pastanede çalışırken insanı kandilden soğutan kurabiye türüdür. onların yapılması, bişirilmesi, dizilmesi ayrı eziyettir. birde cimri bir patronunuz varsa her simidi kötü dileklerle dizersiniz.
kandil münasebetiyle satın almak yerine kendisi yapmak isteyenler için tarifi de vardır elbet.
malzemeler
200 gram tereyağı veya margarin,
(oda sıcaklığında),
Yarım su bardağı yoğurt,
3 çay kaşığı kabartma tozu,
1 yumurta sarısı,
1 yumurta akı,
(bir kasede hafifçe köpürmüş olarak çırpılmış),
1,5 çay kaşığı tuz,
1 çay kaşığı toz seker,
2,5 su bardağı un,
1 tatlı kaşığı mahlep,
susam,
çörek otu
yapılışı da şöyle oluyor;
Derin bir kabın içerisine un, mahlep ve kabartma tozunu koyup karıştıralım.
Oda sıcaklığındaki yumuşak margarini başka bir kapta tel çırpıcı yardımıyla karıştırarak pürüzsüz bir hale getirelim.
Yağın içerisine yoğurdu, yumurta sarısını, tuzu ve şekeri ekleyerek iyice karıştıralım.
Bu malzemelerin üzerine, un, mahlep ve kabartma tozundan elde ettiğimiz karışımını ekleyerek elimizle yoğuralım.
Kulak memesinden biraz daha sert bir kıvamda olacak bir hamur hazırlayalım.
Kurşun kalem kalınlığından biraz daha kalın olacak biçimde uzun hamurlar yapalım.
Hamurların iki ucunu birleştirip simit şeklini verelim. Hamurları uzatma işlemini biraz unlanmış mutfak tezgahının üzerinde de yapabiliriz.
Uçlarını birleştirdiğimiz kandil simitlerinin iki tarafını da ilk önce yumurta akına, sonra ise susam ve/veya çörek otuna batıralım ve margarinle yağlayıp un serpip silkelediğimiz tepsiye dizelim. Aralarında biraz boşluk bırakmaya özen gösterelim.
Sadece yumurta akına bulayıp yaparsak, sade kandil simitleri yapabiliriz.
Hazırladığımız kandil simitlerini önceden ısıtılmış 190 derece fırında 15 ile 17 dakika civarında kızarana kadar pişirelim.
Kandil simitlerinin dağılmamasını sağlamak için; tepsiyi fırından çıkarıp soğumaya bırakalım.
komşularınıza dağıtın, eve gelen misafire ikram edin, olmadı oturun kendiniz afiyetle yiyin.
Kutu içinde Yarısı susamsız, yarısı susamlı olarak satılırdı. Susamlılar zevkle tüketilir. Burun kıvrılan susamsızlar da zaman içinde yokluktan yenirdi.
Taa ki birileri bunları sırf susamlı paketler halinde satmayı akıl edene kadar.
bunu ilk düşünen kahramanın adını bilmiyorum. Ama yılların sorununa çözüm bulduğu için kendisini saygıyla selamlıyorum.
Hatay'da hiç denk gelmediğim simit. Nedense Gaziantep'te ve Niğde'de hep gözüme çarpıyor. Belki Hatay'da gerçekten satılmıyordur, bilmiyorum. Belki de ben Hatay'da pek fazla çarşı pazar dolaşmadığım için görmemişimdir. Bilen varsa konuşsun.