zamanında çok çile çekmiş bir aydındır. bir iki ay sonra ordudan emekli olacakken yaş kararıyla atılmıştır. ardından cüzzamlı muamelesi görerek daha önce emeklilik sonrası için anlaştığı eğitim kurumları kendisine kapıyı kapatmışlardır.
ancak zaman değişmiş ve onun devri başlamıştır.
bir türlü bitiremediğim hatta okumayıp yarıda bırakacağımı bildiğim halde kitaplarını aldığım tek insan. tüketim çılgınlığı işte. nedensizce itici geliyor üslubu.
türk silahlı kuvvetleri bünyesinde yaşamış olduğu bazı olumsuz olayları abartarak kitaplarına yansıtan yazardır. Alıştık zaten; sanırım kitaplarda tsk'yı kötülemek moda olmuş.
Heybeliadada askeri lisede sıradan bir lise öğretmeniyken muhafazakar çevre ile yakınlaşarak boş olan kültür insanı kadrosuna yerleşmiş çevrenin etinden gücünden sütünden faydalanarak üniversitede hoca olmuş, kitapları satmış, durumu düzeltmiş yani gemisini kurtarmış denizden karaya ulaşmıştır. Uzun lafın kısası; "Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi" derler sözü sanki bu zat için çok önceden söylenmiş.
bu dayının söyleşisinde bulunma talihsizliğini yaşamış biri olarak şunu net söyleyebilirim: sıkıcı.
sıkıcı olmasının sebebini de söyliyim de kimse yanlış anlamasın. konuyu 1000 örnekle uzattıkça uzatır, ortamdaki ortalama gerizekalı adam bile "anladık be abi" tiribine girer. sen biraz da hakimsen konuya arkada bir yerlerde baygınlık geçirirsin. şayet konuya daha da hakimsen ve gerzeklik seviyen ortalamanın azcık üstündeyse elini,kolunu kemirerek en azından ağır yaralı olarak kurtulabilirsin o zulümden.
söyleşisine katılmış olduğum ve beğendiğim bir yazardır. fakat kitap imzalama sürecinde sadece bir kitap imzalamış ve tekrar kuyruğa girmemiz üzerine bayan arkadaşa "prenses" deyip ayrıcalık göstermesi bize ise haktan hukuktan bahsetmesi üzerine soğuduğum yazardır. ****
KENDiSiNi 2010 YILINDA TÜYAP KiTAP FUARINDA GÖRMEYE VE KiTAP iMZALATMAYA GiTMiŞTiM. AMA TÜYAP ' A GiTMEK iÇiN METROBÜS DEN iNiP MiNiBÜSE BiNDiĞiMiZDE ODA EN ARKA KOLTUKTA OTURUYOR ELiNDE KALEM KAĞIT BiŞiLER iLE UĞRAŞIYORDU.TABiKiDE EN BAŞTA ANLAMADIM ONUN iSKENDER PALA OLDUĞUNU ÇÜNKÜ HiÇ GÖRMEMiŞTiM KENDiSiNi,ayrıca koskoca yazar neden minibüse binmiştiki diyip es geçmiştim.ama giderken beraber tüyapa girişimiz ve onun karşılayan takım elbiseli adamlardan anladım onun iskender pala olduğunu o kadar yan yana oturduk adamla ablamla beraber ondan bahsettik.sonra 2 saat kuyrukta bekledik.