belirli bir yasama ve hukuk duzeninin oturmadıgı karmasa toplumlarında uygulanması gereken bir ceza. psikolojisi bozuk bir toplumda insanların silah bulundurması ve tasımasını engellemek adına bir calısma yapılmıyor ama insanlar sudan sebeplerle cinayet isliyorlar. trafik kazalarında bir kisinin hatası yuzunden onlarca insan oluyor, hatayı yapan uc-bes sene yatıp cıkıyor. belki avrupanın toplamından daha fazla cocuk sucluya sahibiz. toplumun kucuk bir kesimi batı standartlarında yasıyor. meseleye felsefi-insani anlamda yaklasmak guzel de toplumun yasadıgı hayat oyle yuksek insani standartlar tasımıyor. cezaevlerinin hali ceza infaz sisteminin hali ortada. sucu engelleme sucla mucadele etme anlamında batı standartlarına sahip degiliz ama kuralları birebir alıp uygulama konusunda hassasiyet pesindeyiz. bence bu konuda insani kaygı gudenler toplumun ne kadar insani bir yasantıya sahip oldugunu da sorgulamalı.
18 yaş ve altı kişilere tecavüz, 2 ve 2'den fazla cinayet, tek cinayeti işkenceyle karışık işleme suçlarına kesinlikle işgenceli idam cezası verilmelidir. Mesela önce ayak tırnakları çekilip ayak parmakları paslı demir makasıyla kesildikten sonra ellerindeki tırnaklar sökülmeye başlanmalıdır. Ellerdeki parmaklarda aynı paslı demir makasıyla kesildikten sonra yağlı kazığa oturtulup ölene kadar acı çekmesi sağlanmalı ve bu iş ibret amaçlı hafif sansürle televizyonlara yansımalıdır. Bakalım tecavüzcü kalacak mı bu ülkede.
idam cezası şuçları hat seviyeye ulaşan kişileri cezalandırmaktır avrupa idam cezasını insanlara değer verdiği için kaldırmıştır ama neden ise avrupa ülkeleri para uğruna yüzlerce insanı katlede biliyor önemli olan idam cezasını eleştirmek değil düzgün bir şekilde uygulamktır yakın geçmişimize bakarsak idam cezasını düzgün bir şekilde uygulayamadık
yeri geldiğinde "allah'ın verdiği canı allah alır" diyebilen zihniyetin, bazı suçlular için mazur gördüğü ceza.. insandan alınabilecek en değerli şey özgürlük iken, sen onun özgürlüklerinin en önemlisini, yaşama özgürlüğünü elinden alırsan, bu ülkeye özgürlükler ülkesi de diyemezsin, demokratik de.. suçu ne olursa olsun her insan, önce insandır ve yaşama hakkına sahiptir..
öyle bir an gelir ki, insan sinirden katil olmak ister.. yaşadığı, hissettiği vahşet karşısında, suçu işleyene kendisi hükmedip öldürmek veya türlü eziyetlerde bulunmak ister. ama bu neye çare olabilir ki? geri getiremeyeceği aşikarken, yapılmış olan bir hata tekrar yapılacak olan bir hatayla düzeltilebilir mi? daha da önemlisi; birini öldürmek bu durumda çözüm olabilir mi?
son zamanlarda yaşadığımız,izlediğimiz görüntüler karşısında insanların kanının donmamasına imkan yoktur. 17 aylık bebeğe tecavüz eden varlıklar, küçücük bebeği dövüp öldüren yaratıklar.. bunlara insanın bir anlık sinirle türlü küfürler, hakaretler savurması makuldur; ancak canını almak için idam cezasını tekrar adaletten dilemek barbarlıktır, insandışılıktır, çağdışıdır..
sivrisinekleri öldürmek yerine bataklığı kurutmak daha etkili bir çözüm olacaktır..
Türkiye'de kesinlikle tekrar uygulamaya konması ve idam kararı sonrası onaylama yetkisinin de ya devletin en üst düzeydeki bir görevlisine * verilmesi ya da onay mercisinin tamamen kaldırılması gereken cezâ. çünkü onaylama mercii, bir yerde hakime hakaret sayılır. sen hakime idam kararı verme yetkisini resmen tanı, sonra da idam cezası vermeye salahiyetli kabul ettiğin hakimin kararını içinde kaç tane hukukçunun bulunduğu ve bunların ne denli etkili olduğu belli olmayan bir meclise onaylanmaya yolla.
türkiye cumhuriyeti nde idamların seyri kısaca şöyledir:
- istiklal Mahkemeleri döneminde kaç kişinin idam edildiği kesin olarak bilinmiyor.
- 1923 sonrası ilk siyasi idam, Harp Divanı'nda Cibranlı Miralay Halit Bey ve Bitlis eski milletvekili Yusuf Ziya'nın idamlarıyla gerçekleşiyor.
- Ardından Seyit Abdulkadir ve arkadaşları davasından altı kişi idam ediliyor.
- Şeyh Sait davasından 47 kişi idam ediliyor.
- izmir Suikasti davasında 18 kişi idam ediliyor.
- Menemen olayında 28 kişi idam ediliyor.
- 1938-1960 arasında toplam 195 idam cezasının uygulandığını görüyoruz. Bunlar arasında siyasi idam bulunmuyor.
- 1923'ten 1960'a kadar olan zaman diliminde 15 milletvekili asılıyor.
- 1960-64 yılları arasında 64 adli, 5 siyasi idam var.
- 12 Mart'a gelindiğinde 3 siyasi idam ile 11 adli idam cezası var.
- 12 Eylül 1980-1984arasında çoğunluğunu siyasilerin oluşturduğu 50 idam cezası var.
- 1984 ten bu yana idam cezaları infaz edilmiyor.
- 1984 teki son idam ANAP döneminde infaz ediliyor.
- 2000: idam cezası ve infazı tartışmaları yeniden başladı...
- 2003: Türkiye, idam cezasının kaldırılmasını öngören Avrupa insan Hakları Sözleşmesi'nin 6 nolu protokolünü resmen imzaladı.
Madde 1
Ölüm cezasının kaldırılması
Ölüm cezası kaldırılmıştır. Hiç kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez.
Madde 2
Savaş zamanında ölüm cezası
Bir devlet, yasalarında, savaş veya yakın savaş tehlikesi zamanında işlenmiş olan fiiller için ölüm cezasını öngörebilir; bu ceza, ancak yasanın belirlediği hallerde ve onun hükümlerine uygun olarak uygulanabilir. ilgili devlet, söz konusu yasanın bu duruma ilişkin hükümlerini Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.
- 2004: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile idam tamamen kaldırılmıştır. Cezalar iki ana başlık altında toplanmıştır:
"MADDE 45. - (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır."
kesinlikle caydırıcı ve gerekli bir cezadır. 14 aylık bebeğe tecavüz etmiş yada kaç tane vatandaşın ocağını söndürmüş şahısların benim vergimle beslenip hapiste kalması bana açıkça koymaktadır. ama idam görüntülerinin basına verilmesini ise tamamen karşıyım.
idam cezası genelde insanları öldüren kişilere verilen cezadır. Hal böyle olunca insan sormadan duramıyor madem insan öldürmek kötü bir şey siz niye öldürüyorsunuz?
Çok ağır suç işlemiş kişiye aslında ilaç gibi gelecek hadisedir;
Ölümden sonra hayat olmadığı taktirde kişi yıllarca rezil bir hayat yaşamaktansa kendisini cezalandırmak isteyen sistem tarafından, acısını bir şekilde çekmesine izin verilmeden, paşalar gibi kurtarılır ve farkında olmadığı bir hiçlikte kaybolup gider.
Ölümden sonra ahiret hayatı olduğu taktirde kişi kıyamete kadar cehenneme kabul edilemeyeceğinden (bkz: kuran-ı kerim) bu süreçte çekeceği zehir zemberek fazladan bir ızdıraptan kurtarılır, yaptığı bu dünyada yanına kâr kalır. Nerde idamın cezası?
aslen toplumun uyguladığı içgüdüsel bir eugenics politikasıdır. böylelikle ağır suçlumuz
1- toplumdan elenecek, topluma uyguladığı yük kalkacak
2- ağır suç işlemeye meyilli genleri - eğer çoluğu çocuğu yoksa- onunla birlikte toplumun gen havuzunu terk edecektir.
bunu uygulayan toplum kendi isteği doğrultusunda evrimleşme şansına(übermensch) biraz daha yaklaşacaktır kanımca.
türkiye'de kaldırılmış olan ve en çok türkiye'ye faydası olacak ceza. istemeyenler çoğunlukta ve bu çoğunluğun hemen hemen hepsi şu görüşte; "allahın verdiği canı allah alır.". yeri geldiğinde laiklikten bahseden bu insanlar, iş idama gelince neden böyle söylüyorlar anlamış değilim. daha milletimize laiklik tam oturmamışken, ülkemizi yönetenlerin laik olmasını beklemek zaten yanlış olur.
peygamberimizin zamanında da -yani islamiyet yeterince yayılmışken- hırsızlık yapanların eli kesilirmiş. bu tecavüz edenlerin de bi taraflarını kessinler bakalım bi daha tecavüz olayı oluyo mu bu ülkede!
Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği'nce hazırlanan, Adalet Bakanlığı'nca son şekli verilen AB'ye uyum sürecinde çeşitli yasalarda değişiklik yapan teklifin, 3 Ağustos 2002'de TBMM'de kabul edilmesiyle idam cezası kaldırılmış oldu.
mutlaka geri getirilmesi gereken ceza. kişiye müebbet hapis cezası verseniz bile, ondan yemek yeme, nefes alma, yakınlarıyla görüşebilme gibi güzel, hayal kurma, umut besleme gibi muhteşem haklarını alamazsınız. işte bu yüzden kimi suçlarda idam gereklidir. genellikle karşı görüştekilerin bahaneleri de "amerika'da idam var ama orda da cinayet, sapıklık oluyor" dur ki doğruda sayılabilir. fakat kısasa kısas adalet sistemi her zaman caydırıcıdır, önleyicidir.
kesinlikle bu ülkeye gelmesi gerektiğini düşünüyorum. hergün gazeteyi açtığımızda ya tecavüz ya da cinayet haberleri görüyoruz nedense bu zamanlarda daha da bi artmıştır bu suçlar, artışının nedeni de işlenen suçların cezasız kalmasıdır. hangi insan öldürüleceğini bile bile birini öldürür ki evet evet kesinlikle gelmeli!!!