kendi sarkısını rezil rusva ederek benı saskınlıkdan bayıltan kısılıktır kendisi.
içkili olup olmadığını tartışma konusu olmakla beraber, programın sonunda ümitle beklediğim şarkıda hayal kırıklığı olmuştur.
yapma bunu gülay, yapma.
harika sese sahip, canlı söyleyebilen şarkıcı/türkücü. bu akşamki hatası; genellemeyi sevenler için, karanlık gecenin ortasında gün doğurmuştur. zira kendi sunduğu ve canlı türküler söylediği bir programı bile bulunmakta.*
edit: gaza gelip de entrymi kötüleyen sazan arkadaşlarıma aşağıdaki videoyu armağan ediyorum.
neden bu kadar sevildiğini ve tutulduğunu bir türlü anlamlandıramadığım ne göze ne kulağa hitap eden sanatçı. eğer biraz geometri bilgim varsa bunu çok rahat iddia edebilirim ki; gülayın bir kolunun çapı kafasının çapından büyüktür. böylece göz zevki elendi. ayrıca bu sanatçımız sesi ve yorumuyla "sarı gelin" türküsünün de içine etmiştir. bu sebepten (bunun gibi bi ton örneği albümde bulabilirsiniz hepsini verip rencide etmemek amacım) kulak zevkide gitti. pohpohlanmış bir isimden geriye ne kaldı??...
türküleri çok sevmemesine rağmen son günlerde kendi bestelerini okyamamaktan muzdarip olan yorum sanatçısıdır. sesi bana hep kısıkmış gibi gelse de etkileyicidir.
sesindeki hüzünden midir, buğulu gözlerinden midir bilemiyorum ama; insanda ağlama isteği uyandıran bir şarkıcı. onun dilinde cana gelen şarkılar hep bir yaşanmışlık duygusu taşır, hep sizi mazilere sürükler. neden ki?...
universite yillarimin ve sonrasinin vazgecilmezi, kadife sesli sanatci,..ellerini cekip benden'le beni her seferinde aglatabilen kadin.. (bkz: bu kadar da guzel soylenmez ki)
ayrica,
gitme gonul, otesi yok,
ask bu koyun son duragi.. derken sesini titretmeleri, gulden karabocek'i andiran, dinlemekten hic bikmayacagimi dusundugum sanatci.
doğu akdeniz üniversitesi'nde eğitimini tamamlamış enteresan şahsiyet. bize müzik tarihi veren kendisinin de çok sevdiği amerikan hocamızı (bkz: thomas svatos) ziyarete geldiğinde konuştuğu ingilizcesiyle bizleri kendisine hayran bırakmıştır. ingilizce bilen türkücüdür. ayrıca yunus emre klasiklerini jazz şeklinde söylediği bir albümü vardır. kendisi televizyonda çıkmaktan nefret ettiği ve sisteme karşı olduğundan kesinlikle televizyonda klip yayınlamamaktadır. kendisiyle aramızda ufakda olsa bir tartışma geçmiş ve bana büyük olasılıkla kıl kapmıştır. bayana albümünde herkese teşekkür ettiği halde neden thomas'a teşekkür etmediğini sordum oda beni ufak kaçamak cümlelerle ortamdan postaladı. ama iyi bir insan. ki televizyon camiasıyla ilgili düşüncelerini duyunca daha da çok ısındım.