Hayal kuruyorum.
Yale üniversitesi nde doktora yapıyorum. Üç yılda doktor oluyorum. Bizimkilere ingiltereden bardak getiriyorum ahsjhs. Ruhum fakir ne yapayım bir dahakine de çay kaşığını alırım.
Yurtdışına çıkıp dil konusunda acayip zorlanmak istiyorum. Böyle elimde sözlük olmadan kimseyle anlaşamayım.
insanı hayata bağlayan yegane şey! Gerçekleşmeyecek bile olsa, o yolda kurulan hayaller ve onları gerçekleştirmek için uğraşılan zamanlar insana çok şey katıyor.
Hayat kurmaktan daha kolay olduğu için yaş gurubumun sık sık bunalıp kafayı yastığa koyarak yaptığı eylemdir. Yoksa çıldırmak işten degil bu devirde. Hayal kurmak soluklanmak gibi.
hemen hemen dördüncü sınıfta başlayan ve ortasona kadar devam eden hayali bir iç dünyam vardı. Günlük hayatımın aşırı monoton seyri ve çevremde arkadaş edinebileceğim pek düzgün insan olmadığı için olsa gerek günümün büyük çoğunluğu bu hayal dünyasında geçiyordu. Adeta kafamda dizi çekiyordum. Hergün farklı bir bölüm gibiydi ve gerçek zamanlı olarak seyrediyordu. Daha sonra okul ve çevre değiştirmemle sosyalleşmeye ve ciddi sorumluluklar üstlenmeye başlamamla azalarak kayboldu. Bana ise yaratıcılık konusunda epey yararı oldu. Bu hayallerin bir kısmını kağıda dökmeyi başarmıştım.
10 yaşından falan beridir yapmadığım bir şey. Küçükken kurduklarım da gerçekleşme ihtimali olmayan birer çocuk hayalleriydi..
Realist artı bugünü yaşamaya odaklı insanım ben.