kanguru

entry69 galeri47 video2
    19.
  1. manası aborjin dilince "bilmiyorum" olan kelime.
    orjinali kangaroo'dur.
    0 ...
  2. 18.
  3. karınlarındaki ceplerinde yavrularını taşıyan, arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden, uzun kuyruklu hayvanlardır.1769 yılında avustralya'nın doğu kıyılarını ortaya çıkaran james cook bu hayvanları gördüğünde yerlilere adlarının ne olduğunu sorar.yerlilerin 'kanguru' demesinden sonrada bu hayvanları dünyaya kanguru olarak tanıtır.aradan elli yıla yakın bir süre geçtikten sonra, 1800'lerin başında anlaşılırki kanguru avustralyalı yerlilerin dilinde 'ne demek istiyorsun yabancı?' anlamına gelmektedir.
    0 ...
  4. 17.
  5. 16.
  6. sadece zikinin doğrultusunda ilerler efendim bu hayvanlar. geri geri yürüyemezler.
    0 ...
  7. 15.
  8. aborjin yerlileri tarafından anlamıyorumanlamına gelen kelime.
    0 ...
  9. 14.
  10. (bkz: keseli memeli) geriye doğru zıplayamazlar ki onu ben bile yapamıyorum o yüzden kınanmamalılar..
    1 ...
  11. 13.
  12. kuyrugunun ustunde durarak kaslı bacaklarıyla cok siddetli tekmeler atabilir.Sahsen yumruk attıgını hic bir belgeselde gormedim.
    1 ...
  13. 12.
  14. dogdugunda miniminnacik kirmizi bir seydir. buyuyup boks yapabilecegine inanasi gelmiyor adamin.
    1 ...
  15. 11.
  16. avusturalya ya giden beyaz dediğimiz insanlar tarafından aborjinlere ,nedir bunu adı bilader denmiş , aborjinler tarafında ise " kangoroouu " denmiştir. bizim avrupalı beyaz insanlar ise "way .mına koyim adı kanguruymuş" deniştir. gel zaman git zaman aborjinlerle içili dışlı olan avrupalılar aborjinlerin her bilmediklere şeye "haboo kangoruu" dediğini görünce , olay ortaya çıkmış aborjin dilinde kangrooo demek bilinmeyen nesne demekmiş * . buda avustralya doğumlu bi ingilizce okutmanından duyduğum olaydır. *
    3 ...
  17. 10.
  18. vücut bölgeleri şu şekildedir:

    Dorsal: vücudunun sırt tarafı.
    Ventral: karın tarafı.
    Anterior: ön tarafı.
    Posterior: arka tarafı.
    Mediyan çizgi: vücudun burun ucundan ve kuyruk kısmından geçen eksen.
    Lateral: yan tarafı.
    Bazal: bir organın vücuda bağlandığı kısım.
    Distal: uç kısmı.
    Apikal: yüzeye bakan uç kısmı.
    Apeks: tepe kısmı.
    Proksimal: kaideye yakın kısmı.
    Diskoidal: ortadaki alan.
    Vertikal: düşey doğrultu ve düzlemler.
    Horizontal: yatay düzlem ve doğrultular.
    Kaudal: yan kısımlara, özellikle kuyruk tarafına ait olan kısımlar.*
    1 ...
  19. 9.
  20. kucuk bebekleri tasımak icin yapılan, canta gibi bir nesne.

    capraz askıları sırta, canta gibi olan kısmı goguse yerlestirilir. emniyet kemereleri kilitlenir, bebek icine oturtulur. islem bu kadar basit. asıl dikkat edilmesi gereken husus; bebegin basını yaslaması icin kangurunun elyaftan bir cıkıntısının olmasıdır.

    son derece keyiflidir, hem tasıyan hem de bebek icin.

    (bkz: bebek arabası)
    (bkz: puset)
    1 ...
  21. 8.
  22. çok iyi boks yapabilen bir hayvandır. ikinci dünya savaşı öncesinde berlin'de insanlarla dövüştürüyorlarmış. aslında tekme de attığı için kick-boksçu sayılır.
    0 ...
  23. 7.
  24. 2. dünya savaşı öncesi, berlin' de ringe çıkarılan ve düzenlenen boks maçlarında yenilgi almayan memeli hayvan. *
    3 ...
  25. 6.
  26. 5.
  27. çizgi romanlarda, boks eldiveni giydirilerek, insanlarla karşılaşma yaptırıldğına rastlanmıştır. doğruluk payı meçhuldur.

    (bkz: zembla)
    1 ...
  28. 4.
  29. 3.
  30. geri geri yürüyemeyen bir hayvandır
    2 ...
  31. 2.
  32. ingiliz bir herif var denizci,
    kaptan james cook..
    bu, hayatında ilk kez gördüğü
    hayvanın adını sorduğu yerli tarafından
    şu cevabı alıyo: kanguru
    james gaza geliyo öğrendim diye
    oysa ki kanguru avustralya yerlileri
    dilinde bilmiyorum demek..
    6 ...
  33. 1.
  34. avustralya'nın o uçsuz bucaksız yeşilliklerinde yaşayan, minicik ön ayakları, upuzun arka ayakları olan, kuyruğuyla kendisini dengeleyerek, ayakları üzerinde zıplayan, otla beslenen, sevimli hayvan.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük