Küçüklükten beri yaptığım bir eylemdi. Uzun bir süredir bıraktım. ilk yazdığım zaman deftere hal hatır sorduğumu hatırlıyorum. Çocukluk ne güzel şey be valla. Şimdi yazmaya kalksam hep kötü şeyler çıkar. insan mutlu olduğu zaman bir yerlere yazası gelmiyor ki. Ne zaman dert tasa var, ne zaman mutsuz işte o zaman yazmak, içini dökmek istiyor. Gerçi artık günlük yerine sözlüğü kullanır olduk. Onda da dert değil hep goygoy yapıyorum. Aman neyse ne işte.
ne zaman tutsam okunduğu hissine kapıldıgımdan yapamadığım kendimizi takip etmenin, dinlemenin kendimizle baş başa kalmanın en masrafsız yolu. ilkleri güzel günleri duyguları fikirlerimin en ham hallerini zamanla unutmak keyfimi kaçırıyor. bir şeyler değişiyor, değiştiyor ipin ucunu kacırıyoruz dönüp baktıgımızda ne kadar yol almışız kestıremıyoruz belki aynı hatayı defalarca yapıyoruz.
unutmak bazen güzel bazen de değil..
5 sene aralıksız yaptığım eylem. insanın yaptıklarını, düşündüklerini yıllar sonra okuması çok farklı bir durum. insan anlıyor ki hafıza çok tehlikeli bir şey.
bir aralar karar verdiģim olaydır yaşadığım güzel anılari yazayım her gün dedim aylar geçti bir sayfa dolmadı hep kötü anılar o anıları da unutmak istiyorum niye yazayım ki diye düşünüp tutmayı bıraktım.
Çocukken tutardım sonra bir gün annem yazdıklarımı okuyup üzülünce yaktım hepsini. Yazdıklarım, yazamadıklarım belki burada belki de benimle birlikte gömülecek.
Yazmayı öğrendikten hemen sonra başladığım lise bitene kadar sürdürdüğüm alışkanlık idi. Sonra annemin gizli saklı benim günlüklerimi okuduğunu öğrendim hevesim kaçtı.
6dan fazla defter bitirmişimdir 2 tanesi kayıp diğerleri duruyo hala. Arada okuyorum da ne kadar gereksiz şey varsa dert edinmişim kendime diyorum. Çocukluk işte...
TC gençleri ailesi okur diye hiçbir şey yazamadi ya ona yanarım . ilkokulda ben de tutmuştum keşke devamı gelseydi. O ana dönüyorsunuz. Tek derdim hocanın ön sıradaki daha tatlı kızları sevip bizi dislamasiymis. Lan şimdi düşününce baya kötü bir şey yapmışlar be ben de diyorum ilgi kopekligim nerden geliyo
yaşadığımız her şeyi günü gününe yazma hadisesi. biraz disiplin ister. ilk önce günü gününe yazarsanız. sonra bırakırsınız. en azından bende böyle olmuştur.
Günlük değilde önemli olayları yazdığım bir anı defterim var.Ara sıra açıp okurum zihnimi dinç tutmama ve unutmamam gereken dersleri hatırlamama yardımcı oluyor.
ben ilk olarak üniversite yıllarında günlük tutarak yazmaya başlamıştım. yani bu da yaklaşık otuz beş sene öncesiydi. önce günlük olayların bir kaydını, saat düşerek yazmaya başlamıştım. hatta bazen, pazardan ya da marketten aldığım malzemeleri ve fiyatlarını bile yazıyordum. sonra gitgide bu yazılarım güzelleşmeye başladı.
günlüğüme güzel şeyler yazmak hoşuma gitmeye başladı. günlüğüme güzel şeyler yazabilmek için hayatı da güzel yaşamak zorundaydım. bu nedenle hayatımda mümkün olduğu kadar olumsuzluklara takılmamaya, güzellikleri bulmaya ve yaşamaya çabaladım; yani yazılarımla birlikte hayatım da güzelleşmeye başladı.
zaman içerisinde, günlük olayların kaydının yanı sıra, insanlar, olaylar, hayat, hayata ait farklı konular hakkında da yazmaya başladım. sonra yavaş yavaş deneme türünde yazılar yazmaya başladım. sonuçta bugün birkaç kitap çıkaracak kadar deneme yazıları biriktirdim. ve tabii yazmak, hayatımın güzelleşmesine de inanılmaz
olumlu katkılarda bulundu.
Maço erkeklerin yönettiği bir toplumda kimseye haber vermeden ve yakalatmadan yapılması gerekendir.
Erkek iseniz kadın muamelesi görürsünüz, kadınlar zaten bu konularda başlarına geleni size anlatabilirler.. Sonra uyarmadı demeyin. Ya günlük tutmayın ya da özel banka kasasında arşivleyin.