uygulayanın erkek sıfatını hak etmediği mevzudur. herhangi bir kadına şiddet uygulamak şerefsizlikten başka bir şey değil. sevdiğin kadınlara uygulamak ise tarifsiz. bir sıfat takmaya çalışsan öyle bir sıfat yok hayatta..
kadınları geçtim orasını zaten söyledik güç dengesi bakımından kendinden çok daha güçsüz erkekleri dövmek bile yakışık almaz her ne kadar hak etmiş olurlarsa olsunlar. ancak çok ağır tahrikte bulunursa bir kaç tane vurursun bırakırsın gerisi aşırılık olur.
feminist bakış açısına sahip bireylerin islamı eleştirdiği, aynı zamanda güzel bir çift düşün algısı yönetimi yapılan konudur.
"kadınlara mı gidiyorsun, kırbacını unutma"
yukarıda belirtilen söz -zannımca hatalı olmakla beraber nihilist kabul edilen- nietzsche'ye aittir.
fakat aynı söz "buyuruldu ki ey inananlar, zevcelerinize yanaşırken kırbacınızı unutmayasınız" şeklinde bir hadis olsaydı, "işte islamın kadına verdiği değer" şeklinde yorumlanacaktı.
konuyu biraz daha açmak istersek eğer, çeviriden ya da şiirsel üslubundan dolayı nietzsche'nin "yanlış" anlaşıldığı iddia edilir. sadece yaşadığı dönemde değil, ölümünden sonra da nietzsche bazı kesimlerce "kadın düşmanı" olarak algılanmıştır. Nietzsche için kadınların alt insan olduğu, tüm mantıksızlıkların kaynağı olduğu, Kadının tek vasfının üremeyi sağlamak olduğu düşünülmüştür. ve aynı nietzsche'nin "kadının nasil bir nimet olduğunu tüm derinliği ile hissetmek gereklidir" sözü ile bile kadının insan değil, erkekler için bir nimet bir armağan olduğunu düşündüğü iddia edilmiştir.
"kadınlara mı gidiyorsun, kırbacını unutma" cümlesi normalde nietzsche'nin güç istenci kavramına uymaktadır. kırbaç bir metafordur, elbette ki amaç kadını dövmek değil, kadının gözünde güçlü görünmek amacı taşır.
nietzsche'nin anlattığı şudur;
kadın senin gücünü duymalı, çünkü onun yaradılışı böyle gerektirir. bu düşünceyi somutlamak için kırbaç kelimesini kullanmıştır. git sevgilini, eşini kırbaçla demek değildir buradaki amaç. lilith isimli tarihteki ilk orospunun izinden gitmekte olan kadın nesline karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulamak istemiştir.
bir çok kadın -aslında hepsi- içgüdüsel olarak güçlü olana meyleder. bu eskiden kas gücüyse şimdi para ya da kariyerdir. özellikle günümüzde nietzsche'nin bu söylemi daha bir önem kazanmış durumdadır, düşünür sanki günümüz cosmopolitan kadınını görerek konuşmuş gibidir. zira bilmem bilir misiniz siz değerli sözlük yazarları: kadınların çoğu güce tapar, cosmopolitan kadını olarak nitelenenlerin ise tamamı güce tapar.
feminist bireyler de elbet bu tapınmanın farkındadırlar, fakat söz konusu islam olduğu takdirde "biz erkekleri, kadınlar üzerine birer koruyucu, yönetici kıldık" ayetini eleştirmekten kaçınmazlar. nietzsche'nin kadınlar konusundaki -şahsımca olumsuz olan, fakat mantıklı izahını yapıp rasyonel bakmaya çalıştığım- görüşlerini görmezden gelerek kendilerini nietzsche hayranı ilan edebilirler. güç istenci kavramını kabul eden bir bireyin tutarlı olabilmesi için nietzsche ve kuran'a aynı açıdan bakabilmesi gerekir. zira nietzsche'nin görüşü için yazdığım açıklamalar gibi, kuran çerçevesinden de izahları olan bir durumdur kadına yönelik -fiziksel ya da psikolojik- şiddet.
Bir çok yerde bırak dövmeyi tecavüz eden ve öldürdüler de var. Yazıklar olsun bunları yapanlara cayır cayır yanacaksınız cehennemde. Bunları Allah'ım öldürmesin süründürsün inşallah.
Bilinç altında erkekle kadın arasında belkide insanlığın kaderine yön vermiş bir anlaşma yapılmıştır. Kadın öylesine güçlüdürki(burdaki güç sığ insanların düşündüğü gibi bir güç değil tabiki) insanları geleceğe dönük yönde tehlikeye atabilecek kadar etkilidir ve bu güçten haberdar olan bilinç altımız herzamanki gibi bizi tehlikelerden korumak için harekete geçmiştir.
iki tarafında kabullendiği bir nokta yani bu tehlikeli güçü bastırmak için çeşitli yöntemlere girişmiştir. Kadınlar her fırsatta aşağılanmış, kullanamasınlar diye güçlerinden utandırılmıştır.
Yani kısaca bunlar kabüllenilmesi ve yapılması gereken şeylerdir.