işte cumhuriyetimizin kurucusu gazi mustafa kemal atatürk bu ülkeyi kuran yüce insan olarak sonsuza kadar varlığını koruyacaktır.