zor iştir. neme lazım sonradan kamyoncu olunmaz kamyoncu doğulur. tecrübe ister. taksi sürmeye hiç benzemez. çilekeştir. haftalarca evine gitmediği olur. lastiğin patladığında aracın arıza yaptığında anlayacaksın. hemen tamiri yapıp yola devam edeceksin. sebze meyve mi taşıyorsun? saatlidir denilen zamanda yükünü boşaltması lazım. günlerce sakal traşı bile olmaya vakti olmaz. uykusuzluk cabası devletin elini uzatmadığı sektörden birisidir. büyük bir saygıyı hak edecek insanlardır. biraz da araçlarını yavaş sürseler katil kamyoncu sıfatından kurtulsalar süper olacak.
Birgün öyle bir kamyoncuyla tanışırsınız ki, önyargılarınızı kırar, mahcup olursunuz bu fikrinizden dolayı, kamyoncularla ilgili tüm önyargınız, saçma genellemeleriniz bir anda buhar olup uçar.
Trafik muayenesinde tanıştık Erol abiyle. Ortaokul terkmiş.okumamış haylazlıktan. Angut gibi, hazırlıksız, Kontrolsüz, farları yanmayan arabamla, muayeneye giden beni, iki arada bir derede toparlamıştı. Kamyonuna koşup, sinyal lambaları kapıp, takıverdi arabama, yağını, suyunu kontrol etti, yağ ekledi.
Sıram gelene kadar, sanayii ustası gibi çalıştı arabamda bu, az evvel tanıdığım, efendi, konuşurken kafasını yerden kaldırmayan, canla başla yardım eden bu güzel insan.
Nerdedir, ne yapar bilmem ama kamyoncu dendi mi, Erol abi gelir aklıma. Harbi, yardımsever, adam gibi adam.
Minnetle anarım her daim.
yıllar önce arkadaşlarımızla yaptığımız grunch partide, üstünde ki tisörtü çıkarıp, fanilasıyla kalan arkadaşımızın kıllı bedenine uyum sağlayan yanındaki uzun marlboro ile özleşleşmesi sonucu, ona taktığımız lakap.
(bkz: umut akyıldız)