insanları sev, kimseye güvenme.
Bu benim kendimi koruma mekanizmam. Sevdiğim insanlar tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hırpalandığımda kalbim çok kırılıyor. Kırgınlıklarımı, küskünlerimi kolaycana da atlatan unutabilen biri olamıyorum.
Duygularımı hep yüksek yaşayan biriyim. insanları seviyorum ama kalbim çok kırılmasın diye onlara güvenmiyorum.
Bugüne kadar kime guvendiysem hep arkamdan iş çevrildi. Bu yüzden insanlara samimiymiş gibi davranıp hiç bir sırrımı ve özel hayatım hakkında detay bilgi kimseye vermiyorum.
bir insanla tokalaştıktan sonra beş parmağın beşinin de yerinde olup olmadığını kontrol etmek gerekir.
böyle bir devirde yaşarken neden kendimden başkasına güveneyim ki?
Beni yanıltan insanlar gördükçe kaybettim ben insanlara güvenimi. Artık doğru düzgün insanlarla karşılaşsam bile şüphe duyarım. Kimse olduğu gibi görünmüyor, kimse göründüğü gibi olmuyor.
ne kadar güvendiysem o kadar yarıyolda kaldım tek başıma devam etmem gerekti.. adı lazım değil baş harfi 'b' bigün buralara ugrarsan ve bakarsan bu entryim sana gelsin. sayende beraber olduğumuz yolun daha ortasına bile gelemeden beni yanlız bıraktın. alacağın olsuuun!
geçmişteki tecrübelerden ötürü olabilir ama herkes eninde sonunda yine birilerine güvenmek zorunda. "bundan sonra asla güvenmeyeceğim" gibi şeyler denilse bile sike sike yine güvenirsin. topluluk halinde yaşamak bunu gerektirir.
yaşanılan hadiseler sonucu oluşan durumdur. ateşe her bebek ufakken elini uzatır, yanar ve ona onun zarar vermemesi için bir daha ömür boyu elini uzatmaz. güven olayı da öyle, herhangi bir olayda birine elimizi uzatırız ve o el yanar. sonrasında ise bir daha kimseye o eli uzatmayız ki canımız yanmasın...