şair, yazar. siyasal bilgiler fakültesi'nde yarıda bıraktığı öğrenimini hacettepe üniversitesi'nde fransız dili ve edebiyatı bölümü'nde tamamladı. ikinci yeni akımının etkisindeki şiiri toplumsal sorunlara marksist yaklaşımla eğildi; sonra sanatını islamcı görüş besledi.
"toparlanın gitmiyoruz" adlı konferanslar serisi bir hayli ilginçtir.şairlik ile türk olmaklığı da tarihsel olarak önemsemektedir.önemsemek ne kelime, ikisini aynı mütalaa eder.
eskiden devrimciliği, şimdi islamcılığıyla kanayan şiirleri, kendi çöplüğünde peygamber olamayanın, bir ihbar sonucu başka çöplükte de benzeri dertten gidişine örnek şair;
kumaşı doğudan, dikişi batıdan, dinciye göre sabit-aycı külhan, devrimciye müptezel, öncesi ayyaş, sonrası ayış, arayış olan;
eski yandaşlarının sevmediği, yenilerinin güvenmediği, her şairin allahı her şaire böyle bir itici güc nasip eylesin! denilesi bu haleti ruhiyesinin (ruh durumunun) telaşıyla şiirlerinden düşen çiçeğin, hala hayatımızı yakabildiği, yangın kokan sivastaki bir düz yazısınınsa, insan yakmaya bir övgü sayıldığı rivayet edilen;
gelenekten yararlanayım derken gelenekten yaralanmış; eski mahallesinde ceplerini bilya doldurup, öteki mahallede utulmuş, yine de oturup şiir yazdığında en iyilerini yazmış, düz gittiğinde çocuklarını utandırmış, iyi şair, kötü politikacı.
" Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana Yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım Ya Rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde? "
Türkler dediğimde göndermelerim
Süprüntüleri şırfıntıları hamamoğlanlarını
Kapsadı kapsayacak
Sanıyorsan yanılırsın
Türklük şiir
Türkün eni Türkün boyu
Müslümanlığı kadar
Baksan bulacak mısın
Koskoca istanbul'da
Nef'î diye bir semt
Ama Bayram Paşa var.
Ian Dallas'ın "Gariplerin Kitabı" adlı eserini dilimize kazandıran, 70'lerde Marksist değil Sosyalist olan, 70'lerin ortasında islam ile şereflenen, 2000'lerde ise Türkçü olmayan, aslında hiç değişmeyen, kitaplarını okumayan ya da düşüncelerine vakıf olamamış kimselerce değiştiği sanılan, Hacettepe Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu, Türk şiirinin en aykırı, en özgün, en çok sevilen, en çok nefret edilen şairi.
önemli şairin öneme değer şiirlerinden sadece birt tanesi de şöyledir:
ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak
onların yardımıyla dünyamıza acıdım.
dünya. çıplak omuzlar üzerinde duran.
herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya
benimse dar
çünkü dargın havsalamın
gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah
sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
sakın styks sularının heyulası sanmayın
er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
biraz üzgün ve ömer öfkesinde biraz
öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
ne ellerin hırsla yaban tutuşu
ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
yetmez karşılamaya.
insanlar
hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
o ferah ve delişmen birçok alınlarda
betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
şakaklarıma dayanınca güneş
can çekişen bir sansar edasıyla
uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
kadınların sahiden doğurduğuna
toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
nicedir kavrayamam haller içinde halim
demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
duydum yağmurların gövdemden ağdığını.
sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür
beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.
sosyalistlerle islamcıların birbirine göz kırptığı şu günlerde, safları terkedişini ayıplayanların sığlığına kapılarak kendisinden 'cuma mitinglerinde okunmak üzere devrimci ayet ve sureler' talep ettiğim şair. kadıköy'de birden karşıma çıkınca söylese miydim yoksa; halkın dostları barışsın be abi deseydim, marksist bebeleri lübnanlı analar emzirsin, ıraklı analar ninnilesin, filistinli analar büyütsün deseydim. yerinde bir davranışla fizyolojimiz için elzem bir yeriyle güler, "yoruldum dünyayı tanımaktan" derdi sanırım.(bu da böyle fantastik bir anımdır)
bugün tüyap kitap fuarında marmara salonunda paneli vardı ismet özel'in. panel boyunca duraksayarak ,sıkıcı ve monoton bir tempoda konuştu. sürekli ahkam kesti, ne kadar tevazudan uzak bir şair olduğunu anlamış olduk. arada doğru laflar etmedi değil.
--spoiler--
"bizim akıllıların batı'ya özendiği üç şey var:demokrasi,insan hakları ve serbest pazar. demokrasi dedikleri abd'nin ırak'ta yaptıkları.insan hakları ise yalnızca yahudiler için geçerli. serbest pazar da hiçbir zaman serbest olmadı zaten."
--spoiler--
şair yönünün görkemliği ne yazık ki kişiliğine yansımamış.ayrıca kurtuluş savaşı'nın islami yönü ağır basan islamiyeti kurtarmaya yönelik bir savaş olduğunu söyleyerek saçmaladı resmen.