Siyaset felsefesi alanında insanlık tarihini feodal sistemle başlayan, ardından günümüz ekonomi sistemi olan kapitalizme geçen ve bütün bunların en gelişmiş hali olan, şahsım adına bir hayalden başka bir şey olmayan komünizm olarak tanımlayan kişidir.
***
Ünlü eseri olan “Das Kapital”de bu konuyu detaylı biçimde mercek altına alır. Kendi ütopik devletinde proletarya sınıfının haklarını savunan yeni düzenlemeler düşünmüş olup ekonomik anlamda üst sınıfa mensup kişilerin birer hak yiyici despotlar olarak tanımlamaktan geri durmaz ve bu tanımlaması sebebiyle dönemin siyasi otoriteleri tarafından sert bir biçimde eleştirilmiştir.
friedrich engels'in büyük destekleriyle günümüze kadar ulaşmış düşünür.
her ne kadar sistemsel eleştirisi çok iyi olsa bile şahsıma bir ütopya oluşumundan öteye gidememiştir. anlamak için komünist manifesto ve das kapital okunabilir.
yeni müfredatta sosyoloji kitaplarından çıkarılmıştır. merak ediyorum ismini geçirmeden nasıl bir sosyoloji dersi verecek hocalar. kelimeleri söylemeden tabu oynamaya çalışmak gibi bir şey çünkü bu.
Ne garip tecelli: dünyanın en diyalektik kafası, diyalektiğe karşı kullanılan en müessir silah oldu. marksist ne demek? marx, ne vahye mazhar bir peygamberdir, ne tecrübe dışı bilgilerle donanmış bir kahin. Onu beşerilikten uzaklaştırmak, beşeriyete kazandırdığı birkaç büyük hakikate ihanet değil mi? hayatı, zaafları, hastalıklarıyla, belli bir milletin, belli bir asrın adamıdır marx.
daha üniversite öğrencisiyken karl marx , o zamanların siyasi ve kültürel kurumlarını şiddetle eleştiren genç hegelciler olarak bilinen bir harekete katılmıştır. bir gazeteci olur ve yazılarının radikal doğası sonunda almanya, fransa ve belçika hükümetleri tarafından ihraç edilir .1848'de marx ve alman düşünür friedrich engels, sosyalizm kavramını kapitalist sistemin doğasında olan çatışmaların doğal bir sonucu olarak ortaya koyan "komünist manifesto" nu yayınladılar.
marx daha sonra hayatının geri kalanında yaşayacağı londra'ya taşınır. 1867'de kapitalizmin vizyonunu ve kendi imha edilmesine yönelik kaçınılmaz eğilimler ortaya koyan "sermaye" (das kapital) adlı ilk cildi yayınladı ve devrimci kuramlarına dayanan artan bir uluslararası işçi hareketine katıldı.
Birilerinin çok kazanabilmesi için başkalarının çok kaybetmesi gerektiği idrak ettiğim için az çok hak verdiğim düşünür.
Ancak mevcut sistemi eleştirmek kolay. Asıl zor olan ona alternatif üretmektir. Marx da bunu yapmıştır.
Düşüncelerinin ne kadar doğru olduğu tartışılır. Kaldı ki marx devrimin yüksek sanayiye ve işçiye sahip batı avrupa da başlayacağını idda etmiştir ancak devrim rusya da başlamıştır. Tarih, ileriyi göremeyeyler için acımasızdır.
Marx'ın seveni de çok sevmeyeni de.
çok ileri görüşlü olduğu yazılmış genel olarak. çokta ileri görüşlü değildir açıkcası. ihtilalin sanayi ülkeleri olab batı avrupada başlayıp yayılacağını söylemiştir. ancak ihtilal sanayisi olmayan rus çarlığında gerçekleşmiştir. bu ihtilali işçi sınıfının gerçekleştireceğini söylemiştir yine bu ihtilali işçi sınıfı yapmamıştır. sistem olarakta görüş olarakta çok açığı var.