birçok pastanede sadece kandil günlerine özel üretilen, ancak bazı yerlerde nadiren de olsa kandil günleri dışında bulunabilen, özellikle gurbetteyken hasreti çok çekilen, keşke her aradığımda hemen bulunabilse dediğim, susamsız olanların favorim olduğu gevrek simitlerdir.
pastanelerde satılan bildiğin tuzlu simit. ama nedense üstüne sevap -ye bak, acaip sevap- payı koymalarından mıdır nedir(?); kandillerde normal fiyatının hayli üstünde satılarak bize bir kez daha paranın dini, imanı, buddhası, nirvanası olmadığını çok güzel gösterir.
ha birde; 'kardeşim, laik bir ülkede yaşıyoruz simidin kandili mi olurmuş', 'yeyin siz onları yeyin iki güne kalmaz iran olucaz haberiniz yok sizin' diye kafa sikenler de olucaktır. onlara da çayla beraber simitlerden biraz verirseniz emin olun susacaklardır.
-ama abi simitçiler devlete vergi veren bir işyeri. laiklik ne? din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması. kandil simidi yiyen herkes bu ilkeyi çiğniyor ve ben çok korkuyorum.
(mutfaktan)
+nereye koydum ben bunları, yaw? hah üst raftaymış. azizim çayını demli mi içersin?
kandilin geldiğinin gündelik hayattaki tek hatırlatıcısı. pastane önüne kat kat dizilmiş kandil simitleri de olmasa kandilden nasıl haberi olacak insanların bir düşünsenize.