bir söz vardı, zamanında bana söylediklerinde kendimi sorgulamama sebep olmuştur.^kendi kendine konuşursan bir sakınca yoktur,lakin cevap vermeye başlarsan ozaman kork^ulan ben resmen içimdeki sesle istişare ediyorum.
iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum ama rahatlatan bir şey. kendinizi dizginlediğiniz zaman tam tersini yapmanızı isterse bu iç ses, uyun ona ve yapın. ben şimdi yaptım. eski sevgilime mesaj attım arkadaşlar. evet sinirlerim bozuldu ama rahatladım. hayatta içinizden ne geliyorsa yapın derler ya, o içses buna yardım ediyor işte sanırsam. hayatı kendimizi kısıtlamadan yaşamamızı isteyen bir ezgi bu içses. seni seviyorum hala deme cesaretini sağlayan bir ezgi. acı çekiyorum dönmüceksin yerden göğe kadar haklısın deme cesaretini sağlayan acı ve güzel bir ezgi. acı ve güzel de böyle bir araya gelir ya.
not: düzgün yazamadım galiba. kimin umrunda. "iç ses" böle yaz dedi.
sık sık tartışılan genelde kötü durumları beyine kazıyan, duyulmayan ama kelimesi kelimesine net anlaşılıbilinen, göbekle burun arasından hissedilen ses şeysi.
insanın beyninde kendi kendiyle konuşurken ki sesidir. iç sesle normal sesin pek bir farkı yok bence aslında. mesela iç sesimle bile 'şemsi paşa pasajında sesi büzüşesiceler' diyemiyorum ben. Olmuyor, küfredicem.
Bana, otübüste yanım boş olduğunda hep oluyor hep.. "Sen olabilirsin, evet sen otur.Hooop nereye gidiyorsun ya. Neyse daha ihtimal var. Sen oturma lan, tipe bak tipsiz herif. Oturma lan döverim seni. Aferin oğlum. Olabilir. Ehh oturmazsan oturma be. Sen hiç oturma. Tipe bak at hırsızı gibi şerefsiz. Neyse gitti. Aha! Nolur sen otur nolur nolur. Aha koltuğa baktı, oturacak evet oturacak. Hayda niye ümit veriyorsun o zaman niye. Seni seçtim. Nolur boş bırakma yanımı. Sensizliğe yalnızlığa terk etme beni. evet oturdu, yaşasın, yaşasın.."