hallac ı mansur

entry110 galeri4
    76.
  1. Fazla tasavvuftan kafayı kırmış geri zekalinin biri.

    (bkz: hululiye)
    2 ...
  2. 77.
  3. Bize küfür işler diyenler,
    Önce küfür işlerine bakalar,
    Bize zındıklık yaparsın diyenler,
    Önce kendi aynasına bakalar,
    paranın adı olmuş himmet,
    Oysa bizde bolca var hizmet,
    Sizde kalsın adı olan himmet,
    bize yeter ahrette hizmet,
    Davul çalar kız ağlar,
    Yetim aç kalınca ağlar,
    Şeyh parasız kalınca ağlar,
    Mansur Sevgisiniz kalınca dağlar,
    Çoban aç kalanda keçe satar,
    Âşık aşksız kalanda gözyaşı satar,
    şeytan günahsız kalanda şer satar,
    şeyh aç kalınca nafile satar.

    Hallac-ı Mansur'a ithafen yazılmıştır.
    p.

    --spoiler--
    Ben ki Hallac-ı Mansur; Enel-Hak diyerek can veren, ben ki Hallac-ı Mansur; dokuz yıl zindanlarda yatıp
    derisi yüzülerek öldürülen, ben ki Hallac-ı Mansur; yoktan gelip Yok'a giden…. Sevgiye inandım çünkü her şeyin
    başı sevgi, imanın çekirdeği sevgi, yaradılışın temeli sevgi, var olmanın nedeni sevgi. Evren sevgi üzerine kurulmuş,
    sevgi üzerine dönmekte. Bir insanın bir başka insana duyduğu cismani sevgi, bir insanın Yaradan'a duyduğu ilahi sevgi
    ve bir insanın kendisine duyduğu bencilce sevgi. Hatta Yaradan'ın yarattığı kullarına karşı duyduğu sonsuz sevgi,
    hatta ve hatta Yaradan'ın kendi kendisine duyduğu ve kainatı var eden sevgi… işte bu sevgiydi, beni ben edip Enel-Hak dedirten.
    Tövbe et dediler etmedim, af dile dediler dilemedim, tek tek kestiler de bütün uzuvlarımı yine de “ah!” demedim.
    Hayat dediğin nedir ki namerde boyun eğince? Kim beni razı edebilir, kula kulluk etmeye?”
    --spoiler--
    10 ...
  4. 78.
  5. darağacına çıkan hallac-ı mansûra şu suâl soruldu; “tasavvuf nedir?” “tasavvufun en aşağı derecesi, işte bende gördüğünüz bu haldir.” “ya ileri derecesi?” “onu görmeye tahammülünüz olmaz.”

    ali râmitenî hazretleri, eğer hâllac mansûr kendisini üst mertebelere çıkaracak mürşid i kamil bulabilseydi idam edilmezdi buyuruyor. çünkü hallâc-ı mansûr, her ne kadar büyük velî olmakla birlikte, tasavvuf yolunun en nihâyetine ulaşabilmiş değildir. bulunduğu mertebe nihâyetten çok uzaktır.
    5 ...
  6. 79.
  7. "Tanrıdan başka varlık olmadığı için, «ben filâncayım»
    demek, Tanrının karşısına ayrı bir varlık olarak çıkmak
    amacı taşır ve yanlıştır; bu yüzden, «ben Tanrıyım» demek
    gerekir."

    tavasin- enel hak.
    6 ...
  8. 80.
  9. panteist bir hain. "enel hak" diyerek Allah'a şirk koşmuştur.
    1 ...
  10. 81.
  11. aşağıdaki eğlenceli üsluba sahip makalede hallac ı mansur'un tavasin isimli kitabının incelemesini, kitabın islam ile taban tabana zıt olduğunun ifşa edilişini okuyabilirsiniz:

    http://michaelsikkofield....lardan-tek-dunya.html?m=1
    1 ...
  12. 81.
  13. 83.
  14. Keşke tasavvuf için değil de bilim için bir şehidimiz olsaydı. Katillerine kabus olsaydı. Hallaç ı Mansur u da severim ama neden bir bilim şehidimiz ya da bir sokratesimiz yok bizim neden öğretilmiyor varsa bile. Sağcılar menderes diye diye menderesin idamından mağduriyet devsirdi yıllarca.
    0 ...
  15. 84.
  16. (bkz: tavasin)
    panteist müslüman şehit din alimi. Enel hak'ı şirke düşmeyecek şekilde diyebilen tek kişi, Allah'ın bir parçası olduğunu bilen deha.
    0 ...
  17. 85.
  18. insanın ruhunun özünü bilmiş aşkın şehididir.
    Ayrıca Türklerin islamiyet'i kabulünde büyük rol oynamıştır.
    0 ...
  19. 86.
  20. Enel hak. insan yaşayacağı zamanı seçemiyor işte, şimdi yaşasaydı adını bile duymayacaktık çünkü her yer enel hakçı. Ama kendi zamanında derisini yüzdüler. Helal, cesur adammışsın.
    1 ...
  21. 87.
  22. hakkında anlatılan kerametler 21. yüzyılın inanç meselesi değildir. diğer bütün havada uçan şeyhlerin olduğu menkıbeler gibi menkıbe türü içinde edebiyatın inceleme alanıdır. eskilerin fantastik edebiyatı da bugünün bestsellerlarından kıymetlidir tabii ki ama edebiyat için kıymetlidir. bunun yanında isteyen inanır isteyen bir şeyh seçer ona tapar. bırakınız tapsınlar.
    2 ...
  23. 88.
  24. Hani bizim geleneklerimizde evlenen insanlara bir yastıkta kocayın denir ya, işte bu iki insanın birleşerek tek vücut olması için denir.

    Hallac-ı Mansur da tüm arzu ve isteklerine baş kaldırarak ruhunu temizlemiştir ve ben artık bedenimden de vazgeçerek o'na ulaştım demiştir. Dediği sözün açıklaması budur.
    Yoksa firavununki gibi kibirden söylenmiş bir söz değildir.
    Ne yazık ki yaşadığı dönemdeki insanlar onu anlamadı. Onun da imtihanı buydu. Onu şirkle suçladılar ama o çoktan bedenini aşmıştı.
    1 ...
  25. 89.
  26. "Enel hakk" çıkışı yanlış anlaşılmış, haliyle başına da bela olmuştur.

    "Vahdet-i vücud" anlayışındadır.
    1 ...
  27. 90.
  28. Her skm hıyar diyene tuzla koşan milletimiz o zamanda marifetini göstermis ve bu güzel insanın canına mâl olmuştur.
    1 ...
  29. 91.
  30. Kafayı sıyırmış enel hakk ne lan kime neyi kanıtlıyorsun amk kibirden gümlemiş iyi de olmuş.
    2 ...
  31. 92.
  32. "Cehennem acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir" buyurmuş.

    Yalnızlığın bu kadar güzel anlatılması...
    3 ...
  33. 93.
  34. Hallac-ı Mansur, en el Hakk (ben allah'ım) dedikten sonra idam cezasına çarptırılır. Tüm bağdat bu olayı izlemek için toplanır. idam vakti gelene kadar da cellat onu kırbaçlar, tam 300 defa kırbaç vurur hallac'a. Cellat kırbacı vurmadan önce kırbaçtan her defasında şöyle nida edilir "ey hallac korkma". Bu durumu gören imam saffar şöyle der "ben hallac ın 300 kırbaca nasıl dayandığına şaşırmıyorum da kırbacı vuran adam da nasıl bir iman var ki kırbaçtan nida gelmesine rağmen hallacı kırbaçlamaya devam etti? işte buna şaşırıyorum" der. askerler hallacı ipe götürürken halk onu taşlar lakin hallacın talebeleri böyle bir şey yapmazlar tabi ki. Hallac da öğrencilerine şöyle der "onlar şeriata göre hüküm verip amel ettikleri için 2 sevap alırlar lakin siz beni sevdiğiniz için taşlamazsınjz, bu yüzden siz 1 sevap alırsınız. Onlar şeriatı korudukları ve şeriata göre amel ettikleri için fazla sevap alırlar" der.
    Hallac'ın önce ayaklarını sonra kollarını en son da kafasını keserler lakin hallac ölmesine rağmen Hallac'ın kollarından ayaklarından ve diğer kısımlarında hala en el hakk sesi gelir. Ses durmaz. Sürekli olarak en el hakk sesi gelir halk "biz ne yaptık böyle? O şirk içinde değilmiş, meğer o veliymiş" derler. Ve sesin kesilmesi için Hallac'ın tüm parçalarını toplayıp yakarlar.Yanan parçalardan hala en-el hakk sesi gelmektedir. Şibli de küller dağılmadan Hallac'ın cenaze namazını kılmak için külleri olduğu yere gelir. işi bir türlü anlayamaz. Kafası Hallac'ın makamına takılır. Ve şibli kulağına şöyle denildiğini söyler "ey şibli hallac bulunduğu makam sebebiyle bazı sırlara vakıf idi. Lakin o bizim sırrımızı başkasına söyledi".. Olay budur işte.

    inanmayanlar inanmayabilir lakin eğer iman ediyorsanız bu olayı saçma bulmayın, bakın Kur'an'da ne oluyor.

    Kasas 30: "Mûsâ, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.” Allah nasıl ki ağaçtan nida ettiyse, bulunduğu makam itibarıyla hallac'dan da nida edildi
    5 ...
  35. 94.
  36. 95.
  37. yobazların her dönemde ne kadar vahşi olduğunu bize gösteren maktul insan.
    0 ...
  38. 96.
  39. Ruhun ne olduğunu bilen ve hangi kaynaktan nereye sirayet ettiğini anlayan kişidir.
    Türklerin, islam'ı kabulünde de büyük rol oynadığı söylenir ve oba oba gezerek dini anlattığı belirtilir.
    Sen anlattında Mansur, biz anlayabildik mi?
    Sen öldünde Mansur, biz yaşayabildik mi?
    1 ...
  40. 97.
  41. yazdığı şiirler(enel hak) hasebiyle kafirlikle suçlanıp 922 yılında abbasi halifesi tarafından idam ettirilmiş bir şairdir.
    3 ...
  42. 98.
  43. Burası yokluk yurdudur, varlık dünyası değil
    Ararsan aşkı kalbinde ara
    Kudüs'de Mekke'de Hacda değil
    Eğer bir kalb kırarsan
    Hakka eylediğin secde değil
    Aşkın kendisi, uçağı bucağı görünmeyen bir yoldur o yola gireninde dönmeye hakkı yoktur.
    1 ...
  44. 99.
  45. 100.
  46. Ene'l-hakk dediği için Kendisin Tanrı gördüğü iddiasıyla zındık ilan edilmiş ve çarmıha gerilip burnu ve kolları kesilerek öldürülmüştür. Tasavvuf alanında birçok kişiyi etkilemiştir.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük