anlaşılamayan ya da gözden kaçan oraya o eylemcilerin öldürmeye ve bunun için gerekirse de ölmeye geldiği ki yalnızca bir kişi değinmiş buna şimdiye kadar. görgü tanıklarının anlattığına göre saldıranlar araçtan iner inmez araç olay yerinden uzaklaşıyor ve saldırganlar çapraz ateşe tutuyor polisleri. bu adamların nasıl bu derece gözünün döndüğünü burdan bile anlayabiliriz. normal bir polis-saldırgan çatışmasında saldırgan vuruşa vuruşa kaçar sizde kaçmaması için bacağından yaralarsınız evet. ancak burda bacağına sıksanız da, koluna sıksanız da durmadıkları ve pek de durmaya niyeti olmadıkları anlaşılıyor bu insanların. diğer bir deyişle birinci dereceden polisi hedef alan intihar komandolarıyla karşı karşıyasınız. karşı taraf size hiçbir alternatif sunmazken ve sizi öldürse bile durmayıp yoluna devam edeceğinden (yani konsolosluğa gireceğinden ve büyük ihtimal içerde sivil katliamı yapacağından) onu yalnızca üzerine şarjörü boşaltarak durdurabilirsiniz. ha o kadar mermi yedikten sonra ölür ya da sağ kalır o işin başka bir boyutu ama polisin amacı ne pahasına olursa olsun verilen görevi yerine getirmek yani konsolosluğu korumaktır saldırganları sağ ele geçirmekten ziyade. tekrar ediyorum, ani bir baskın yapan değil ani baskın yiyenlersiniz, bu durumda hukuk da polisten yanadır.
"terör islami olursa, cihattır" diyen bünyelerin ardından ağıt yakacakları kişilerin öldürülmesi olayıdır. birisi ya allah diyip alacak silahı eline, gidecek kafasına göre lan bu türk mü , müslüman mı demeyecek, verecek kurşunu körlemesine, bizde ya insandır haklı tarafı vardır, hukuk vardır diyeceğiz, öyle mi? ne hukuğu kardeşim, ölenlenden biri 21 yaşında türk, diğeri 28 yaşında türk, bir diğeri yine o yaşlarda türk. birinin görevdeki ilk ayı, diğerinin doğum günü bir gün öncesi, bir diğerinin bir iki hafta içinde çocuğu olacak. yazık değil mi onlara, ardından kalanlara.
--spoiler--
ayağından, kolundan, ölmeyecek bir yerinden vurularak teslim alınıp geberene kadar konuşturulması gerekirken, delillerin yok edilmesi gibidir
--spoiler--
hayatında bir defa bile çatışmaya girmemiş, çatışmaya girmemeyi bırak çatışma görmemiş hümanistlerimizin ahkam kestikleri konudur.
başlığı açan zihniyetin orada görevini yapan polis yerine geçip kendisine ateş açıldığında - avukatımı istiyorum laaaan diye bağırmasını beklediğim başlıktır.
eleştirisel atmasyon ustalarının ömrü hayatı boyunca can havli bir durumla karşı karşıya gelmemiş korkak bir tavır edasında takındıkları tavır. insan öldürmenin kolay ama aslında çok zor olduğunu bilmeyerek hayat üzerine yapay argümanları kim s.ke takar. ölenin aile yakınlarına hukuk dağıtabilirmisiniz, yıllarca emek verilmiş ölü bir ağacı tekrar yeşertmek adına diksen ismine hukuk mu diyeceksin. olayın perde arkasını görsen kaç yazar. insan var oldukça, haksızlık ve fesat orta da kol gezdikçe ha bir ölmüş ha bin ölmüş. pahalı takıp elbise giyip suratlarının yarısı karanlıkta kalan purolu elemanlara bir şey olmasın yeter ki. neme lazım öldürülecek insan, kazanılacak çok kanlı para var.
onu bunu bırakında bu afgan dağlarında yiğitçe çarpışmış gençlerden(ya bu arada biz afganmıyız kardeşim ya insan önce güneydoğuda çarpışır ya)birini cani barbar türk polisi iki kaşının ortasından vurmuş!bu kadar da barbarlık bu devirde olmaz ki!avrupa buna bişey yapsın ya!
olay yerinde bulunmuş olan 70 civarında boş mermi çekirdeği var. oraya gidenler öldürmeye ve hatta gerekirse bunun için ölmeye gitmişlerdir. bunun anlamı, verilmek istenen mesaj, "biz şaka yapmayız, göz korkutmayız, kan dökeriz" dir. yapan da bellidir, yaptıran da. yaptıranın amacı da bellidir.
işin kötü tarafı maalesef bir ihtimal daha vardır ki, insan düşünmek dahi istemiyor. bu da iktidarın ergenekon davasında elini güçlendirmek amacı ile 12 eylül dönemindeki kontrgerilla taktikleri uyguluyor olmasıdır. şayet bu düşük ihtimal gerçek olursa, bu ülkede dökülecek kanın haddini hesabını kimse bilemez.
olayın şokundan daha diş mihrakların oyunu olup olmadığı bile tartışılamayıp, yapan şerefsizlerin haklarından bahsedildiği olaydır. ne hakkı lan? o ölen polislerin ailelerin, çocuklarının haklarını sen mi ödeyeceksin bre denyostrasyon!
konsolosluk eylemcileri şeklinde ifade edilmelerinin abes olduğu gerzekler topluluğunun cehennemi boylamasıdır. sonucu belli işlemlerden biridir. ulan kaleden beter bir mekana 3-5 kişi saldırmak akıllı işi mi? hangi amaca hizmettir, sanırım abd'nin amacına hizmettir, şimdi önce usame'yi yaratıp sonra ''vayy usame orada'' diye afganistan'a saldıran abd abimiz* ''benim elçiliğime saldırdılar'' diye sakın istanbul'u işgal etmesindir...olmaz demeyelim.
silahlı çatışmaanın ortasında havada kurşunlar karşılıklı uçuşurken "durun hukuk geldi" diye araya grip suçluları yakalayabilecek olduğuna inanan zihniyetin eleştirdiği olaydır.
konsolosluk civarındaki sivilleri de vurma ihtimali olan teroristlerin civardaki trafik polisi tarafından 'enfes' bir şekilde vurulmasıdır. şehit olan polislerden birinin 21 yaşında olduğunu ve göreve 15 gün önce başladığını öğrendikten sonra hiçbir insan evladı bu teröristin de yaşama hakkı vardı demesin/diyemesin.
edit: insan protesto gösterisi yapınca eylemci sıfatı yakışırdı ama polislerimize saldırınca artık terörist diyelim bi zahmet.
türk asker ve polis güçlerinin her zaman yaptığı bir yanlıştır. türk polisi, bu gibi durumlar için üzerinde hedef işareti olan yelekler giymeli ve teröristlerin işlerini kolaylaştırmalıdır. türk askeri ise güneydoğu da g-3 ya da m-16 gibi silahlar yerine su tabancası kullanmalı ve gerilla! lara kendilerini öldürmeleri konusunda yardımcı olmalıdırlar.
kendini savunma hakkı mı? cık cık cık...ne kadar ayıp...o güvenlik güçlerinin hakkı mı allah aşkına...
insan hakları derneği derhal olay yerinde eylem yapmalı ve kendilerini rahatça öldürmelerine izin vermeyen bu şehit polisleri kınamalıdır.
üstüne silahlarla ateş eden eylemcilere gül uzatacağına, yada donlarını indirip domalacağına ne olursa olsun vatan toprağıdır diyerek silahla karşılık veren faşist türk polisinin lanet olası eylemidir.
bırakın bizi sokak ortasında domaltıp stsinler kardeşim. bırakın ya, bırakın. bırak ya.
hümanizm dolu yumuşacık yürekleri atlara veresim, göğüs kafesini kırıp o delikten, en irisinden bir at; en şen-i duygularını söndürürken kaydedip porno diye internete veresim geldi yemin ederim.
benim polisime ateş eden/edecek eylemcinin hukuki boyutunu da; enine boyuna ta ademine kadar apayrı irdelerim, bunu da burdan belirtmek isterim.