gözlenen en büyük kar tanesinin çapı 38 santimetre ile 28 ocak 1887'de abd'de soğuğuyla tanınan montana’nın en batı ucunda yer alan, fort keogh'da kaydedilmiştir.
ilk basımı 2002 yılında iletişim yayınlarından çıkan Orhan Pamuk'un tek siyasi kitabıdır.
az önce bitirdiğimden bilgilerim tazeyken düşüncelerimi yazayım.
kitap Kars şehrinde din siyaset ilişkisi üzerinden yürüyor. aslında Orhan Pamuk böyle bir roman yazmayı uzun yıllardır düşünüyormuş ama 80 darbesinde içeri alınırım korkusuyla bu ise hiç girişmeden deneysel romanlara yönelmiş. sabah gazetesindeki arkadaşının konuyu açmasıyla karar verip Kars'a gitmiş orada olayı yerinden gözlemleyip biraz da başka şehirlerde yaşanan olayları da harmanlayarak hepsini Kars'ta yaşanmış gibi göstermiş. Ana karakter Ka ( kerim alakuşoğlu ) Kars'taki intihar olaylarını araştırmak için şehre gelir ve olaylar gelişir.
din siyaset ekseninde yürüdüğü için ve Türkiye'nin siyasi mozaiğini özetleyecek karakteristik görüşlerin hepsini temsil eden kahraman kitapta mevcut. bir tarafta Jacoben laik gazeteci, bir tarafta içinde Allah sevgisi bulunan suya sabuna dokunmayan imam Hatipliler, bir tarafta bunların siyasete karışmış versiyonu ama toplum arasında sıkça kullanılan ' gerçek Müslümanlık bu değil' in temsilcisi lacivert, eski solcular, dayak atan polisler, yeni yeni palazlanan refahçılar, başörtüsü baskısı yaşayan kızlar vs vs. bu kahramanlar arasında hem ruhsal hem de aracı olarak gidip gelen Ka.
Orhan Pamuk'un Ermeni katliamı muhabbetinin ilk patlak verdiği kitap da budur. hatta Sonsöz'de :
önce, eskiden maocu iken aşırı milliyetçiliğe geçen küçük bir siyasi partinin ( muhtemelen vatan partisinden bahsediyor ) taraftarları, kitap yayınlanır yayınlanmaz Kars'ta Bir basın toplantısı düzenleyip, romanı kara bir torbaya koyup bana geri yolladılar. bu, kitaplarımın yakılmasına, davalar açılmasına yol açacak kampanyaların ilk habercisiydi. suçum, bir zamanlar Kars'ta Ermenilerin de yaşadığından, bu milli sırdan söz etmiş olmamdı.
karakterlerin derin olmaması eleştirilerine de şöyle yanıt vermek isterim. Kara kitap gibi bir kitabı yazan biri karakter derinliği oluşturamayacak biri değildir. Orhan Pamuk herkesin ilk bakışta anlamayacağı ufak tefek detayları seviyor. pek derine inmemesi belki de Türkiye'yi ikiye bölen siyasal islam mevzusunun yüzeysel bir alt metni olduğunu düşünmesi olabilir. olmayadabilir emin değilim.
Orhan pamuk'un kars şehrinde geçen askeri darbeyi ve dönemin siyasi iç çatışmalarını konu alan kurgusal romanıdır. Kitabı yakın zamanda bitirebildim ve gözüme en çok çarpan detay orhan pamuk'un türkçe bilmemesi oldu. Sürekli karşılaşılan devrik cümleler ve anlam bozulmaları okumayı zorlaştırmış. Sanki başarısız bir türkçe çeviri kitabı gibi duruyor roman.
ikinci olarak gözüme çarpan detay ise kars şehrindeki tüm modern binaların bir zamanlar şehirde yaşayan ermeniler ve ruslara ait olduğu, geriye kalan tüm çarpık evlerin ise türkler'e ait olduğu roman boyunca orhan pamuk tarafından gözümüze sokuluyor. Fakat Ana karakter ka'nın, bir bölümde türk şiiri ile alakalı "milliyetçi, gülünç ve zavallı" ifadelerini kullanması orhan pamuk adına ironik. Zira milliyetçilikle alay edip -ki bence edebilir - şehrin güzel ve modern yanlarının ermeni-rus "Milliyetlerinin" eserlerinin olmasını belirtmesi ikilem yaratıyor.
Bir başka detay ise başörtülü kızları tıpki abd'de ki siyahiler gibi bir kurban haline getirip sanki yurtdışında satış yakalamayı hedeflemiş. Bilirsiniz, batılı insanlar sırf dış görünüşlerinden dolayı toplumdan dışlanmış insan hikayelerine bayılır, onlara acır ve benimserler. Orhan pamuk bu noktayı iyi yakalamış olacakki bu kitapla büyük bir sükse yapıp bir kaç yıl sonra nobel'e kadar gidecek.
Fakat romanda benim en çok etkilendiğim kısım "türk'ün eğlenceli zavallılığı" betimlemesi oldu. Pamuk'un burada bahsetmek istediği şey bana kalırsa bir türk insanın yaptığı ahlaksızlığı, başarızlığını ve bunlardan utanç duyması gerekirken yine bunları sanki bir marifetmiş gibi eğlenerek çevresine anlatması olmuş. Doğrusu ben bu betimlemede kendimi görmedim desem yalan söylemiş olurum. Beğenin beğenmeyin ama orhan pamuk doğru bir toplum gerçeği yakalamış. Sürekli kendisinin toolumdan uzak birisi olduğu denilmesine rağmen.
Yer yer şair ka'nın abartılı şiir esinlenme sekansları sıksada çok yormuyor kitap. siyasetle içli-dışlı insanların beğeneceğini düşünüyorum. Özellikle doksanların türk siyasetine ilgili olanların.
Şehirlerarası otobüs yolculuğunun tam ortasındayım, Anadolu'nun da ortalarına yakın yerlerden geçiyoruz. Yolculuğun başından beri karlı bölgelerden geçmeyi bekliyorum hevesle, en sonunda geldik. Normalde toprağın siyahlığının engel oluşu yüzünden göremediğim arazinin uzağa uzanışını görüyorum karın beyazlığında. Ne mutluyum.
öyle güzel bir şeydir ki.
hem yerdeki tüm karanlık ve pislikleri kapatır.
hem de o karanlığı yere bırakan göğü aydınlatır, gecenin bir yarısı bile olsa.
" Terliklerimle gelsem sana
Sonunda aşkı bulmuş gibi..."
Çocukken heyecanlanır, kapının önünde kardan adam yapan babamın yanına koşarak terliklerimle giderdim. O terlikler bir şekilde kaybolur donmuş ayaklarla baba kucağında eve dönerdim.
Sevimli terlik canavarım, her seferinde terliklerimi yutardı.