yazmayayım diyorum ama bir yerden sonra insan kendini tutamıyor. kardeşim ikiyüzlülüğün, aptallığın, ahmaklığın bir sınırı yok mu?
kadın 3 asker, 1 bekçi ve 9 vatandaşın ölümünden birinci dereceden sorumlu deniyor, ama devrimciydi halk için hede hödö yapmıştı, barış, kardeşlik, sömürüye son diye cevap geliyor. lan mal mısınız? öldürülmelerine ortak olduğu 13 kişi uzaylı mı, sakat bıraktıkları asker mars'tan mı gelmiş? ondan sonra da 'beni ölümün kıyısına getirdiler, yaşama hakkımı gasp ettiler' diye ajitasyon yap. sen kaç tane insanın yaşama hakkını gasp ettin diye sormazlar mı adama.
hayır mantığa bak; o istediği gibi adam öldürsün, gencecik askeri, polisi de masum vatandaşı da dilediği gibi vursun ama sen onu hapse atınca faşist ol. sonra kanser olup geberdiğinde o insanlık timsali devrim şehidi sen adi katil oluyorsun. oh amına koyayım dünya size güzel.
güler zere için sağa sola yaşama hakkı kutsaldır diye böğürürken, sizin devrimci şiddet benim ise orospu çocukluğu dediğim halttan dolayı öldürdüğü biçarelerin yaşamının kutsallığı umurunuzda mı?
önce takır takır adam öldür, heyo devrim yapcaz diye adam vura vura orgazm ol sonra bir şekilde yakalanınca, ölünce gel burda ağlayıp sızlayarak ezik edebiyatı yap. kafanızın içinde beyin yerine bok mu var sizin?
vallahi bilmiyorum hap filan mı yutuyorsunuz bu hale gelmek için. insan nasıl bu derece kendi çalıp kendi oynar, nasıl bu derece salak olur anlayan beri gelsin. siz ne bok yerseniz yiyin ilerici ve devrimcisiniz, karşınızdakiler ne yaparsa yapsınlar gerici, faşist. mantığınızın da devriminizin de götüne koyayım.
hakkında #6447601 nolu entryi girince eksi yağmuruna tutulmamı sağlamış mahluk. ne çok seveni varmış, gözlerim yaşardı.
hastane çıkışında baktım öyle. tekerlikli sandalyede, ağzında maske. biraz üzüleyim dedim hani insanlık adınaymış(!) ya. üzülemedim, en ufak bir üzüntü duyamadım. zafer işareti yapıyordu neyin zaferiyse bu.
söyliyim neyin zaferi olduğunu. artık terörist olmak suç değil arkadaş. hatta kahramanlık sayılıyor bundan böyle. masumları öldürmek prim yapıyor. "şimdi zaman kötü" derler ya eskiler, hakkaten kötü. otobüste yanınıza oturan adamın terörist çıkma ihtimali beşte bir, üniversitedeki sınıf arkadaşınızın terörist çıkma ihtimali onda bir, kardeşinizin aşık olup evlenmek isteyeceği kişinin terörist çıkma ihtimali yirmide bir.. bunlar gider böyle.
dağlardaki ayıların dahi rahatsız olacağı bu tür mahlukları şehrin içine taşıyan zihniyetle aynı havayı soluyor olmanın üzüntüsü/siniri anlatılamaz.
şerefsizliğin ve şerefsizliğe sahip çıkmanın insanlık sayıldığı zamanlar. yazık..
tekrar bu adını koyamadığım insan görünümlü şeye(!) dönecek olursak; sağlığına kavuştuğunda -kavuşursa eğer- yine aynı pislikleri yapmazsa bir şey bilmiyorum.
türkiye cumhuriyeti'nin, cumhurbaşkanının affedişi ile büyük bir ayıptan temizlenip aklanmasına vesile olmuş kahraman!
sözde hümanist tavırlar ile hayal dünyasında gezenlere gelsin..
bana göre mide bulandırıcı, iğrenç bir katildir. adi bir kasaptan farksızdır. kansermiş, ölüyormuş, acı çekiyormuş.. zerre umrumda değil. bana ne yahu? acı içinde kıvranarak ölsün bana ne? masum insanları öldürmüş bu zevat için üzülecek kadar merhametli değilim. iyi ki de değilim.
hasta diye affetmek nasıl bir mantıktır? ceza caydırmak için vardır. bu mahluk pişman olmuş mu? elbette hayır. eminim ki bugün olsun yine aynı şeyleri yapar, yine masumları öldürür, yine pim çeker, yine silah çeker, yine bomba atar. kanser olması onun özgür olması gerektiği anlamına gelmez, tedavi olması gerektiği anlamına gelir. normal olan budur.
bana böyle insan hakkından bahsetmeyin. bana böyle hümanist anlayışla gelmeyin. bana böyle hukuk demeyin. geri gelecek mi öldürdükleri? insanlık adına affettiğiniz bu zihniyetiniz şehitleri geri getirecek mi?
artık bu saatten sonra duam, hukuk terazisinin asla şaşmayacağı, yapılanın yanına bırakılmayacağı o yüce adaletin karşısında hesap vereceği günün gelmesidir. ben sizin adaletinizi anlamıyorum.
bugün askerlerimiz hala şehit oluyorsa, bu terörist gibilerinin ve bu teröristi destekleyenlerin yüzündendir. bu kadın ne kadar teröristse, destekleyenler, kahraman yapanlar, aynı düşüncedekiler de aynıdır. bu üke sizin gibiler yüzünden refaha çıkamayacak. yoo küfretmeyecem ama ülkemin insanına acıyorum. hainleri aramak için hiç dışarı bakmayın.
öyle bir anlatılıyor ki yaptıkları, sanırsın dağın tepesinde rahmi koç la düello yapmış; asker öldürmüş lan kadın!
sen bana sığ demeye devam et, ama bir çık dolaş memleketi gözünü seveyim öyle sermaye-emek diye yiyip bitirme ortalığı. dünya marx-ricardo-mills ekseninde dönmüyor malesef..
sözlükte ne kadar terör ve terörist destekçisi insan var, onu bize göstermiş mahkum.
iyi bir tetikçi, sevilmesine şaşırmıyorum. ama ölecekse, ölür. ''sayın zere, aldığı kellelerin bedelini ödüyor'' desem çok terbiyesizce bir açıklama olurdu, milyonlar tepki gösterirdi.
o yüzde şöyle diyelim, devrim tutsağı, sizin deyiminizle gerilla, katil, ocak söndüren... şuan aldığı canların bedelini ödüyor.
türkiye cumhuriyeti devleti yüzünden değil, hayat birgün herkese ödetecek diye.
hee şunu da söyleyeyim, tedavisinin dışarıda yapılmaması hukuksal bir hatadır, normalde olmaması gerekir.
ama hukuğun, adaletin amına insan öldürerek binlerce defa koymuş biri için nasıl bir adalet yankısıdır bu?
sen adaletin, hakkın, hukukun içine sıç, kanunları çiğne, insanları öldür. adına da devrim de.
sana yapılınca bu hak mı, hukuk mu?! ağalar paşalar çay bahçelerinde diye ağla. kendi düşen ağlamaz.
canlarım benim ya!..
biz bu mesele için 86 senedir direniyoruz! ne hacısı, ne hocası, ne avrupalısı, ne de teröristi, eşkıyası bizi bölemedi.
direniş bitmeyecekmiş. seninki bitmez de, benimki biter mi ulan?! benim mücadelem emperyalistlerle; kıçınıza don, üstünüze kamuflaj verenlerle.
sen ister polise taş at, ister molotof at. kendine devrimci de, kendini bi sikim zannetmeye devam et.