açıkçası tanımazdım kendisini ama bir süredir şiirlerine göz gezdiriyorum. malum şu son tartışmalar. çok keskin ifadeler kullanan bir şair. kullandığı kelimeler sert ama adam daha "açıklayabilirim" demeden üzerine çullanıyorlar. haliyle adamın söylemek istediğinden sapılıp, başka yerlere gidiliyor. bu sefer gidilen yerden çıkması isteniyor adamdan. iyi de buraya ben gelmedim siz getirdiniz dese de, dinletemiyor. bir acayiplik var ortada son tahlilde.
ukala bir adamdır. bu kesin.
ancak ve ancak; söylediği şeylerin ucundan kıyısından tutup, parça parça ele alırsanız, elbette söyledikleri saçma sapan olacaktır. bu adam tamamen bomboş bir adam değildir. fakat, söylediklerinin, hepsi de kabul edilebilir ya da doğrudur demek de hatalıdır. zira, doğrularınız ve yanlışlarınız tartışılır.
son tahlilde; fazla abartıldığını düşünmekteyim. düşünce adamı olan herkesin, beğenilen ve beğenilmeyen fikirleri vardır.
zaten düşünceler herkes için standardize edilecek şeyler değildir.
hala aynı şey üzerinden giden zerzavatlarca eleştirilen yazar. ismet özel doğru söylüyor demiyorum. hünüz ismet özel'in söylediklerinin doğruluğu ya da yanlışlığını tartışacak noktaya gelemedik. mesele ismet özel'i kasten mabadından anlayıp ismet özel'e saldırmaktır.
ismet özel türk derken bir ırktan bahsetmez. ismet özel bir duruşun adına türklük der. bunu kafamıza vura vura yapar. bunu insanları kendinden soğuta soğuta yapar. amacı popüler olmak değildir. burada ismet ya da başka bir yerde ismet özel'e popülerlik gayesini yakıştıranlar unutmamalıdır ki bu adam sosyalist kalmaya devam etseydi bugün nazım hikmet'e verilen değer kendisine de verilecekti. [türkiyedeki eleştirmenlerin ideolojik öküzlükleri ayrı bir tartışma konusudur] dahası bu adam yeni şafaktan islamcı gazetelerde yazmanın değer olduğu dönemde ayrıldı. popüler olma derdinde olsaydı gerek siyasi gerekse kültürel iktidara sırtını çevirmezdi.
bugün kendisini eleştirdiği iddia edilen onur caymaz bile aynı kerkenezlikte ismet özel eleştirisi yapıyor
--spoiler--
Nöbet tutarken uyuyan askeri vurmak lazım, dedinizdi mesela... Elinde el bombası patlayarak şehit olan çocuk için ne düşündünüz ismet Bey?
--spoiler--
hala ismet özel ne demiş bir açıp bakan yok. lan sitesiNi yapmışlar bütün materyal orada aç bi bak. ama yok amaç ne demiş bakmak değil ki amaç dangalaklık.
adam diyorki kafirle çatışan müslümana türk denir. sen hala bik bik ötüyon. bi bakın adam ne diyor.
bende 254 sayfa [word programı ile ] ismet özel röportajı var. sonuncusu murat menteş'in gerçek hayat'ta yaptığı röportaj. sene 2004 buyrun ne demiş
- Yayınlanan insan hakları raporları ve verilen demeçlerle Aleviler ve Kürtlerin kimliği, farklılıkları, talepleri, hakları gündeme geldi. Sizin Türk tanımınız Kürtleri de kapsıyor muydu?
ismet Özel: Tabii ki evet. Ben öteden beri diyorum ki, Türkiyede bir sonuç elde edilecekse, Kürtler asimile edilecek, Aleviler Sünnileşecek. Bu konuda öyle dolaylı bir ifadeyle ya da başka bir yol aranarak bir yere varılması mümkün değil. Türkiye bir şey olacaksa, böyle olur.
- Asimilasyondan kastınız nedir?
ismet Özel: Asimilasyon denilince sizler, erimeyi, yani bir etnik unsurun bir başka etnik unsur içinde erimesini, eritilmesini anlıyorsunuz. Halbuki asimilasyonun kelime manası benzemedir.
- Kürtler kime benzeyecek?
ismet Özel: Bana. Bir Kürt bana benzemekten fütur ediyorsa yolu açık olsun. Çünkü, ben Müslümanlığıyla övünen, ırkî bir iddia gütmeyen, Türkiye nin sosyal bakımdan sağlıklı olmasını savunan bir insanım. Eğer bir Kürt bana benzemeyi istemiyorsa, o zaman bazı kötü şeyler istiyor demektir.
--spoiler--
burada senin anladığın manada asimilasyon var mı bak bakalım a benim sivri kardeşim. bir kerede anlayın . bir kerede anlayın öyle eleştirin.
1944 Kayseri doğumlu şair; 1969'da yayımlanan evet isyan adlı şiir kitabıyla sol kesim arasında popüler oldu, 1970 yılında arkadaşı Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları adlı şiir, edebiyat ve politika dergisini çıkardı; 1974 yılında düşünce yapısında bir değişim geçirerek islamcı bir düşünce çevresine dahil oldu; son zamanlarda ise Türklük vurgusunu yazılarında ve söyleşilerinde biraz da abartılı biçimde öne çıkarmaya başladı; Ataol ile açılmış görünen mesafeyi onun da ulusalcılığın tuzağına yakalanması nedeniyle, kapatmaya az kaldı. Ancak Ataol onun kadar iyi şair de, onun kadar kötü politikacı da değil. Yani bu mesafe bu kez zor kapanır.
3 yıl önce sözlükte ismet Özel ile ilgili olarak yazılmış yazım şöyleydi: (#1130890)
"eskiden devrimciliği, şimdi islamcılığıyla kanayan şiirleri, kendi çöplüğünde peygamber olamayanın, bir ihbar sonucu başka çöplükte de benzeri dertten gidişine örnek şair;
kumaşı doğudan, dikişi batıdan, dinciye göre sabit-aycı külhan, devrimciye müptezel, öncesi ayyaş, sonrası ayış, arayış olan;
eski yandaşlarının sevmediği, yenilerinin güvenmediği, her şairin allahı her şaire böyle bir itici güc nasip eylesin! denilesi bu haleti ruhiyesinin (ruh durumunun) telaşıyla şiirlerinden düşen çiçeğin, hala hayatımızı yakabildiği, yangın kokan sivas'taki bir düz yazısınınsa, insan yakmaya bir övgü sayıldığı rivayet edilen;
gelenekten yararlanayım derken gelenekten yaralanmış; eski mahallesinde ceplerini bilya doldurup, öteki mahallede ütülmüş, yine de oturup şiir yazdığında en iyilerini yazmış, dere depe düz gittiğinde çocuklarını utandırmış, iyi şair, kötü politikacı.
Son günlerde televizyonların gülü, türk-islam sentezi fantezilerinin sonuncusu ve en medyatiği; esmerliğine yakışan bembeyaz saçları, dişleri ve yüzükleriyle dikkatimizi çeken, el kol hareketleri ve söz kesmesiyle, egosunu tavanlarda gezdirmesiyle bizi üzen bir ben-i adem ki yıllar sonra günümüzdeki politik hezeyanlarına gülüp geçeceğiz ama şiirlerinin bir çoğunu elimizde gezdireceğiz.
Çünkü edebiyat politikadan güçlüdür orta vadede. O ise kısa vadeye oynamakta... Uzun vadede ise, zaten hepimiz ölmüş olacağız.
marksizmden faşizme yatay geçiş yapmış,''keşke sadece şiir yazsa'' dediğimiz şair. zira savunduğu fikirler tek kelimeyle korkunçtur; örneğin türkiye'nin bölünmemesi için ülkedeki tüm kürt ve alevilerin zorla asimile edilerek sünni türk haline getirilmesi gerektiğini savunur.
gagavuz türkler'ine türk demeyecek kadar cahil cühela bir adamdır. halaçoğlu sürekli güzel cevaplar vermekte ama zatı müstehcen sapkın fikirlerini ortalığa saçmaktadırç
an itibariyle * ''benim söylemediğim şeyleri ben söylemiş gibi alt yazıyla geçtiniz'' demektedir. iki hafta önce söylediklerini kullaklarımla duymasam inanırdım.
ali balkız : memleketin entellektüeli böyle düşünürse cahili ne yapsın?
son aylarda etrafa kin kusan, nefret saçan insan.
sanırsam akp'nin açılım denen saçılım ile devam eden türk-kürt çatışmasına; alevi-sunni vs. olarak destek vermeye çalışan bir piyon.
en sonda bektaşilere saldırmış.
haftaya artık kemalistler ve laikler diye girişir.
aferim iyi iş yapıyorsun.
kaç para aldın bakim.
şimdi ismet özel'in sakat fikirleri olabilir. ismet özel'in faşist düşünceleri olabilir, ismet özel nasıl türk olunur sorusuna namaz kılarak diye cevap verebilir, ismet özel müslüman olmayanın türk olamayacağını düşünebilir.
bunlar normal şeyler. adam düşünüyor abi yapacak bir şey yok. niye böyle düşünüyorsun diyemezsin.
ismet özel'in her dediğine katılan ve katılmayanlara da ismet özel'i anlamayan öküzler muamelesi yapan hayranları da olabilir buna da yapacak bir şey yok.
ama sen kalkıp da böyle düşünüyor diye adama soruşturma açmamalısın.
ismet özel'in yaptığı faşistlikse ismet özel'e dava açmak da ayrıca faşistliktir.
"ben dünyaya doğru yürümekle meşburum
baharda sürgülenir içimde katranlarda
hem koşarak yarattığım sevgiler vardır
hem körlenmiş sevgilerin acısıyla koştururum"
dizelerinin sahibi, yığınlar tarafından anlaşılması mümkün olmayan , içindeki suları tersine akıtan , şahsına münhasır kişidir ismet özel, iyi şairdir.
dün akşam haber türk ekranlarında , ali balkız'ın ayarını bir güzel vermiş "ezan allah işitsin diye değil kul işitsin diye okunur" demiştir.
öncesinde de marksist yoldaşları için "şimdi hepsi sandalyeleri doldurdular " diyerek ayıplarını,ahlaksızlıklarını tokat gibi yüzlerine vurmuştur. cesur adamdır vesselam , kimseye şirin gözükme kaygısı yoktur."türk" bir kavmin adı değil bir karekterin adıdır diyerek bağırdığı zaman , karaktersiz nice türkten bin kat evla olduğunu kanıtlamıştır gözümde.
her fikrine katılmak mümkün olmasada ,ismet özel'in fikri mücadelesini "faşizm" başlığı altında tartışma cehaletini gösteren insanlara , bir şeye karşı çıkmak için önce onun muhtevası hakkında bilgi sahibi olmak gerekliliği hususunu hatırlatmakta fayda var. zira resmi ideoloji ezberinden yapılan tarih ve din tartışmaları ile olaya vakıf olunamayacağı gibi, güdük felsefe anlayışı ilede ismet özel gibi adamlara "hoşgörü" zokasının yutturulamayacağı açıktır.
dün ali balkıza niyazi berkes ten örnek verip karşılığında değerli lise bir tarihçisi emin oktay cevabı alan şair. sanırım eğlenmek için televizyona çıkıyor.
ismet özel hakkında yazılanları okudukça tasavvur sınırlarımın dışında bir grup insanla tanıştım. bu grup özetle "ismet özel'in söyledikleri bilimsel mantıklı veya doğru olmayabilir ama adamın söyledikleri hoşuma gidiyor. ben gerçeğin peşinde falan değilim ismet özelin söylediklerinin doğru olduğunu sanmak bile beni tatmin ediyor" şeklinde bir düşünce yapısına sahiptir.
önce şair. şairliğine kimsenin laf edememesi yüzünden ismet özel'in, türkiyenin yaşayan faal şairler arasında birinci olduğu göz ardı ediliyor.
sonra ismet özel türkiye deki müslümanların insanların başucu kitablarından biri olan/olması gereken, üç mesele'nin yazarı. kültür ve medeniyet üzerine tahlillerini içeren vel asr'ın yazarı. millet kavramının ne olduğunu bilmeyen bir millete, milliyetçilik ve ulusalcılığın zirve yaptığı bir dönemde millet kavramını üstelik ezberlerini bozacak şekilde söyleyen düşünce adamı.
ismet özel'in ne dediğini anlamak için kalın türkkitabını okumak lazım. onu hala kendi düşünce sistematiğinde türkçü zanneden zevatın bedri gencerin özgün duruş ta üç hafta önce yaptığı uzun mulakatı okumaları lazım.
dün ne için komünist aynı sebeplerle müslümanım diyen şairdir ismet özel. vazifelidir ismet özel. bunu tahrir vazifelerin de anlatır. derdim var der. yazmak konuşmak istemediği halde vazifesi sebebiyle görevini ifa eder. herkesin akpye yavşadığı bir ortamda o bunlarla işim olmaz diye rest çeker.
kafamı karıştırdınız diyen mehmed ali birand'a: "kafa karışıklığı iyidir. kafanını çalışmasını sağlar, sıkıntı durmuş kafaya sahip olmaktır" diyen biri sırf bu söz için bile sevilir.
"Kendisine tebliğ edilen nöbet sırasında şekerleme yapan herkesin öldürüldüğü bir Türkiye de yaşamak istiyorum" sözünü söylemiş bir adamdır ismet Özel. gerçi onun bu sözünü müslüman caminanın nurlu gazetesi zaman'ın kitap ekindeki gerizekalı, nöbette uyduğu için eline el bombası verilip öldürülen askerler sonrası, keh keh ismet özel bunu söyledi şimdi ne düşünüyor mealinde yorumlamıştır ama olsun. o bu sözünü şöyle açıklar:
--spoiler--
Yani nöbet derken, bir insan bakan olurken ne olmuş oluyor? Ona, buraya bak, diyorlar; nöbete dikiyorlar adamı. Eğer o, kendisine verilen nöbet sırasında şekerleme yapıyorsa, onu öldürmek lazım. Öyle askerlikle alakalı değil bu! Adam polis, öğretmen, bu kişiler maaşlarının dışındaki gelirle geçinmek mecburiyetinde olduklarını söyleyebilirler. Ama asıl o işe girerken, maaşlarına değil de maaşlarının dışındaki gelire dikkat sarf ederek hayatlarını düzenlemişlerse, onların da öldürülmeleri lazım
--spoiler--
ismet Özelin hatası yokmudur. elbette ki vardır. ismet özel son kertede insanıdr ve hataları ile vardır. herkesten çok ismet özel'in ne dediği anlaşılarak sağlam ciddi eleştiriler almasına ihtiyacı vardır. fakat karşılaştığı eleştiri" ben sizin matamda tuzlu şiiriniz ile çok ağladım ay şimdiki haliniz beni üzdü" den öte değildir.
yazık ki türkiyenin yaşayan en özgüm kafasından istifade edemiyoruz.
çok iyi bir şairdir. erbain en iyi şiir kitabıdır. ismet özel çok fazla konuşmasa da konuştuğu zaman genellikle büyük harflerle konuşup dikkatleri üzerine toplamaktan -sanırım- hoşlanmaktadır. son açıklamalarında ifade ettiği şeyler düz mantıkla bakıldığında saçma gibi görünmekle birlikte esasen ismet özel'in düşünce ikliminde mantıklı bir yere oturmaktadır.
ismet özel'e göre anadolu'ya yerleşen türkler zaman içinde anadolu coğrafyasının o karmakarışık gen potasında erimiş, ancak günümüz klasik ırk söyleminden uzak olarak o bölgede yaşayan, müslümanlığı din olarak seçmiş herkese de türk denegelinmiştir. ki geçmişten günümüze gelen süreç içinde kendini türk olan adlandıran hemen herkes aslında müslüman olduğunu da dillendiriyor olmaktadır. ırk kavramı günümüzde bilinen manasıyla fransız devriminden sonra kullanılmaya başladığından ismet özel retoriğinde türk'üm diyen herkesin aslında müslüman olduğunu da söylüyor olması ve müslüman olan herkesin türk olmaması bu paradoksu da işaret etmektedir.
32. gün programında, kürt kökenli yazara "ben senden üstünüm çünkü allah beni türk olarak yarattı" diyerek iç dünyamda soğuk rüzgarlar estirmiş kişidir.
hayır, şair değildir. "şair enkazı" demek isterdim ama o da değildir. bir şair enkazı şairlikten bişeyler barındırır o yıkıntıların arasında.
ismet özel'de bu da yoktur. beyni (daha da kötüsü kalbi) aşırı radyasyona maruz kalmış gibidir. dillendirdiği fikirimsiler neresinden tutsanız toza dönüşmektedir.
iç dünyamda esen soğuk rüzgarlar o kadar soğuktular ki zamanında ismet özel okuduğum ve coştuğum tüm geceler de onun gibi amorf göründüler bana; onun aklıyla beraber içimden bir parça da dengesini yitirdi sanki.
geçmişim anlamsız bir çöp yığınına dönüştü.
o kadar kötü oldu işte bu satırların yazarı; bu satırları bir daha geri dönüp bakmamacasına yazdı.