haydar haydar

entry226 galeri0 video14
    50.
  1. aklıma cok saçma sapan bi sahne getiren, efsanevi güzel türkü.

    vaktin birinde aslında hiç olmamamız gereken bir birahanede bira içerken, garson saate baktı, sonra tezgahtaki mekan sahibinden maçın baslamasına onay veren dördüncü hakem hareketini aldı ve televizyonu açtı. daha görüntü belirmeden sesini tamamen kapadı, lan noluyo derken filan bütün birahane televizyona döndü; evet bi yandan müzik çalıyor bi yandan sesi tamamen kısık televizyonumuzda porno oynuyor, bi yandan da bira içiliyordu. yaşlı garip adamların filmde oynayan kadınlar hakkındaki yorumları filan aklımızı alırken,yaşları henüz onsekiz yirmi arasında değişen bizler " vay anasını arkadas " modunda takılıyorduk. filmin "genel akışı" çerçevesinde koca memeli sarışın abla, vücutçu zenci abinin pipisine pipet muamelesi yaparken, fonda müslüm gürses in yorumuyla haydar haydarcalmaya basladı. bütün birahane kahkahadan yıkılırken " kaç la kaç " şeklinde gaz vermelerle hesabı masaya bırakıp kaçtık.

    koca memeli sarısın kadın, dev bi zenci, müslüm gürses yorumuyla haydar haydar ve garip bi kahkahayla gülen onbes yirmi kişi; kabusumuz oldunuz ulan. *
    0 ...
  2. 51.
  3. haydar adıyla tanınarak sevilmiş bu türkü âşık sıtkı baba’nın olup yıllar boyunca ali ekber çiçek tarafından okuna gelmiştir.
    1865 – 1928 yılları arasında yaşamış olan âşık sıtkı baba (pervane) tarsus’un yenice köyünde doğmuştur. asıl adı zeynel abidin’dir.
    sıtkı baba on iki yaşlarında hacı bektaş kasabasına varıp bektaşi şeyhi feyzullah efendi’nin dergâhına girmiştir. saz çalmakta ve şiirler söylemekte olan sıtkı baba’nın o dönemlerdeki mahlası pervane olup sıtkı mahlasını daha sonraları almıştır. sıtkı baba ile ilgili bilgiler birçok kaynaklarda yer almaktadır. onun eserleri ve hayatı hakkındaki yazıları içeren kitaplar yayınlanmıştır.
    benim bu yazımda değineceğim asıl husus merhum ali ekber çiçek’in yıllarca söylediği ve türk halkına sevdirdiği büyük bir eser olan, büyük bir makam içeren haydar türküsüdür. bu türkü, âşık sıtkı baba’ya ait dokuz kıtalık bir şiir/türküdür. (1)
    âşık sıtkı baba’nın bu şiiri nura düş oldum ayağıyla yazılmış olup birinci kıtası “çatılmadan yerin göğün binası/muallâkta iki nura düş oldum/birisi muhammed birisi ali
    lahmike lahmi de bire düş oldum” dizeleriyle başlamaktadır. alevi/bektaşi düşüncesiyle yazılarak türküleşmiş bu şiir yazıldığı tarihten bu yana sevilerek okunmuş ve türkü olarak günümüze kadar dinlene gelmiştir.
    bu eserin sevilmesinde ve popüler olmasında en büyük katkıyı merhum ali ekber çiçek yapmıştır. ali ekber çiçek, âşık sıtkı baba’nın nura düş oldum ayaklı şiirine ezgisinde eklediği haydar, haydar, haydar söyleminden dolayı haydar adını vermiştir.
    merhum ali ekber’in söylediği türkü şu sözlerle başlamaktadır:

    “on dört bin yıl gezdim pervanelikte,
    sıdkı ismin duydum divanelikte.
    i̇çtim şarabını mestanelikte,
    kırkların ceminde dara düş oldum.
    kırkların ceminde
    haydar, haydar haydar haydar,
    haydar haydar haydar haydar,
    haydar, dara düş oldum.” (2)
    oysa âşık sıtkı baba’nın şiirinde geçen bu kıta şiirin sekizinci kıtasıdır. ama ali ekber çiçek bir yanlışlık sonucu şiirin sekizinci kıtasını türkünün başlangıç kıtası olarak okumuştur. bu kıtayı okurken de “sundular aşk meyin mestanelikte” mısrasını değiştirerek “i̇çtim şarabını mestanelikte” şeklinde söylemiştir. her şiir türküleşirken birinci kıtasıyla türküleşmeye başlar. şiirin birinci kıtası ise “çatılmadan yerin göğün binası/muallâkta iki nura düş oldum” diye başlamaktadır. ali ekber çiçek’in birinci kıta olarak okuduğu sekinci kıtada ki birinci mısra “on dört bin yıl gezdim pervanelikte” değil, doğru olarak “on dört yıl dolandım pervane’likte” şeklindedir. burada vurgulanmak istenen şu ki âşık sıtkı baba “sıtkı” mahlasını almadan önce “pervane” mahlasıyla şiirler yazmıştır. bunu tam “on dört yıl” sürdürdüğünü ve ikinci mısrada “sıtkı ismin buldum divanelikte” diyerek sıtkı mahlasını aldığını kendisini açık olarak ifade etmiştir.
    ali ekber çiçek’in türküde devam ettirdiği ikinci kıta ise şöyledir:

    “güruhu naciye özümü kattım
    âdem sıfatında çok geldim gittim
    bülbül oldum firdevs bağında öttüm
    bir zaman gül için zara düş oldum
    bir zaman gül için
    haydar, haydar haydar haydar,
    haydar haydar haydar haydar,
    haydar, dara düş oldum”(3)

    türkünün bu kıtası dokuz kıtalık şiirde beşinci kıta olarak geçmektedir. şiirde ki sözler şöyle:
    ben âdem’den evvel çok geldim gittim
    yağmur olup yağdım ot olup bittim
    bülbül olup firdevs bağında öttüm
    bir zaman gül için hara düş oldum”

    türküde geçen “ güruhu naciye özümü kattım” mısrası asıl şiirde yoktur. i̇kinci mısra olan “yağmur olup yağdım ot olup bittim” mısrası da türküde söylenmemektedir.
    daha önemlisine gelecek olursak, âşık sıtkı baba’nın mahlasını kullandığı son kıta ali ekber çiçek’in söylediği türküde yer almamaktadır. oysa halk şairleri türkülerini yaparken başlangıç kıtası, orta kıta ve son kıtayı birlikte söyler, söyledikleri türkünün altına kullandıkları mahlas ile imzalarını atmış olurlar. bu da söylenen eserin kime ait olduğunu belirler.
    merhum ali ekber çiçek yöresi erzincan olan bu türkünün derlemesini yapmış ve halk müziğimize kazandırmıştır. ancak bunu yaparken yanlış ve noksan olarak yapmıştır. bu da eserin âşık sıtkı baba’ya ait olup olmadığı hususunu gölgelemiştir.
    ali ekber çiçek’in derleyerek müziğimize kazandırdığı “haydar haydar” ismiyle ünlü bu türkümüzün bundan sonraki yorumcular tarafından yanlışsız ve noksansız olarak başlangıç, orta ve son kıtalarıyla okunmasını ve notaya alınmasını diliyorum. böyle okunduğu vakit bu büyük ve güzel türkünün sahibi olan âşık sıtkı baba’nın da ruhu şad olmuş olur.

    nura düş oldum/haydar haydar

    çatılmadan yerin göğün binası
    muallâkta iki nura düş oldum
    birisi muhammed birisi ali
    lahmike lahmi de bire düş oldum

    ezdi aşkın şerbetini hoş etti
    birisi doldurdu biri nuş etti
    i̇kisi bir derya olup cuş etti
    lâl ü mercan inci dür’e düş oldum

    ol derya yüzünde gezdim bir zaman
    yoruldu kanadım dedim el’aman
    erişti carıma bir ulu sultan
    şehinşah bakışlı ere düş oldum

    açtı nikabını ol ulu sultan
    yüzünde yeşil ben göründü nişan
    kaf u nun suresin okudum o an
    arş-kürs binasında yâre düş oldum

    ben âdem’den evvel çok geldim gittim
    yağmur olup yağdım ot olup bittim
    bülbül olup firdevs bağında öttüm
    bir zaman gül için hara düş oldum

    âdem ile balçık olup ezildim
    bir noktada dört hurufa yazıldım
    âdem’e can olup sit’e süzüldüm
    muhabbet şehrinde kâra düş oldum

    mecnun olup leyla için dolandım
    buldum mahbubumu inandım kandım
    gılmanlar elinden hulle donandım
    dostun visalinde nâra düş oldum

    on dört yıl dolandım pervane’likte
    sıtkı ismin buldum divanelikte
    sundular aşk meyin mestanelikte
    kırkların ceminde dara düş oldum

    sitki’yam çok şükür didare erdim
    aşkın pazarında hak yola girdim
    gerçek âşıklara çok meta verdim
    şimdi hacı bektaş pir’e düş oldum

    dipnotlar
    1-ismail özden, alevi-bektaşi şiirleri antolojisi,kültür bakanlığı,sanat/edebiyat eserleri dizisi cilt.4 sayfa:559 1998 ankara
    2-http://www.turkuler.com
    3-http://www.turkusokagi.com
    0 ...
  4. 52.
  5. müzeyyen ablamızın yorumu içtirir.
    0 ...
  6. 53.
  7. müslüm gürses in mükemmel yorumu ile insanı duvardan duvara çarpan parça.
    2 ...
  8. 54.
  9. bu eserde ali ekber çiçek sanki 10 tane sazı aynı anda çalar. 9 u otomatiğe bağlı biri de ustanın anlık idaresinde gibidir.
    5 ...
  10. 55.
  11. müslüm gürses in müthiş yorumladığı şarkısı.
    1 ...
  12. 56.
  13. arkadaşlar bir de şu yorum ile dinlemenizi tavsiye ederim insanı başka yerlere götürüyor. uzaklara dalıyorsunuz.

    ]
    1 ...
  14. 57.
  15. link veren tüm kardeşlerime teşekkürler olsun, ali ekber ustanın hakkı ödenmez ama farklı yorumlarla da coştuk.
    0 ...
  16. 58.
  17. 59.
  18. http://www.youtube.com/wa...LKeuY&feature=related

    senfoni orkestrası ile yapılmış bir icrası. eser sahibi üstad ali ekber çiçek, yanında da zafer gündoğdu. ne müthiş bir şeydir bu.

    unutmadan; ikinci bölümü de verelim:

    http://www.youtube.com/wa...8zVMA&feature=related
    0 ...
  19. 60.
  20. 0 ...
  21. 61.
  22. 62.
  23. 63.
  24. Müslüm Gürses'den dinlemkten hoşlandığımız, şarkıdır.
    0 ...
  25. 64.
  26. çetin akdeniz'den dinlenmesi gereken bir türküdür:



    benzer sözleri olan bir diğeri ise neşet ertaş'tan dinlenmelidir:

    0 ...
  27. 65.
  28. Bidaha haydar drseniz haydar dedigibiz icin sozluk kapanir.
    0 ...
  29. 66.
  30. internette kullanılması yasak olan kelimelerden biridir.
    0 ...
  31. 67.
  32. --spoiler--
    ben doldurur ben içerim günah benim kime ne.
    --spoiler--
    0 ...
  33. 68.
  34. 2 gün önce meşruitiyetten olgunlara doğru çıkarken kaldırımda ud çalan amcanın söylediği türkü.tok bir sesle söylenince daha bir hoş oluyor sanki.
    0 ...
  35. 69.
  36. 70.
  37. Ali Ekber Çiçek* tarafından çalındığı zaman parçanın sadece bir enstrumandan çıktığına ınanılması zor olan türküdür.
    0 ...
  38. 71.
  39. anadolu'da rüzgar çağırmak için kullanılan sözdür aynı zamanda.
    0 ...
  40. 72.
  41. müzeyyen senar kadar, neşet ertaş'ın da çok güzel seslendirdiği türkü. dinlemek, ve efkarlanmak için lütfen;

    1 ...
  42. 73.
  43. --spoiler--
    nesimi'ye sormuşlar
    yarin ile hoş musun
    hoş olayım ya olmayayım
    o yar benim kime ne


    --spoiler--
    1 ...
  44. 74.
  45. ali ekber çiçeğin besteledikten sonra ben ne yaptım böyle dediği söylenilegelir, hakikaten de o ne yapmıştır. insanı her dinlediğinde bambaşka ufuklara sevk eder ve dinlemekten de sıkılmazsınız işin garibi.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük