- benim kurt arkadasim da var alevi kankam da var anamin da basi ortulu..
- ee.
- yengem desen şafi, eniştem çok güzel top oynar..
- sonra.
- ananem bi mantı yapar ki öfff diyorum.
- gözünün akını göremeyeceğim kadar uzaklaş.
- ama erdener abiii..
komik bi' laftır. gerçekten. hani öyle bi laf ki sanki kürt arkadaşı, alevi kankası olmaması gerekiyormuş da, düşünün, ne kadar da çok yönlüyüm, ne kadar da fikirlere saygılıyım havası vermektir bu. e bize de siktirin gidin demek düşer tabii.
üniversite de bitlisli kürt arkadaşım, çorumlu alevi arkadaşım vardı. Aynı ekmeği paylaşır, aynı tastan çorba içerdik.
Eşimle beni 7 yıl önce alevi arkadaşım tanıştırdı. Onun sayesinde evlendik.
Kürt arkadaşımın ise şimdiki iş kariyerimde etkisi çok büyüktür. Onun sayesinde bir şirketim var.
Anam mı ?
Geçen sene hacca gitti. Allah kabul etsin.
Başıda ben bidim bileli örtülüdür anamın.
tabi ki şaka. ama aslında verilmek mesaj da budur. sadece kişiyi ilgilendirecek derecede subjektif ama maalesef saçma sapan bir kayırma, dışlanma, bölünme konusu olmuş olaylara verilen basit bir tepki.
türkiye' nin üniter yapısından kaynaklanan bir durumdur. hollanda' da kırmızı sokağa gidip ben hollandalı istiyorum derseniz döverler adamı yani. kabullenmek önemli iken bu sözü söylenen birine ters gözle bakılır bizim memlekette.
"toplumda bireylere inildiğinde* bir sorun yok ki zaten, * siyasi aykırlıklarla körüklendiğinde * beraberlik zedeleniyor, nitekim zaman ortak noktaları bulma, * yarınlara umutla elele koşmanın lüzumuna riayet etme zamanıdır." fikrinin akla doğmasına neden olan kombine ifade.
neyin savasını verdiği bilinmeyen kimsenin cümlesidir. zira bu kişiler kürt, alevi, türban konularında tartısırken kendilerini yenilmiş hissettiklerinde kaçış amaçlı kullanırlar bu cümleleri. derler ki;
-türkiye nin ankara dan sonrasını yok say yaa, kürdü mürdü dolu. gala gulu konusuyorlar ne dedikleri bile anlasılmıyor.
-oolum biz hanefiyiz, onlar alevi. namaz kılmaz, oruc tutmaz, cenabet gezerler. kız verilmez bizden onlara.
-ya ne demek devlet dairesine türbanla girmek, ayrıca cok gereksiz, namus göstergesi mi bu, niye takıyorlar ki, üstlerine mi atlıcaz sacları gözükse.
sacmaladıkları yüzlerine vurulup köşeye sıkısınca da derler ki;
"ama benim de kürt arkadaşım var."
"benim de alevi kankam var"
"benim de anamın başı örtülü"
peki ne akla hizmet dil, din, ırk ayrımı yapıyorsun diye sorulmaz bu kişilere, sorulmamalıdır da boşuna.
islahat fermanı ile ülkemizde yasayan azınlıkların ayrıcalıkları ellerinden alınmıs ve osmanlı vatandası olarak kabul edilmislerdir. *. ne gariptir ki hala din, dil, ırk ayrımı yapılmaktadır. artık aşalim bunları. **
çok doğru bir açıklamadır. tarihimize dönüp bakacak olursak osmanlı devletinde birçok millet, dil, din beraber yaşanmıştır. günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. aslında halkımız hala bu ayrımcılığı yapmamaktadır. ama medya ve büyük devletlerin oyunları buna engel olmaktadır. biz de bir güzel bu oyunlara alet oluyoruz. tamam kimsenin etnik kökeni, dini, dili kimseyi ilgilendirmez. ama bu devlete, milletin bölünmez bütünlüğüne zarar vermeyecekse. benimde hem alevi, hem şafi, hem kürt, hem çerkes vs. arkadaşlarım var. ve iyiki hepsini tanımışım. dünyanın hiçbir yerinde bu farklı kültürleri tanıma imkanı oldugunu sanmıyorum.ve hepsinide çok seviyorum. aman oyuna gelmeyelim. güzel ülkemizi bölmeyelim. büyük o tek dişi kalmış canavarların eline koz vermeyelim.
uzlaşma taraftarının yoğun tempolu tartışma ortamına geçilecek kısmın girizgahında sunduğu, ileride üzerlerinden ajitasyon gerçekleştirilebilecek özneler. "kürdü, lazı, alevisi, çerkesi, severim herkesi." cümlesi ile humanist bir finito şık durur kanaatini baştan edinmiş kişinin örnek davranışı. zor iş valla: git bir kürt arkadaş bul, alevi kanka edin, bir de annenin başını kapat. valla hocam siyasi parti gibi. tıpkı mhp; vatanseverlerin, kemalistlerin, başörtüsü mağduru kişilerin tamamının oylarına talip. hmmm...