daimi olanı insanı yaşı istediği kadar genç olsun; şeker, alzheimer, parkinson, kalp, nefes darlığı ile yaşıyormuş gibi hissettirir. tek bir nedenle duyulmaz, genelde birkaç etken bir aradayken huzursuzluğa neden olur ama insanı öyle bir alıştırır ki kendine, huzursuzluğunuzun geçmesinden de korkarsınız; huzurluyken nasıl hissettiğinizi bir anda unutturur. o yüzden huzurlu olmak için önünüzde çok da fazla engel kalmadığını hissettiğinizde farkında olmadan yeni huzursuzluk nedenleri ararsınız kendi kendinize. uyuşturucu bağımlılığı gibi aq.
kalbiniz daha hızlı çarpıyor, nefesiniz daralıyor, çığlık atmak, ona buna bağrınmak istiyorsunuz.
bu huzurluğun nedenini açıklayamıyor, durup duruken ne bu şimdi diyip daha da huzursuz oluyorsunuz. yapmayı unuttuğum çok önemli bir olay ya da aramayı unuttuğum çok önemli biri mi vardı diyorsunuz.
sizden fersah fersah uzak sevdiğinizin başna birşey mi geldi de bu kadar daralıyorsunuz acaba diye düşünerek çok daha fazla nefes darlığı çekiyorsunuz. ne arayabiliyorsunuz ne de nefes alabiliyorsunuz. sevdicek değil de anne ? baba? kardeş? arkadaş mı yoka? yok yok bunlar da değil herhalde..
o zaman nedir bu böyle içimi kemirip duran ?
koşarak uzaklaşmak istiyorum, ama tıkıldım kaldım, kıpırdayamıyorum.
ne var ya , ne ?
huzurun oldu yerlerde bile çıkabilen saçma duygu. aslında yaşadığınızı hissettiğiniz duygu. insanlar ölümüne mutlu gözükür ama içlerinde hep bu duygu vardır. son saniyelerinde bile bu duygu vardır. anahtarı mı unuttum, yemeğin altını kapadım mı, kapıyı kitledim mi, hepsi huzursuzluk sebebidir. insanın içi içini yer. anlamsızdır çoğu zaman. çünkü yapacak bir şey kalmamıştır.
huzursuzluğun en büyük göstergesi, dudak kenarları aşağı doğru kayan gülümsedir. mutsuz ama gülüyor. garip bir şeydir.
insanların ortada hiç birşey yokken kendilerine yarattıkları eziyet. bu insanlar; kendilerini germekle kalmaz, karşılarındaki insanları da gererler. cidden anlam veremiyorum bu tiplere.
mutluluk yoksunluğu.stres anı.can sıkıcıdır hele bir de nedeni bilinmiyorsa daha da can sıkıcı hale gelir.durmadan kafanı kurcalar durursun , beynin alt üst olur.. ve birşey bulamazsan beyninin bulandığıyla kalırsın işte öylece.neden anlayamadan boğucu bir baskı oluşuverir üstünde, nefes alışını zorlaştırır. sağa sola bakınır boş boş neden ararsın, tutunacak nedenler ya da bir kurtarıcı arar gözlerin. suçlayacak ya da kurtaracak olmadığında ie deli eder insanı.huzurunuz yoktur işte, rahat edemezsiniz, içiniz düğüm düğüm olur.işte o zaman siz huzursuzsunuzdur.
tilkiler dolanır beyninizin içinde, kurtlar içinizi dışınızı kemirir. elinizden bir şey gelmez, gelemez. sevdiğin adam yurt dışına çıkmıştır ve yanında sizi huzursuz eden bir bayan vardır.
7/24 telefonu açık olan adam, asla ve asla telefonunu bir yerde unutmayan adam telefonunuza cevap vermez. mesajlarınız karşılıksız kalır.
sonra ha gayret (ya da sabırsızlık) bir daha ararsınız. cevap verir. "telefonumu odamda unutmuşum dışarıya çıkarken, şimdi mesajlarını okuyordum, aradın." der. güzel güzel konuşursunuz. içiniz rahatlar.
şirket herkese ikişer kişilik odalar ayarlamışken adam "başkasının horultusuyla mı uyuyacağım?" der ve kendi parasıyla single oda tutar otelde.
ertesi gün olur...
sınav sonucunu merak edip bir sms atarsınız. beklemede kalır sms. ararsınız defalarca, neye faydası varsa. sanki çok arayınca telefonunu mu açacak.
36 saattir ayaktasınızdır. yorgun, bitkin, uykusuz ve huzursuz. onca bitkinliğe rağmen uyumak mümkün olmaz.
"beraber mi kalacaklar?!" düşüncesi iyice kemirir içinizi, beyninizi, her yerinizi.
aklın derinlerde bir yerleri kurcalıyor olması halidir. bu kurcalama hoşa gitmez. aranılan cevap, ulaşılması zor bir yere itilmiştir. bilinç, o dibe yakın bir durumla karşılaştığında, insanın içini kemiren bir duygu hissedilir. bu huzursuzluğun ta kendisidir. yağmak ile yağmamak arası, pislik akıtan yağmurumsu durum gibidir. trafikte yola dikkat etmek gerekir, toz kremalaşır, zemin kayganlaşır.
Hiçbir zaman tam anlamıyla neşeli hissedemezsiniz kendinizi. Çoğu zaman nedensiz yere gergin olursunuz. Rahatlamak istersiniz, beceremezsiniz. Bu başarısızlığınız da baş ağrıması veya mide ağrıması şeklinde gösterir etkilerini vücudunuzda.
insanoğlu hakim olmadığı her şey hakında bir huzursuzluk duyar. yönlendiremediği, kontrol edemediği ister bir olay olsun, ister bir insan, kendisini daima tedirgin eder.