diğer bütün akımlardan farklıdır, sivridir, sivildir, ayrıca kimse şiirini birilerine beğendirmek için yazmaz bu akımda; bireyler özgürdür, kimseye hesap vermezler yazdıkları şiirlerden ötürü; (bkz: ece ayhan). dili nasıl kullandıkları da önemli değildir, noktayı, virgülü nereye koyacakları da. bir nevi kendilerini tatmin için yazarlar ya da şiir sevgilerini başka şekilde dile getiremeyeceklerdir.en önemli şairlerini de şu şekilde sıralayabiliriz: ece ayhan sezai karakoç edip cansever turgut uyar
Türk şiirini aşılamayacağını düşündüğüm bir çıtaya yükseltmiş insan topluluğu. Şiirde derin anlamların olması ya da bir mesaj vermesi gerektiğini düşünenlere böyle olmadığını göstermiştir. Şairin illaki ölümü kullanmadan ölümü anlatması ya da yalnızım demeden yalnızlığı anlatması gerekmez. insanlar bu biçimde şiirler yazmaya çalışabilir, anlamda kapalılığı hissettirecek şekilde vermeye çalışabilir fakat Bir gün bir adam çıkar ve der ki;
Hayat kısa
Kuşlar uçuyor.
şimdi nazım gelsin demir parmaklıklardan özgürlüğe şiirler yazsın, cahit sıtkı ölümü bu kadar güzel anlatsın, necip fazıl kaldırımları tekrar yazsın cemal süreya gibi anlatsın koyu griyi. Bana hepsinden çok tat veriyor ikinci yeni şairleri ama şunu da demeden geçemeyeceğim şiir tamamen zevk işidir bana göre ve kimse dünyanın en iyi şairi kabul edilemez (ya da en kötü) çok özneldir ve hatta eleştirisini yapmak bile bence ayıptır. Üstüne haddimiz olmadan yazılar yazabiliriz fakat şiir eleştirilemez. ne haddine insanın şair şurada böyle deseymiş daha güzel olurmuş gibi sözler vallahi adamları mezarlarında ters döndürüyorlar.
çağdaş türk şiirinin miyenk taşını oluşturan akımlardandır. anlamsız şiir olarak anılsa da içerisindeki derin anlamların bünyeye etkisi bi ömür boyu sürecek gibidir.
edebiyatımızda şiire yeni bir boyut kazandıran , Edip Cansever, ilhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Ülkü Tamer gibi şairlerin öncülüğündeki edebiyat akımı.
"garip akımına tepki olarak doğmuştur" cümlesi klasik bir müfredat anlamsızlığıdır. ikinci yeni garip akımına tepki olarak doğmamıştır, garip akımının ardılıdır. garip akımı anlamla değil şekille hesaplaşması olan bir akımdır, eski şiirin formunu, kelimelerini değiştirmiştir ikinci yeni ise yeni anlamın, yeni bir algılama kapısının peşinde koşmuştur. net olarak tanımlayabileceğimiz bir ikinci yeni yoktur. her şairin kendine ait bir sesi vardır, sezai karakoç ve edip cansever şiirini birbirinden kolaylıkla ayırt edebileceğiniz gibi ortak noktalarını da bulabilirsiniz. artık şu 'tepki olarak doğmuş' mantığından sıyrılmak gerekmektedir.
iyidir güzeldir saygı duyarım vs kısımlarını atlayıp ardından şu konuya değinmek istiyorum
bu akımı takip etmiş şairlerin şiirlerini okuyup sosyal paylaşım sitelerinde paylaşan yurdum insanı sadece karıya kıza yazılmak için bu eylemi gerçekleştirmektedir.
ne şairlerden ne de şiirlerinden pek bi bok anlamamaktadırlar.
hayatında cin ali vb kitaplardan başka kitap okumamış denyo vatandaşlarımızın bu güzide akımı karı kız için harcamasına gece vakti ayar oldum sözlük..
Oyuluyorum şu masmavi boşluğa
gölgesiz kıpırtısız
yalnızlık sensin
konuşuyorum kendi kendime odamda
bir portakal suyu iç ya da içme ne yaparsan yap
yalnızlık sensin
bir giden bir dönen sonra yeniden giden
şiire dönüşen bir yalnızlıksa bu da
bir sen varsın ordasın, kısık sesli yalnızlık
söz gelimi iskenderiye'de bir atlıkarıncada...
sezai karakoç`un gerek islami mistisizm ve toplumsal konulara eğildiği şiirleri(diriliş hareketi; yayınları;dergis ivb.) gözününe alındığında ayrıksı durduğu şiir akımı. akımın kendini gösterdiği ilk yıllarda bir çok şiiriyle karakoçun içinde olduğu görülse de ilerleyen yıllarda ikinciyeniden ciddi bir kopuş yaşadığı gözlenir.
takip edilesi facebook grubudur. ikinci yeni şiir geleneğine dair paylaşımların yanında kaliteli müzik, resim/fotoğraf ve yazılar da bulabileceğiniz sayfadır. ikinci yeni'yi sevdirir kendisi.
cumhuriyet donemi turk edebiyati'nda garip siirine tepki olarak dogmustur. turk siirine imgeler, cagrisimlar ve soyutlamalar katarak yeni bir anlayis getirmistir. onlarin siirine soyut siir, kapali siir de denmektedir.
ülkenin şiirinin şu an ki kalitesizliğinde çok önemli etken olan topluluk. tabi ki suç onların değil. onlar hem eski şiiri bilen, modern sanatlardan da anlayan insanlar. böylece de kendilerince bir dil oluşturmuşlar şiirde. asıl suç ikinci yenicilere öykünen yeni yetme şailerde. sürekli imgeli anlatım kullanmalar, yeni tamlamalar ortaya koymalar, kafiyeyi tamamen dışlamalar... biri bunlara ne bir sezai karakoç ne de bir edip cansever olmadığını söylemeli.
peki şiir sever misiniz? diye sordu girdiğim lisansüstü sınav mülakatındaki profesörden biri. yalan söylemek istemedim sırf artı puan almak için. evet edebiyatçıydım ama şiiri pek sevmezdim ne yapayım yani!
genelde sevmem ama bir ikinci yeni var dedim.
güldü diğer hoca ve bir makaleden bahsetti: şiirden anlamayanlar severmiş bu akımı. şiiri değil ikinci yeniyi sevince bu tezi onaylıyor oluyormuşum haliyle.
biraz küçültücü bir iddia değil mi dedim ama hoca daha önceden benimsediği bu makaleye örnek gösterecek birisini bulduğu için pek keyiflendi, konu da başka yerlere dağıldı gitti. ben de zaten diretmedim. herkesin edebiyatta ve dahası şiirde aradığı duygu farklıdır.
edebiyat otoriteleri yahya kemal beyatlı`yı seviyor. oysa ben onları uzaktan, ikinci yenileri ise yakından seviyorum.
ah bir de şiirin iyisinden anlıyorum, karpuzun iyisinden de anlarım hatta. tamam mı hocam? sanki hep çok iyinin peşinden gidiyoruz ya bir bu eksik kaldı.
(bkz: ben bu yazıyı sana yazdım)