bugün arkadaş zoruyla izlediğim film. ilkini izlememiştim iyiki de izlememişim. boktan bir film. olay yok, adam akıllı konu yok. saçma sapan aşk hikayeleri falan var. izlemeyin paranıza yazık.
boktan bir filmdi. ilki de çok matah değildi zaten. ikincisini çekelim de saçma sapan adam gene böğürsün ah acıyor içim falan desin ondan daha saçma kız gelsin o da böğürsün ah aşk acım falan desin iki tane de dallama yan eleman koyalım 2014'ün bitmesine aldırmayalım salak saçma kendilerince espriler yapsınlar falan filan maksat az daha cep dolsun. ne de olsa izliyor millet yani. hepimiz kahretsin çok acılıyız. hep adana yeriz falan filan. iletişim son sınıf öğrencilerinin daha kaliteli işleri var yalnız. onu diyeyim.
Bana göre fevkalade dram oyuncusu olan ama geçmişi başarısız komedi deneyimleriyle dolu halil sezai'nin, başrolünü şafak pekdemir'le paylaştığı devam filmi.
ilk filmden fazlasıyla beslenmişler ve bence çok etkileyici bölümleri de vardı, vasat taraflarından fazla olmak kaydıyla... sonunu biraz aceleye getirmişler ayrıca, orayı hiç beğenmedim daha gizemli ve vurgulu işlenebilirdi. filme mi acıdınız bir 10 dakika daha çekeydiniz.
filmi bir kenara koyup, her gün defalarca dinlediğim şu şarkıyı paylaşmak istedim aslında; film işin hikâye kısmı.
Şimdi Galata'da bir meyhanede
Aklım o zat-ı şahanede
Dostlar gönlümü eyler boşa
Artık kalmadı bir bahane de
Şans ne gezer divanede
Onca içtik meyler boşa
Sonsuz bir akşamüstü şimdi hasret
Gitmez çakıldı kaldı semaya
Canımın canı gönlümü kahret
Gitme müptela etme cefaya...
--sözler--
Filmin ilk serisini uzun yolculuk yaparken otobüste izlemiştim. Kekler dağıtılırken bazı sahnelere tam konsantre olamadım ama güzeldi genel olarak. Koca adam ben bile duygulanmıştım ama yanımda oturan adam farketmesin diye sakladım biraz duygusallığımı. ikincisini de inşallah bu kış memlekete giderken otobüste veriliyorsa izlemeyi düşünüyorum. Zaten filmin yazıldığı kitabı da okumuştum. Derin bir hikayesi var. Bu seri en az 3 filmde bitirilebilir diye düşünüyorum.
nedense beni hüzünlendirmeyen aksine güldüren bir filmdi.bilmiyorum çok yavan ve çok basit bi dram yaratılmaya çalışılmış kanımca.hele 1. filmdeki en sondaki ağlama sahnesine neden kahkaha attım bilmem.
şafak pakdemir ismini hafızama kazıtan filmdir. Daha ağıropsikomanyak depresif bir film beklerdim ama bu da yeterlidir. Göz dolduran sahnesi filme özel yazılan kafası kendinden bile güzel şarkısının söylendiği sahnedir.
Ufak yönetmen detayları filmi gerçekten güzelleştirmiş, tebrik etmek lazım. Şarkılarının filmden önce çıkmış olması beni izlemeye yöneltmiştir(beyaz giyme toz olur, galata, kafası kendinden bile güzel).
Senaryo olarak dediğim gibi daha dramatik bekliyordum.
Belki de ağlamak için bahane arıyorum sebastian.
ilki neydi ki ikincisi ne olsun diye düşündüren, kasım ayının gelmesiyle birlikte gişedeki başarısını artıracağını da tahmin ettiğim ergen turnusolu film.
Gidip izleyenle arkadaşlığı kesin, kendinize yazık etmeyin.
Derin felsefesi varmış gibi gözüken ama aşk sözlerinden ileri gidemeyen film. Ha güzel değil midir ? Güzel film hakkını vermek gerekir. Arada bir bazı olaylara siz kendiniz düşünce üretebilirsiniz , o imkana sahip.