Türkiye nin süregelen bir gerçeğini bir kez daha su yüzüne vuran sanatçı.gerçek sanatçıların, gerçek yazarların ,kısacası doğruyu bilen insanların kıymetinin öldükten sonra anlaşılması . bundan 4-5 sene önce kazım koyuncu dediğimde herkes "kim o be" dediği sanatçıdır O.öldükten sonra üzerinden çok fazla rant sağlanmaya çalışıldı,sağladılarda. rahmetli topraga karışmadan , bi takım "işgüzarlar" tarafından adına anma konserleri düzenlenen kişidir Kazım Koyuncu. Yüreğimizde acısı daha dinmedi, dinmezde.aynı masayı paylaştığım ve ne kadar olağanüstü bi şahsiyet ne kadar mükemmel bi sanatçı olduğunu bir kez daha anladığım kişiydi O. ölümü karadenizdeki çernobil etkisini bir kez daha gün yüzüne çıkardı . o gitti , sevenleri ağladı . Rahat uyu
karadenizli santçıdır. bu ülkeye bazı dersler vermiş devrimci cocuktur ki onlar aşağıdaki maddelerdir;
bir: bir takım değerleri kaybetikten sonra onun aslında çok değerli bir şey olduğunu bir kez daha acı bir dersle anlatan kişidir.
iki: bu ülkeyi yönetenlerin para uğruna halkın sağlığını hiçe saydıklarını acı bir tecrübeyle öğreten kişidir.
üç: her insanın kendi dilinde müzik yapmak istemesinin bu ülkeyi bölme amacı gütmediğini, aksine bu tür etkinliklerin halkın bu topraklarda ne kadar güzel ve çesitli kültürler olduğunu ona hatırlatarak halkın kenetlenmesini sağladığını göstermiştir. merhumun cenazesine bir çok kürt kökenli yurttaşın katılarak göz yaşı dökmesi bunun açık kanıtıdır.
denizde kararti var bu gelen kayik midur
ben ozledum yarumi ağlasam ayip midur
oy dumanlar dumanlar hep dağlari sardunuz
yureğumun derdini bilsenuz ağlardunuz
karardi karadeniz taşti bu yana taşti
haber verun yarume gyozlerum doldi taşti
gemi mil ilen olur sevda dil ilen olur
guzeller çok var ama meyil birine olur
..............anonim...................
24 haziran 2005 de kaybettiğimiz ardan geçen bir seneye rağmen acısı abartılacak kadar çok olan ve hala yaşayan defalarca yokluğuna ağlanılan, ölümsüzleşen, devrimci sanatçı,,,,,,,,, abi, abim, abimiz.
kendisi hakkinda bu kadar entry girilmesi guzel ama neden birilerinin degerini anlamak icin o kisinin olmesini bekliyoruz. belkide suan su saatlerde aramızda olmasına ragmen oldukten sonra tapacagımız kisileri bekliyoruz.
vefat etmesine çok üzüldüğüm türkiyeye böyle kaliteli işler yapan insanların çok az geldiğine inandığım ama onlarında hayttayken hakettiği değeri göremediğini bildiğim mükemmel insanlardan biri
14500 nufuslu hopa'da 15 bin kişi cenazenizi kaldırıyorsa siz büyük insansınız demektir. Hopa'da cogu esnafın dukkanında ataturk portresinin altında fotografı bulunan unutulmamıs ve yuregimizde yasayan güzel insan.
kanser oldukdan sonra konsere çıkarken ve çok çok hasta olmasına rağmen ''ha kanser ha konser'' lafını diyerek sanatına saygısını gösteren büyük sanatçı.
öldüğünde yer gök inledi,davalar açıldı,takipler başlatıldı ama işte herzaman olduğu gibi elde avuçta bişey yok yine.halkın gözü önünde bu çay radyasyonlu değil diyip çay içen adamlar,hokkabazlar olduğu müdettçe kazım gibiler,bizim gibiler çok yara alacak.ama biz yine onları değil kazımı dinleyeceğiz..ruhu şad olsun..
sen gittin yetim kaldı şarkılar... öyle geç tanıdım ki seni, gittin ve birkaç damla yaş öylece süzüldü gözlerimden... tebessümü öğrettin bize, katiteli olmanın kötü bir şey olmadığını... karadeniz gibi gürledin hep bazen de duruldun yine karadeniz gibi... seni dinledik yosun kokusu doldu ciğerlerimize, iyot kokusu... zamansız gittin kazım abi çok zamansız... denebilecek sözcük bırakmadın bize, tek bir şey dışında: rahat uyuyattığın yerde...
Çernobil faciasının Karadeniz'in kucağına atıp gittiği kanser hastalığına henüz 30lu yaşlarının sonunda yenik düşüp hayata veda etti.Aslen Artvinli olan Kazım Koyuncu Karadeniz müziğini duygusal sesi,yöresel motifler ve batı enstrumanları ile birleştirip hepimizin beğenisine sundu.O'nu herkes önceleri Gülbeyaz adlı diziye yaptığı müziklerle notalarından tanıdı,sonra da o dizide karşımıza, iki aşığı oynayan şevval sam ve nejat işlere şarkı söyleyen sokak şarkıcısı olarak çıktı.Uzun saçları kısa zamanda hastalığına dayanamadı..Ama o bunu hiç umursamadı.Ölmeden kısa bir süre önce Açık Hava sahnesinde yağmur altında yüzlerce hayranının karşısında dimdik durarak,güleryüzü ve hüzünlü sesi ile türkülerini söyledi.Hiç anlamadığımız ama her bir notasında içimizden birşeylerin gittiği lazca türküleri kulağımıza kazıdı. (bkz: Didou Nana)'yı dinlerken,belki hiç bilmediğimiz bir milletin,hiç duymadığız sözlerine iki damla gözyaşı döktük.Anlamadık ne dediğini ama emindik kırık birşeyler olduğnudan o ezgilerde.Etnik müzik yapmanın etnik bölücülük yapmak gerektirmediğini gösterdi.istediği sadece büyürken ninelerinden dinlediği ağıtları,türküleri hatırlatmaktı o kadar..
Ucuz düğün salonlarında horon teperken kulağımzı tırmalayan kemençe olarak bildiğimiz Karadeniz müziğinin,bundan çok daha fazla anlamı olduğunu öğreterek ,bu ezgilerin Davut Güloğlu zihniyetlilerin elinde anadolu motifli disko kültürü haline gelmesini bir nebze de olsa engellemiştir.
Ruhu şad olsun...