(bkz: #8040134) entryde yazanla benim entrymin alakası yoktur. ben 50bin yılın kuranda da bahsedildiği gibi insalığın yılı olduğunu söylüyorum. gelen mesaj ise 50bin yıldan allahın süresi değildir yazıyor ki ben de öyle bir şey söylemedim zaten. benim söylediğime yanıt olmayan bir yanıtı ben yanıt dedim oldu yanıt oldu diye anlatmaya çalışmanın nesi mantık içeriyor o da ayrı bir konu. yani verili söze yanıt değil verdiğim ama olsun birşey yazdım ya allahın ateistine de anıtını verdim oley demek için bu kadar sarkastik davranmanın anlamı nedir?
allah kuran da cebrailin ve diğer meleklerin hızı sizin hesabınızla 50bin yıldır diyor. demiyor muymuş onu anlamadık bir türlü.
yahu orada bahsedilen ayet azab ile alakalı değil mi ? sen nasıl oldu da orada vahiy ile alallı bir cıkarım yaptın onu anlamadım. orada bahsedilen şey kıyamet ile alakalı olan azab olabilir diyorum. sen hala cebrailin hızındasın. alalh ol derse olur yahu ne hızı.
orada ki ayetin tamamı şu şekilde
;
onlar senden o tehdit edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler. telaşa kapılmasınlar, allah vâdinden asla dönmez. bilin ki rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.
senin yazdıgın kısım ise şu;
bilin ki rabbinizin ölçüsüyle bir gün sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.
arkadasım bu kadar kör olamazsınız bu kadar saptıramazsınız yahu. orada bahsedileni anlamayacak kadar gözleriniz körelmiş olamaz. orada bahsedilen cebrailin hızı mı yoksa alalh ın azabının ne kadar süre sonra gelecegimi ? ayrıca orada bir zaman da değil bir ölcüden bahsedilmiş. bu ölcü belki de şiddet ile aalaklıdır.
belirli bir yere kadar sınırlılığı kabul edebiliyorum. gerçekten. allah orada azaptan bahsetmiş. mümkündür elbette. başka şeylerden de bahsetmiş olabilir. o da mümkün. ama arada açıkça "cebrail sizin hesabınızla 50bin günde gelir buraya" demiş. ben de hesabımı bizim 50bşin günümüze göre yapıyorum. eleştiren yazarlar da o 50bin yılın insan zamanı olduğunu söylüyorlar. ben de zaaten aynı şeyi söylüyorum. farklı bir şey demiyorum ki. allahın bir günü bizim 50bin yılımız gibidir. ben demiyorum cebrail allahın yanına 50bin yılda gider diye.
"Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir."
allah diyor. ben sadece hızı ışık hızı olsa diye hesaplıyorum. hızı ne olursa olsun sabit değerlerden hesaplayınca da muhammed göğe cebrailden daha hızlı gitmiştir diyorum. ordaki 50 binyıl benim için geçerli diyorum. hesabı da benim yıllarıma göre yapıyorum diyorum. herkes de hala oradaki senin yılın ona göre hesaplasana diyor. hayır hakiki bir travma yaşıyoruz hep birlikte olmalı.
gidip biraz blonde attractive yanımı değerlendirmek istiyorum. kısa bir süreliğine elveda.
cebrail allah ın yanına 50 bin yılda gider.
tamam bunu anladık. yahu elma ile armutu neden toluyorsun hala anlamıyorum ki.
allah katına cebrail 50 bin yılda cıkar diyor. azabtan bahsediyor buraya kadar anladık.
muhammed alalh katına nasıl cıktı diyor. ben bir sır vereyim kendisine. kur'an da sizin 100 bin gününüz allah ın bir günüe denk diyor mesela. bak burada da farklı bi şey söylüyor. alla alla bu nasıl oluyor yahu ?
acaba orada bahsedilen zaman değil de şiddetin ölcüsü olaiblir mi ? yahut allah ın ne kadar ulaşılamaz oldugunu vurgulamak için söylenmiş olabilir mi? ha sen hala diyorsan muhammed nasıl cıktı .
"yıl"ın bir zaman birimi/olcusu degil bir siddet olcusu oldugunu ogrenmis olduk sayesinde. allahim sen gercekten cok buyukmussun. hakkaten kafamiz basmiyor.
2003 ten bugüne torrent hesabı ile ve easynewstan toplam indirdikleri 107 terabayt olan yazar. az evvel yapılan bir statistics kontrolü ile ortaya çıkan bu vahşi resim korkutucu da nerde amına koyim o kadar film yazılım oyun acaba ?
msn log:
jack:
olm 2003ten beri torrent ve esaynewstan toplam 107 terabayt indirmişim otu boku da katsan kayıtsızo olanları falan kafadan 200 terabayt lan
aybars insanimsisi:
interneti indirmi$sin pezevenk benim ne kadar acaba ya
jack:
nerde olm o kadar byte acaba. cd mi yeter ona nas serverlar paklamaz adamı ya
aybars insanimsisi:
gotune bak ordadir hepsi. bunun yarisi pornodur kesin
jack:
ihtimal var evet
jack:
neyse hadi, suflem geldi yicem ben
jack:
çav.
aybars insanimsisi:
ok. i m out.
sözlükte yazdıkları okunur 3,5 yazardan birisi entrylerini özellikle takip etmekle beraber, yazdıgı entrylerdeki edebi yönünü merak etmekteyim.
daha çok ilk dönem türk ve osmanlı edebiyatının ünlü şair ve yazarlarından ahmet hamdi tanpınar, nazım hikmet, ziya paşa, köroglu, battalgazi , yetiş bey, tarkan, pamuk prenses ve seven cüceler ve kara murat gibi şairlerimizin edebi yönüne benzemektedir.
yazdıklarında her ne kadar aruz ölçüsünü kullansada normal hece ölçüsünün etkisinde kaldıgı görülmektedir. genellikle fransız dönemi şairlerinden jan jack rouse vs'nin etkileride bu yazarımızda açıkça gözükmektedir.
aristo bir gün platon'u kerhane'de basar;
-ne yapıyon lan kerhaneci
+abi vallahi kitap okuyordum.
-sus cenabet günaha girme, ben senin karılarla fingirdeştigini bilmiyor muyum.
+tamam reis, bir daha harama uçkur çözmem.
-ben senin harama uçkur çözmene degil, kaybettigin zamana üzlüyorum.
+ccc aristo ccc
bu hikayede geçen şahısların günümüz yansıması oldugunu düşündügüm yazar. entrylerine baktım aman allahım ne göreyim sankim bir platon , aristo yazmış.
ortaçağda bir islam karanlığı olduğunu söyleyecek kadar dünyadan habersiz kişi. Ortaçağda karanlığı yaşayan avrupaydı. Her çokbilmiş gibi kendini kültürlü zanneder. Çayı iyi demler o ayrı.
selam mücahit ben geldim. kendisini sözlüğün yazarlarından. tanımlanabilen bir cisim.
şöyle bir entry yazmış: (#8324481)
bilmem hiç nesep kavramıyla tanıştı mı? şimdi nesep dediğimiz şeyin sağlıklı devam edebilmesi için iddet diye bir şeye başvurulmuş. yani bir çocuğun hangi babadan olduğunun sağlıklı kararlaştırılabilmesi için. bahsi geçen ayette iddet müddetlerinin neler olduğu ve hangi şartlarda ne şekilde uygulanması gerektiğinden söz edilmekte. peki çok sevgili yazar bunu nereye getirmiş? "70 yaşında dedelerin kız çocuklarını ne zaman sikebileceğini" ifaede ettiğine. arap ahlakından, ortaçağ karanlığından dem vurmuş.
oysa bizim pek medeni medeni kanunumuzun 132. maddesi " Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez." diyor.
acaba kendisi iddet müddeti hakkında bir fikir yürütebilir mi, yoksa onu da ben açıklayayım mı?
(bkz: #8325243) nolu enrtynin geleceğini önceden görerek konu altına şunu önceden yazmış yazar;
--spoiler--
edit not: şimdi bir islamcı gelip burada talak suresinde bahsedilen, adet görmeyen sözünün gebelik ile ilgili olduğunu yazacak. gebelik ile ilgili olarak zaten ilgili ayetin ikinci kısmında anlatılmakta durum, o sebeple adet görmeyenler gebelik sonrası adet görmeyenler değildir. adet düzensizliği de adet düzensizliğidir. adet görmemek değildir. ben adet görüyordum 2 yıldır görmüyorum diyeni duyudn mu sen hiç ?
ben şimdiden söyleyeyim de islamcı ergonomisi yine de yazsın bunu aynen bu şekilde.
--spoiler--
iddet mühleti için zaten ayetin sonunda gebe olan kadınlardan ayrıca bahsediyor. adet görmeyen denilerek iddet müddetindeki gebe kadınlardan bahsediyorsa yine o zaman mükerrer oluyor. saçmalık islamcı asabiyetinin genel bir tezahürüdür.
aranızda bana bir şey açıklayabilecek kadar kendi dinini bilen yok. dağılabilirsiniz.
kendisine anlatmak istiyorum ki talak suresi ilk ayetinden itibaren "kadının savunulması"dır. mesela ikinci ayet diyor ki "Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. " bunu söylüyor çünkü kadın iddet müddetince evlenemeyeceğinden, kadının madur olmasının önüne geçmek istiyor.
keşke herkesi güldürebildiği akdar kendisi de gülebilse bu yazar.
6-7 yaşlarında hayatında gördüğü herhangi bir şeyden daha büyük bir siki kaldırması için daha dün dede, amca dediği koskoca adamların koynuna sokulan kız çocuklarını duyunca gülemeyen yazar. talak boşanacak olan kadının haklarını "savun"maz. çünkü birincisi erkeklere kadını ne zaman boşayacaklarını söyler. kadın bu surede edilgendir. boşanandır.
ikincisi de adet görmemiş kızlarla evlenildi ise onların ne zaman boşanabileceğini anlatır.
1400 yıl öncesinin çöl bedevisi, kadın kocasından ayrıldığında nolur nolmaz hamile ise babasının kim olduğu karışmasın diye iddet diye bir şey koymuş.
islam evrensel bir din değildir. çünkü 1400 yıl sonra babanın kim olduğunu öğrenmek için 9 ay beklememize gerek kalmayan gebelik tespit yöntemleri var.
"1400 yıl öncesinin bedevisi" diyen yazar. bunu şarkı sözü yapmalıyım. 2002 model türk medeni kanunu iddet müddetinden bahsederken kendisi inatla çöl çöl devecilik oynuyor.
isviçre medeni kanunu'ndan elleştiğimiz medeni kanunu için eleştiri getirmeyen sevgili yazar, "çöl bedevisi kadının kimden gebe kaldığını bilemediğinden iddet diye bir şey yumurtlamış" diyor.
hamilelik testi var evet.
zeka testi de var elhamdülillah.
isviçre medeni kanunu, ben evrenselim tüm toplumlar tüm tarihler için gönderildim beni allah diye bir yaratıcı var o gönderdi bu söylediklerime inanmayan ateşte yanar inanan da süper yaşar demediği için, onu eleştirmeye gerek görmemiş yazardır.
zeka testinin olduğunu bilenlerin o testlere girmeleri de gerekir.
bir de ne yazarsam, ergen diyorlar. ergen değilim efendim. keşke olsam. keşke yeniden genç olsam. keşke yine endişesiz bir yaşam içinde yaşama şansım olsa.
öyle bir şey söylüyor ki kitap "bütün zamanlar ve mekanlar için" geçerli.
üç gün önce icat edilmiş gebelik testine kendisini dayandırmıyor veya ondan yola çıkarak yol göstermiyor.
bin yıllardır tarihten haberi olan insanlığa "üç ay" diyor mesela. gebelik testi yaptır hamile değilsen evlenebilirsin demiyor.
bediuzzaman basligi altina devamli belden asagi entry giren yazar. fotografi midesini bulandiriyormus guya, bir insanin fikirlerini sevmemek ona nefreti bu derece ileri goturebilmek kolay olmasa gerek. sanirim midesini bulandiran o fotograf degil kendi fikirleridir.
kendisi hakkında "sığ "ve "basit" tanımlamaları da yapılmış ya, futbol ve televizyon hakkında bikbiklemekten ve arada da din hakkında başkalarından duydukları zımbırtıları atıp tutmaktan ziyade birikimi olmayan zerzevatın bu konuşmaları cidden geyik konusuna dönüşüyor.
öyle ki bu denyolar işlerine geldiğinde dini konularda diğer insanların üstünde her türlü ısrarı ve baskıyı kurmaya çalışarak "islam hakkıda bilgi verme"nin farz olduğu şemsiyesine sığınırken, bir başkası çıkıp "öyle değil böyle" dediğinde "kişinin kutsalı, dokunulmazı, saygı, sevgi vs..." şeklinde arka kapıdan kaçış yolları ararlar.
bir insanın "inanmama" ya da başka şeylere "inanma" özgürlüğüne tecavüz eden bu ibişlerin çıkıp da "sen benim kutsalıma dokunma" dediklerini gördükçe cehaletin vücut bulmuş hallerine halleniyorum.
kanun, tüzük ve içtihat kitaplarına secde edildiğini sanıp insan yapısı varlıkları insan hayalinden doğan sözde kutsallarla kıyaslayanlara daha evvelden farklı başlıklarda adam etmiştik, o yüzden kendilerini okumaya davet ediyorum. cidden zor değil...
not: bir gün bunlara verecem kutsalı, verecem kutsalı, iki tane adam akıllı entry girince kendilerine girmiş gibi, iki satır yazı döşenince kendilerine döşenmiş gibi zevke gelen bu zerzevat penetrasyonun kralını görüp zevkin doruklarında kutsala varacaklar...
tarafsız herhangi bir görüşü olan yani demek istediğim kemalist, ulusalcı olmamak şartı ile (onlara da haksızlık olmasın) şunu dinozorlaşmamış olan, beyni yerinde herkes, at gözlüğü olmayan, insan sıfatlı her yazarın yapalım,
"bu ne aq!" diye içinden tepki vereceği,
yazılarında da utanmaz olduğunu belirtecekleri,
böyle yaptıkça(umursamasa da) durmadan kendisi için hidayet dileği istenmesine neden olan yazar.
birileri kafasında tarafsız olan birey tanımlamasını kendinden olanlar ve olmayanlar olarak yaptıkça, ötekileştirmenin doruklarında birlikte boşalalım ayşecan diye dolandıkça elbette ve doğal olarak yıllardır inandığı gibi ne olursa olsun karşı taraf olmaya devam edecek olan yazardır. bu ayrımcılar kemalist olabilir, ortodoks islamcı olabilir, ateist olabilir.
ayrıca sözlük doğal olarak bizlere hepimize, büyük ihtimalle nick kullandığımız için herşeyde subjektif olma şansı veriyor. bu anonim subjektiflik bu anarşi ve kaosa hayranım ve parçası olmaktan onur duyuyorum.
kısaca "tarafsız olan herkes kendisine x derdi -ama kemalist olmasın: mesali benden taraf olsun-" diyerek kendi tarafını gösterenler var ve tarafsız değiller ve ben bunu gördükçe gülmüyorum aşağılamıyorum seviniyorum. herkes taraflı olsun. tarafsız kimse kalmasın.
fikirler göt deliğine benzer ulan, herkeste her zaman bir tane muhakkak vardır. tarafsız olmayın. ben değilim. kimse de olmasın.
tüm bana yanıt veremedikçe kendi götünü sikecek kadar sinirlenen ve dayanamayıp bana küfreden bana allahlarından hidayet uman sözlük dinci, ayrımcı, faşist, lumpenlerinin gözlerinden öpüyorum.
hidayet; jackskellington için, hiç seyretmediği bir basketbolcudur. o kadar.