kelimelerin kökeni

entry43 galeri6
    43.
  1. Gnostisizm, eski Yunancada “sezgi veya tefekkür yoluyla edinilen bilgi” anlamındaki “gnosis” sözcüğünden türetilmiştir.
    4 ...
  2. 42.
  3. bugün türkçede kullandığımız birçok kelimenin kökeni eski mısır'dan gelmektedir. oradan ibranice ve arapçaya, oradan da bize geçmiştir. bir örnekle entrymizi kapatalım;

    tabut kelimesi eski mısırcadaki tbt sözcüğünden gelir.
    0 ...
  4. 41.
  5. 40.
  6. Göt:

    Daha önce yazmıştım. kö-mek, kalkarak yükselmek demektir. "t" eki ise -ut ekidir aslında. bu -ut bugün, farkında olmadan hala kullandığımız bir ek. köt; yüksek, kalkık anlamına gelir.

    şimdi, köt yani göt, uygurlarda makam sahibi insanlar için "yüksek" ya da elit kimseler için "seçkin" olarak kullanılmış. ancak çok sonraları argodaki anlamı kazanmış.

    Ben götüm. Evet.
    5 ...
  7. 39.
  8. El, ayak, Karın ve diğer vücut uzuvlarının hiç birinin ismi Arapça yada farsça değildir. Öz türkçedir Ve bütün lehçelerde çok küçük söyleniş şekli dışında aynıdır. Her bokuda araba farsa bağlamayın amına koyayım.
    0 ...
  9. 38.
  10. Herkes

    Herkes kelimesi kürtçe kökenlidir ve dilimize kürtçeden geçmiştir.

    Her ve kes.

    Her: türkçede de kullandığımız her anlamı taşır ve irani( kürtçe farsça belluçça peştunca) dillerde görülür.

    Kes: kürtçede kimse, kişi gibi anlamlara grlmektedir.

    Her kimse...
    0 ...
  11. 37.
  12. hem ve şire kelimesinden türemiştir aslı farçadır.
    hem : aynı
    şire : süt demektir.
    aslında hemşire aynı sütü emmiş kişiye denirdi ve zaman içinde de anlam kayması yaşayarak önce toprak ( aynı memlekette doğmuş kişi) daha sonra ise doktorların hastaları sağaltmasına yardımcı olan kişi anlamında kullanılmıştır.

    not : oğlum ben neden biliyorum böyle şeyleri nerden biliyorum ben de anlamıyorum ya.
    1 ...
  13. 36.
  14. Korna
    Nefesli bir enstrüman olan korna,şekil itibariye adını ingilizce “horn” kelimesinden alır,boynuz anlamına gelmektedir.Horn-Horna-Korna olarak dilimize yerleşmiştir.
    0 ...
  15. 35.
  16. camekân; farsça came yani kıyafet elbise kökünden gelmiştir, kıyafetlik, elbiselik gibi anlamı vardır.
    0 ...
  17. 34.
  18. Ajan Fransızca kökenlidir. istihbaratçı ise Arapça'dır. Bu kelimenin Türkçe'si ise çaşıttır.
    0 ...
  19. 33.
  20. türkçe dili toplama mı aslında?
    1 ...
  21. 32.
  22. Traktör.

    Trakt-ör.

    Trakt, latince trehare ya da tractare: çekmek, sürüklemek.
    2 ...
  23. 24.
  24. Alakası yok.

    idrar drr kökünden geliyor, normalden fazla akıtmak demek. Daire dwr kökünden geliyor, devr, devir demek.

    Etimoloji sıçmayın. Evet.
    2 ...
  25. 23.
  26. şirin kelimesi kürtçede sütten olan anlamındadır.
    hem bir tat olarak tatlı anlamında, hem de dış görünüşü sevimli olan kişiler için bir sıfat olarak kullanılmakta.

    şîr= süt
    -în= ingilizcedeki -en eki gibi filanca maddeden olan gibi bir anlam yaratır.

    ingilizce- gold:altın, golden: altından
    kürtçe- zêr: altın, zêrîn: altından
    0 ...
  27. 22.
  28. geyik muhabbeti ve bok yoluna gitti niyazi deyimleri: (geçen gün televizonda çıktı)

    1897 yunan savaşında selanik'te görevli niyazi paşa'nın bir tane geyik sahiplenmesi ve bu geyiğiyle sürekli arkadaşıymış gibi konuşmasıyla geyik muhabbeti deyimi çıkmıştır. aynı niyazi paşa istanbul'da bir kavgayı ayırayım derken maganda kurşunuyla ölmüş, ne şehittir ne gazi bok yoluna gitti niyazi denmiştir. bu da buradan kalmadır. ikis de aynı paşa.
    2 ...
  29. 21.
  30. Peri lazcada renk demekmiş.

    Büyük ihtimalle parlamak fiilinin kökünden lazcaya geçmiş.

    Lakin araştırdığımda par kelimesinin hintçede yıldız anlamına geldiğini öğrendim.
    0 ...
  31. 20.
  32. Kumpanya sözcüğü ingilizce company sözcüğünden gelir.
    0 ...
  33. 21.
  34. "karı" kelimesinin rivayeti ve hikayesi;

    sanılanın aksine hakaret ya da kabalık değil çok incelik barındıran bir hikayesi var. eskiden kadınla erkek birbirini sevdi mi ikisi de birbirine büyük saygı duyar iltifatlar ederdi. kadın, kocasını yani evin erkeğini kendisine her alanda sahip çıktığı için dağım diye hitap ederdi. arkasında büyük bir güç olarak her zaman sığınabileceği bir yer anlamında. ve erkek de tabi boş durur mu, kar herkesin bildiği gibi tüm kötülükleri, pisliği, çirkinliği örter ve bu yüzden de kadına sen de dağdaki kar'ımsın benim derdi. yani kadın erkeğin doğası gereği tüm çirkinliklerini örten onu tamamlayan bir varlıktı bu kelimeye göre.
    4 ...
  35. 20.
  36. türkçedeki bütün fiiller öz türkçe kökenlidir.
    3 ...
  37. 20.
  38. Türkçe'de "idol" Fransızca'daki 'idole' sözcüğü, yalancı tanrı, tapınılan kimse, manâsındadır. Eski Yunanca eídolon, 'είδολον" sözcüğünden alıntıdır. Yani bir tanrı icat etmeye gidiyor.

    idolüm var derken, dikkat ediniz.
    9 ...
  39. 20.
  40. yanlış, kardeşim cahil cahil konuşmayın yav.

    yarak kelimesi de tıpkı taşak gibi "yarmak" fiilinden türemiştir. hadi yaralım! gibi.

    zaten uzvun kullanım amacıyla da birebir bağdaşır.

    tabi sadece çişten çişe kullananlar "işeyek" de diyebilirler kendi aksesuarlarına, onların ki pek yarak olmuyor nihayetinde.
    2 ...
  41. 19.
  42. taşak kelimesini ele alırsak, taşmaktan gelir.

    penisin uzantısı olarak kabul edildiği için, penisin taşan kısmı gibi görülmüş antik mısır döneminde ve taşak demişler.

    taşalım anlamında yani, orta anadolu şivesi ile. gelek, gidek, görek gibi; taşak.

    neden taşayım değil de taşak dendi ve 1. çoğul kullanıldı derseniz, 2 tane yumurtadan oluştuğu için taşak demişler.
    3 ...
  43. 18.
  44. karantina, italyanca ‘quaranta’ yani kırk sözcüğünden geliyor. ortaçağ’da limana yanaşan gemilerdeki insanların hastalık riskine karşı kırk gün karaya çıkmaları yasaktı. sözcük anlamını buradan kazanmıştır.

    ek bilgi; Avrupa'daki veba salgınından gelen bir kelime olduğunu söyleyebiliriz.

    1347-1351 yılları (bkz: kara ölüm)
    10 ...
  45. 18.
  46. sözcük sözcüğü arapça kelime sözcüğünün türkçe karşılığıdır, adı üzerinde, sözün ufağı-kelime anlamı taşır.

    kelime değil, sözcük denilmelidir.
    0 ...
  47. 17.
  48. Arabı sikeyim size bir şey olmasın.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük