nedense dinle ve gelenekle ilgili yapılan davranışları tuhaf bulan zihniyetin açabileceği başlıktır. Nasıl ki alkolikler kendilerinden utanırlar, alkol kullanmayanlar da bunu gayet tabii marifet sayabilirler,saysınlar...
nefs kazanma yolunda muhteşem bir adımdır. ama abicim, sizin bu nefs kazanma şeylerinizde iyice geyiğe bindi. bir türlü kazanamadınız nefsinizi. ya da yenemediniz. her neyse. ya da nefs nefs diye bizi kandırıyorsunuz, ya da nefs kazanıyooz işte diyerek milleti uyutuyorsunuz, fabrikayı bir türlü bitirmeyen devlet adamları gibi.
1) her türlü alkollü ortamda bulunup, alkol al al diye şeytanların tepende dolaştığı misal karılı kızlı ortamda, sağlam bir konserde, o kılap senin bu kılap benim diye dolaşan adam bütün bunlara rağmen alkol almıyorsa büyük marifettir. harbi islam'a göre yoğun bir nefis mücadelesine girişmiştir. saygı duyulası elleri öpülesi adamdır.
2.si ise zaten böyle bir ortamı yoktur, aklını çelecek bir şey de yoktur, arkadaşlarının gazıyla belki bir yudum bira almıştır onun da tadını beğenmemiştir içsem ne olur içmesem ne olur demiştir, günah da demiştir.
bu pek marifet değildir, şartları olgunlaşmamıştır zaten içesi yoktur.
aklına değer verdiği için onu uyuşturan şeylerden uzak duran kişinin hazzıdır. Hatırlayın ilkokulda ne demişti öğretmenimiz:
-evet çocuklar, hayvanlarla insan arasındaki fark nedir?
+akıldır ööretmeniim.
Ayrıca cahil adamın en önemli özelliği çok şey bildiğini düşünmesi ve başkaları için 'ya bu kadar açık bir saçmalığı nası anlamıyolar yaa bunlar hakkaten salak' demeleridir. Oysa bilse ki cennette şarap vardır ama o aklı götürmeyen, sarhoş etmeyen bir şaraptır... ne biliyor ki bunu bilsin... PALDIR-KÜLDÜR konuşmak varken ne gerek var öğrenmeye, okumaya değil mi? 'ben çağdaşım, akılcıyım' demek yeter bu memlekette.
tamamen haklı yapılan bir harekettir. sıcak bir yaz günü, denizden çıktıktan sonra o buz gibi birayı içmemiş, akşam yenen hafif bir yemekten sonra güzel bir peynir ve bir iki meze eşliğinde 4 derece sıcaklıktaki tekirdağ rakısının tadına hiç varmamış, sevgilisiyle veya arkadaşlarıyla eğlenirken insanı içine çeken smirnoff greenapple'ın kokusunu içine çekmemiş birisi iseniz, hayatınızdaki bu zorluklarla pek tabi övünebilirsiniz.
içki içmemek yani alkol almamak eğer allah'tan korkulduğu için yapılıyor ise çok büyük bir marifettir. lakin allah, insanları kendilerinden emin oldukları konularda daha çok denemektedir, sınamaktadır. yani kesinlikle büyük konuşmamalı, bunu içinde yaşamalıdır kişi. büyük lokma ye ama büyük söz konuşma demiş atalarımız.
içmek marifet değildir.
içmemekte marifet değildir.
içipte sıçmak marifet midir.
ya içmeden sıçanlara ne demeli.
içmediği halde içenleri görüp sıçanları saymıyorum bile.
içmemek marifet değildir. içmekte öyle. ama hayatında bir kere bile çakırkeyifliği tatmamış insan biraz eksiktir. sürekli 2.viteste giden arabaya benzer. arada bir vites değiştirmek, boşa atmak lazım gelir.
allah ın bir emrini yerine getirmenin rahatlığını hissetmektir. bu demek değil ki içenlere hakaret edeceksin. kim ne yaparsa kendine yapar. içki içmemek marifettir hem de çok büyük marifet. asıl olan içki içmeyi marifet sanmaktır. içsen ne olur sanki, sıkıntı ve dertlerin bitecek mi ? içki içip de sorunları çözülen bir insan daha görülmemiş bu dünyada.
içki içmek de içmemek de marifet değildir. her insan kendinden sorumludur. marifet olup olmadığını iddia eden de benmerkezci ve boş beleş bir insandır, uzak durulasıdır. mümkünse aynı hava solunmayasıdır.
söz konusu tavrın takınılmasındaki nedenin tamamen sağlık veya Allah korkusu olması sonucunda "doğru" olarak nitelendirilebilecek davranış olmakla birlikte aksini bildiren herhangi psikolojik durum söz konusu olduğunda "gerizekalılık" kavramına denk gelmektedir.