aşırı derecede ses çıkaran, belediyelerin eski model mercedes otobüslerini aldattığı yeni sevgili. bir nevi kuma.
ulan nasıl bir sestir o. içinde kısık sesle konuşma gibi bir şansınız kalmıyor. tam bağırarak konuşurken, bir anda ayak gazdan çekilir ve frene basılırsa, mal gibi kalıyorsunuz. herkes size dönüp ''ne bağırıyo lan bu, ne anlatıyor'' gibisinden bakıyor..
artık bu otobüsün de modası geçiyor. yeni moda; aslında kliması olan, fakat şöför tarafından hiç bir zaman açılmayan yeni model mercedesler..
yürüyen belediye tabutları. bazıları yürüme yetisinide kaybetti hatta.
ikarus'u benzetme olarak kullanılmayan gerçek manasınındaki tabutlardan ayıran bir diğer özelliği ise amortisör kavramına farklı bir bakış açısı getirmesidir. tabuta binip yokuş aşağı yardırsam bundan az sarsılırım lan.
diğer bir adı magirusdur. macar yapımı otobüslerdir. ne hikmetse teknolojiden yoksun bu araçların körüklü olmayan modellerinin hepsi otomatik vitesdir. bu otobuslerden birinde başıma gelen olay:
yolda giderken otobusün ön kısmında ki tavanda bulunan kapak açılıp aşağıya doğru bi sürü kablo fln sarktı. tecrübeli kaptanımız hmn sağ çekip eline aldığı çekiçle kabloları içine deperekten çakmak süretiyle olaya müdahele etmiştir.
hangi savaç bilmiyorumda cephane taşımış bunlar diye bir efsane vardır* izmirde bol miktarda vardır ve bindiğinize bineceğinize bin pişman eder sizi. öyle bir ses verir ki içeri kulaklarını gün boyu hava alanının yakınındasınızda uçak havalanıyormuş gibi uğultularla çalkalanır.
ankara büyükşehir belediyesinin macaristan la patates karşılığı takas ettiği iddia edilen, kışın beytepe yokuşunu çıkarken kimsenin körüğün arka kısmında kalmak istemediği otobüslerin markası.
macaristan'ın türkiye'ye (daha doğrusu türkiye'deki belediyelere) attığı en büyük kazıktır.
hiçbir konfor unsurunun içinde bulunmadığı otobüslerdir. motoru otobüsün ön kısmında bulunur. uzun yolculuklarda tam bir baş ağrısı sebebidir.
koltukların büyük kısmı yan durur ve arka tarafta koltukları bulunmaz. ayakta yolcu daha az yer kaplar mantığından olsa gerek. ilk olarak istanbul ve ankara büyükşehir belediyeleri anlamıştır yedikleri kazığı ve 1998 yılında istanbul büyükşehir belediyesi tasfiyesine başlamıştır. gerçi onlar da bi dönem kasıp acaba yenileyebilir miyiz diyerek şanslaını denemişlerdir ama nafile.
bu marka otobus hakkında bilinenler 525 hat seferi tecrübe edildikten sonra değişmiştir.
ege üniversiteliler için bu otobusler muhendislik harikasıdır.*
yaklaşık 120 kişi alabilmesine rağmen, içine * 300'den fazla insan alarak rekorlar üzerine rekorlar kırmıştır.
bu araçlarda öyle bir üstün sistem vardır ki; tıka basa dolu iken bile son sürat * 90 derecelik virajları devrilmeden alabilmekte ve kasislerde yavaşlamadan hızlı bir şekilde yoluna devam etmektedir.ayrıca bu aracı kullanan şöförler de aracın hakkını vermektedir.
(bkz: 525)
ülkemizde artık çok ender kullanılan çoğu hurdaya gönderilen macaristan'dan ithal edilen macar yapımı bir otobüs markası. eğer yanılmıyorsam istanbul'da hala kullanılıyor olabilir.
körüklü ve körüksüz modelleri bulunan eski bir macaristan otobüs üreticisi. türkiye'de büyükşehir belediyelerinin çoğu bu otobüsleri kullanır, yılların verdiği yorgunluğa rağmen körüklü olanları 200 kişiyi hunharca taşıyabilmektedir. bir de ortasında bacası vardır, yani egsoz çıkışı otobüsün içmekanında en ortadadır, bu da otobüsün ortasında soba kurulmuş hissi verir.
hastası olduğum otobüs markası. acayip güçlü motoru vardır. bayırlarda, doluyken ''bana mısın'' demez falan filan. herşey bir kenara en arkada koltuk yoktur, dolayısıyla en arka dörtlü diye bir şey de yoktur. onun için de bu otobüsle yolculuk yaparken en sevdiğim olay en arka köşeye geçip arkamı dönüp trafikteki arabaları seyretmektir. tabi otobüs fazla kalabalık değilse.
ankara'da ego'nun yüzlerce ikarus 280'den vardır. oldukça gürültülüdür, pistir, yağmur yağarsa tavan su damlatır, çok arıza yapar hele bir de öğlen vakti binmişseniz; yaşlılarla doludur ki, kısacık olan yolculuğunuz bitmekbilmez.
- ikarus, beri bak, ge bakem buraya ge ge. sokuveecem o kılıcı bak bi tarafına şimdi. teebiyesiz yedi dağda yedi tane ateş yakcakmiş, yangın mı çıkaacan len? dionysos şahidi olcakmış elin şarapçısı, elin şarapçısı ne bokun vaa şahidin olcak senin? Kedileri bile alkolik yaptı yalanıp duruyo hayvanlaa.
en buyuk destekcisi ibb'dir.3 sene once bunlari atip yerine yenisini almak yerine yaklasik olarak ayni miktarda harcama yaparak araclardan bazilarinin motor vb. aksamlarini degistirip bir de utanmadan dalga gecer gibi bu otobusu sizin icin yeniledik ilanini asmasi,bizlerde derin uzuntu ve kedere sebebiyet olmustur.
hala kullanılmakta ısrar edilen, yolculuk ederken sesten ne söylediğinizi bile duymadığınız ve heryerinizi titreten, otobüsten indiğinizde hala titrediğiniz demir yığını.
kırmızı teneke olarakta nitelendirilebilecek araçtır. ulaşımı işkence haline getiren bir türlü kurtulamadığımız araçtır. yeni otobüsler beytepe sıhhıye hattını 20 dakikaya kadar indirebilmişken bunlar 35 dakikada gitmektedir. bütün sesi içeri veren araçtır.
yüksek sadakatın yıkabilen parçalarından.sözlerini copy paste ediyim de tam olsun:
"gozlerimiz ucurtmanin
kuyruguna takilinca
goz goze gelip gulumseriz o an
sen ve ben anlariz ki ozguruz
mumdan kanatli bir adamin
gunese ulasmasi kadar
anlamli bu dunya, biliriz
sen ve ben sasariz insanlara
anladim sananlara
yapraklar dokuldukce
ve ruzgar supurdukce o yerleri
anlayamazsiniz
sen ve ben biliriz ki
dogmak olmeye baslamaktir
ve boyle oldukca
soylenecek onca az sey var ki