Hiç bir şey kusursuz değidir. istiklâl marşı da öyle. Bestesini "Aldatılmakta" nam salan kimselerin tartışmaya açması gayet manidar! Bunun yanında sözüyle fazla uyumlu olmasa da melodisi güzeldir. Değiştirilmesini istemek art niyetliliktir.
Eğer illa ki melodiye uydurulmak isteniyorsa, bunun yolu sadece besteyi değiştirmekten geçmiyor. istiklal Marşı'nı ezginin üzerine resitatif olarak söylersin olur biter. Fakat dedim ya Amaç prozodi bozukluğu falan değil. Devletin sembolünü değiştirmek. Türkiye Cumhuriyeti'ne dair ne varsa silmek.
bu konu hakkında kısa ve öz konuşacağım:
istiklal marşımıza dokunmayın. istiklal marşı bizim bağımsızlığımızın nişanesidir. istiklal marşımızın ne bestesinin nede sözlerinin değiştirilmesi söz konusu bile olamaz.
Atatürk e dil uzatanların sayısı bir hayli arttı, onun ismi ile şereflenen eserler yıkıldı, yerine yapılan hiç bir yapıta ismi verilmedi, sustuk...
Devlet kurumlarında tc ibaresi kaldırıldı, sustuk...
Reis türklüğü ayaklar altına alırım dedi, sustuk...
Sözde din alimleri 7 yaşındaki kız evlatları evlenebilir şeklinde fetva verdiler, sustuk...
Yine reis istiklal marşına karşı memnuniyetsizliğini dile getirdi, sustuk...
Afedersiniz ama tepki vermek için illa sikmeleri mi gerekiyor?!
Her cuma okul çıkışında kaçmaya çalışan öğrencilere inat her zaman en önde bağıra bağıra söyleyenlerdendik biz.
Bir yerde isitmeyelim hemen saygi durusuna gecenlerdik.
Millet olmanın bilincini kaybetmeye yüz tutmus bir toplumda, marşı ilahi gibi söylenen, marşını oturarak dinleyen saygisiz insanlar icindeyken,
Bir okul çıkışında cocuklarin bağıra çağıra soylemesini duyuyorum uzaklardan.
Cocuklugumu animsiyorum. Türkiye kendine yetebilen bir devlettir sözlerini. Korkma diyor icimden bir şeyler hala. Korkma!
Mehmet akif ersoyun türk milleti için yazdığı ve bir daha kimsenin yazamayacağı bir marştır. ilahi şeklinde okunması hiç birşeyi değiştirmez. Önemli olan ruhtur. Bestesinin değişimi tabiki söz konusu bile olamaz. Bunlar suni tartışmalar. Tamam deyip geçmek yeterli olacaktır.
bestesinin değiştirilmesine asla, asla ve asla onay vermiyorum. belki o dönem içerisinde daha iyi bir bestesi olabilirdi, fakat olmamış. biz yıllardır böyle bildik, böyle okuduk, böyle duygulandık. bunun tartışma muhabbeti bile saçma.
Mehmet Akif şiiri yazdıktan sonra, içinden "Türk" ifadesinin bilinçli olarak çıkarıldığı söylenegelir. Ben de merak ettim. istiklâl marşında "Türk" ifadesi geçseydi neye benzerdi diye. Şöyle bir çalışma yaptım:
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O Türk'ün; Türklerin yıldızıdır, parlayacak;
O Türk'ündür, o Türk'ün; Türklerindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman Türk'e bir gül... Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, Türklerin istiklâl.
Eh fena da durmuyor. Bence bu iddianın gerçeklik payı olabilir.
(#21735180)
Düzeltelim. Mehmet Akif Ersoy istiklal Marşımızı Türk Milletine değil Türk Ordusuna armağan etmiştir.
Her ne kadar Türk Milleti ile Türk Ordusu birbirinden ayrılmaz et tırnak gibi de olsa bilgiyi doğru aktarmakta fayda var.
Bu vesile ile istiklal şairimizi rahmet ve minnet ile anıyorum. Ruhu şad olsun.
buram buram gericilik kokan marş. medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar gibi bir cümle barındıran bir marşa atatürk gibi bir ilericinin nasıl onay verdiği halen aklım ermiyor. hayli şüpheler var. 1900-1950 arası ülkemizin en karanlık ve belirsiz yılları. yalçın küçük de aynı şüphler içinde.
istiklâl Marşı, Anadolu'da Millî Mücadele'nin devam ettiği sırada Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınmıştır. Şiir, 12 Mart 1921'de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından istiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir. Bestesi Osman Zeki Üngör'e aittir. Orkestrasyonu Edgar Manas tarafından yapılmıştır.
Türkiye cumhuriyeti devletinin bağımsızlık bildirgesidir.
Türkiye cumhuriyeti devleti varlığını zorbalıkla, işgalle ve vahşetle değil, dünyanın dört bir yanından varlığına kasteden bir caniler sürüsüne karşı tarihte benzerine az rastlanır bir ölüm kalım mücadelesiyle kazanmıştır.
bugün, meclis tarafından kabulünün 98. yıl dönümü olan türkiye cumhuriyeti marşı, marşımız.
bakmayın ırkçı olarak niteleyenlere, milleti tam olarak kapsamadığının, çağ dışı kaldığının söylendiğine. marşı kim yazarsa yazsın, kendi bakış açısı mutlaka metine yansıyacaktı, ki herkesi kucaklamak gibi bir şey olamaz, ne yazarsanız yazın, eğer istersem muhalif olacak bir şey bulabilirim. bu sizin bakış açınız, niyetinizle ilgili bir durum.
lütfen şu marşın yazıldığı zaman ve koşulları düşünün, cidden oturun araştırın, ve daha önemlisi düşünün, daha sonra medeniyetin beşiği olarak görülen ülkelerin istiklal marşlarını inceleyin, oralarda nasıl ifadeler geçiyor bir bakın. kaldı ki adı üstünde marştır, şarkı formunda olmasını beklemek gerçekçi olmaz, hem bestesinin, hem de güftesinin coşturucu olması kadar doğal bir şey olamaz.
inanın, birinin milletini ya da ülkesini sevmesi onu geri kafalı, faşist, demokrasi düşmanı, medeni olmayan biri yapmaz, ha sevip sevmemekte tabi ki herkes özgür de kendi milletinden ya da ülkenden olan her şeye b.k atmakla gelişilmiyor, daha uygar olunamıyor.