tarihde bilinen en eski kanunlar olduğu söylenir,babil krali hammurabi nin koyduğu kuralar olmasıyla birlikte en büyük özelligi çok sert içerigi olmasıdır.
kazayla bile adam öldüren ölüm cezasına çarptırılır, göz oyanın gözü oyulur, kafa kıranın kafası kırılır.
(bkz: kisasa kisas)
birinci babil devleti kralı hammurabi tarafından oluşturulmuş kanunlardır. silindir şeklinde bir taşın üzerine yazılmıştır. kanun, çivi yazısı ile ve Akadça ile yazılmıştır. söz konusu taş bugün paris'teki Louvre müzesinde bulunmaktadır.
Hammurabi kanunlarında ticaret, mülkiyet ve ceza hukuku ile ilgili 284 madde bulunmaktadır. eşitlikçi değil, sınıfçı bir yaklaşıma göre düzenlenmiştir. Mesela, özgür bir kimse suç işlerse, bunu, tazminat vererek ödeyebilir. Fakat diğer sınıftan olan bir insan için ise kısas hükmü uygulanır (kol kıranın kolu kırılır vb.).
Cezalar çok ağırdır:
Birini suçlayan kişi, şayet bunu ispatlayamazsa idam edilir.
Babasını döven evladın iki eli kesilir.
Bir hırsız duvar delerek bir eve girmişse öldürülür ve açtığı deliğin önüne gömülür.
uyarı: Hammurabi kanunları, sanıldığı gibi tarihin ilk kanunları değildir. hammurabi bu kanunları hazırlarken Sümerlerin eski kanunlarından yararlanmıştır.
babil kralı hammurabi tarafından oluşturulmuş, tarihin en eski yazılı kanunlarıdır.
hammurabi kanunları'nın yazılı olduğu stel, louvre müzesi'nde sergilenmektedir.
Hammurabi kanunlarına göre evli bir kadının kocasını başka bir erkekle aldatmasının cezası, kadınla erkeğin birbirine bağlanıp ırmağa atılmasıdır. Ancak koca karısını , kralda kadının sevgilisini bağışlarsa, bu iki kişinin hayatları kurtulur..
mevcut türkiye anayasası ve ceza hukukundan mantıklıdır. bazalt sütünlara yazılı kanunlarla , bazalt sutundan kafaya sahip kanun yapıcıların ince ayrımı yatar burda..**
* her gördüğümde bir karikatüristimizin çizdiği bir tiplemenin popüler olmuş yaşamıyla ilgili olan detaylar sandığım ve açınca tarihi varlığının gerçekliği karşısında yüzümün kızarmasına sebep olan kanunlardır. bi alışamadım..bak unuturum yine, karşılaşınca yine öyle sanarım..
anayasanın değiştirelemez maddeleri deyince aklıma gelen kanunlardır.
e kardeşim o zaman anayasamız hamurabi kanunlarına aykırıdır.o yüzden anayasaya aykırılık gerekçesiyle 82 anayasasının tümden iptaline diyesim geliyor içimden sayın aym başsavcısına.
nuh tufanı hikayesi, tevrat ve incilden, 4000 yıl öncedir. hammurabi kanunları, tevrat kanunlarına kaynaklık etmişdir. tevrat hammurabiden 7 asır sonra yazıldıgına göre, ve musa tevratı tanrıdan aldıkları ile aktardığına göre, tanrı tevratı hamurabiden aşırmıştır.
Bak hilmi görüyomusun adamlar kaç yıl önce yasa yapmışlar bizim hökümet daha bi halt yapamadı geyiğinin bile yapıldığını gördüğüm tarihi bir olgudur aynı zamanda.
bazı tarih bilgisi yoksunlarının iddia ettiği gibi ilk yazılı kanunlar değillerdir.
yazılırken eski sümer kanunlarından yararlanılmıştır.
belli bir yaştan sonra şu ilkokulda öğrendiklerinizi bir unutup kendinizi araştırma yapmaya yönlendirin.
ceza hukuku'nun temel taşlarından kabul edilen en eski ve kayıt altındaki kanunlardır.
ilk yazılı kanunlar olup olmaması konsundaki muğlaklık şuradan gelmektedir; sümerler bilindiği üzre yazıyı bulan ve ilk kullanan uygarlıktır. elbette yazıyı bulan bu uygarlığında kendi varlıklarını idame ettirirken uyguladıkları ve yazıya döktükleri bazı kuralları vardı. fakat bu yazıya geçirilen kurallar, sonraki yıllarda ortaya koyulan hukuk kurallarının bazı temel özelliklerini yansıtmadığı için ilk yazılı hukuk kuralları yerine, düzenleyici kurallar olarak tarihe geçmesi uygun görülmüştü. caydırıcılık, kesinlik ve sertlik prensiplerine sahip hammurabi kanunları ise modern anlamdaki hukuk kurallarına benzerlik gösteriyordu. bu nedenle çoğu kaynakta ilk yazılı hukuk kuralları, kanunları olarak hammurabi kanunları kabul edildi. öte yandan kanunları ilk kez yazılı hale getiren Milattan Önce 2370'li yıllarda, yani Hammurabi'den yaklaşık 600 yıl önce yaşayan sümerli Kral Urukagina'dır.
hammurabi kanunlarında cezaların büyük bir bölümünü ölüm oluştururdu. bu sayede caydırıcılık unsuru olabilidğince yüksek tutulup, herkesin üzerine düşeni eksiksiz yapması sağlanırdı. örneğin; Babil'de yaptığı ev yıkılan inşaatçı öldürülürdü. Eğer çöken evde, ev sahibinin oğlu ölmüşse, inşaatı yapanın oğlu da öldürülürdü. inşaatı yapan, çöken binanın içindeki mallarda uğranılan zararı da karşılardı. Ölüm olmadan evin bir kısmı çökmüşse binayı inşa eden kişi kendi cebinden evi tekrar inşa ederdi. yanlış bir tutumu halinde bu kadar ağır cezalara çarptırılacağının bilincinde olan bir inşaatçı da tabiri caizse canla başla çalışarak güvenle oturulabilecek bir şekilde evi tamamlardı.
ırmağı bir nevi hakim olarak kullanmışlardır. bazı durumlarda suçlu ırmağa atılır eğer batarsa suçludur ve zaten cezası ölüm olmuştur. malları bundan şikayetçi olan kişiye verilir. ama eğer batmaz da yüzerse ve ırmaktan çıkmayı başarırsa bunu suçlayan kişi öldürülür ve eşyaları haksız yere suçladığı adama verilir. burdaki ırmak büyük ihtimalle fırat nehridir.
ayrıca önsöz, kanunlar ve sonsöz olmak üzere 3 bölümden oluşmaktadır.