türk erkeklerinin yüzde 35'nin kendilerine özgü sebeplerden dolayı eşlerine ya da sevgililerine alamadıkları ve bu yüzdende hep "loser" olarak kalmalarının yegane sebebi olan naif canlı...
anavatanı anadolu ve asya ülkeleri olan gül, türklerin milli çiçeği sayılır. gülün aşkı, umudu ve ihtirası simgelediğine inanılır. çiçeklerinin kokusu ve güzelliği nedeniyle çiçeklerin kraliçesi olarak kabul edilmektedir. gül uzun ömürlü, çalı formunda, yarı odunsu bir bitkidir. dikildiği yıldan itibaren hemen çiçeklenir ve güzelliğini gösterir. bahçe düzenlemesinin en önemli çiçeklerinden olan güller saksı ve kaplar içinde balkon süslemesinde de kullanılır.
dekorasyon ve süs bitkisi olmasının yanında endüstriyel amaçlı olarak da gül tarımı yapılmaktadır. türkiye nin gül diyarı olarak bilinen ısparta ve burdur civarında gül tarımı ve gülyağı sanatının 120 yıllık bir geçmişi vardır. burada üretilen güllerden elde edilen gülyağı ve gül suyu yöreye önemli bir gelir sağlamaktadır.
doğu mitolojisinde gül sevgiyi, tasavvuf inancında ise ilahi güzelliği temsil eder. gül edebiyatta da bir çok yazar ve şaire esin kaynağı olmuş, bu konuda sayısız şiir ve öykü yazılmıştır. halk arasındaki inanışa göre kırmızı gül sevgiyi, pembe gül zerafet ve inceliği, sarı gül arkadaşlık ve neşeyi, beyaz gül saflık ve gizemi temsil etmektedir.
ve tekrar etmek istedim;
"gül dedi bülbül güle, gül gülmedi gitti, gül bülbüle bülbül güle yar olmadı gitti"
bütün çiçeklerin renkleri, bir tek gül vardır ki onun rengini gizlemek içindir. yine bütün çiçeklerin kokuları da bir tek gül vardır ki, onun kokusunu gizlemek içindir....
Bir ülke varmış eskiden. Ve bu ülkede hiç ama hiç kırmızı gül yokmuş, bütün güller beyaz renkteymiş. Bir de birbirini çok seven bir kız ve bir delikanlı varmış... Birbirlerine çok yakışıyorlarmış. Kız çok güzel, delikanlı ise çok yakışıklıymış. Delikanlı bu kız için her şeyi yaparmış.kız ise bir şart koymuş ortaya: “bana kırmızı renkte bir gül getirirsen seninle evlenirim.”demiş.
Delikanlı çok üzülmüş bu şarta, çünkü hiç kırmızı gül yokmuş bu ülkede. Beyaz güllerle dolu bir bahçeye gitmiş, aramış ama yok sonra oradaki bir bülbüle derdini yanmış. Bülbül dinlemiş genci ve en sonunda üzülme delikanlı,yarın buraya aynı saatte gel, kırmızı bir gül göreceksin... “Onu al kıza götür, evlenin mutlu olun. Sen onu çok seviyorsun mutluluk hakkın.”demiş. Çocuk buruk halde ayrılmış oradan. Ertesi gün bahçeye gitmiş koskoca bahçe beyaz güllerle dolu yalnızca en ortada kıpkırmızı bir gül!!! Delikanlı biraz şaşkın, biraz heyecanlı, biraz mutlu koşup gitmiş gülün yanına... Ama gördüğüne gerçekten çok üzülmüş. Bülbül yerde, kendini dikeniyle öldürmüş olduğu gülün hemen dibinde cansız yatıyormuş. Delikanlı kendisinin mutluluğu için, bülbülün kanıyla boyadığı kırmızı gülü alıp kızın yanına gitmiş. Kız arzusu gerçekleştiği için çok sevinmiş ve kendisine kırmızı bir gül getiren delikanlıyla evlenmeyi kabul etmiş. Ama delikanlı benimle evlenebilmen için bülbülün ölmesi mi gerekiyordu diyerek oradan ayrılmış ve bir daha da hiç dönmemiş.
GÜLÜMSEYiN, YARIN DÜNDEN GÜZEL OLACAK SÖZ
ÜZÜLMEYiN SEVENLER iLAÇ OLACAK SÖZ
BEBEK DOĞAR iNSAN SEViNiR
GÜNEŞ DOĞAR ÇiÇEK SEViNiR
ZAMAN HERŞEYi ÇÖZER
KÜSKÜNLÜK BiTER
BiTMEZSE EĞER
HÜZÜNLENiN AĞLAMAK GÜZEL
SESSiZLiĞiNi YEN PAYLAŞMAK GÜZEL
ZAMAN HER ŞEYi ÇÖZER
KÜSKÜNLÜK BiTER
BiTMEZSE EĞER
SEN GÜL GEÇ SEV YETER
KADERE iNAT SEN HEP GÜL YETER
ÜZÜLMEYiN KARA GÜN GEÇER
BEMBEYAZ GÜNLER HEP BiZi BEKLER
GÜLÜMSEYiN, YARIN BUNDAN GÜZEL OLACAK SÖZ
ÜZÜLMEYiN, SEVENLER iLAÇ OLACAK
BEBEK DOĞAR iNSAN SEViNiR
GÜNEŞ DOĞAR ÇiÇEK SEViNiR
ZAMAN HERŞEYi ÇÖZER
KÜSKÜNLÜK BiTER
BiTMEZSE EĞER SEN GÜL GEÇ SEV YETER
KADERE iNAT HEP GÜL SEN YETER
ÜZÜLMEYiN KARA GÜN GEÇER
BEMBEYAZ DÜNLER HEP BiZi BEKLER GÜL ...
"ırmağımızı ateşe salar semender tıynetan-ı aşk / gül yanlış kokarsa, tuz yakaya takılır / ... / bize yapılanları gördüm, hepsini / gül yanlış kokarsa, tuz yakaya takılır." *
zor zamanlardır gülün yanlış koktuğu zamanlar.
bir de çabuk solar gül, her mevsim açmasına rağmen. ve elbette ki dikenleri yetmez acıtmaya. sonra, ararsın ararsın, bir tane siyah gül bulamazsın. oysa bilirsin bir yerlerde vardır. defter aralarında kurutulmak gibi bir kaderi vardır bir de. tüm bunların üstüne bir de öldüğü mevsim, ipekböceklerinin kelebek olduğu mevsimdir. kötü kaderse, alası vardır gülde, bülbülünki mızmızlıktır. tüm senaryolar uydurmadır, gerçek hayatla, kişilerle ya da olaylarla hiçbir ilişkisi yoktur.
tek basına paket yapıldıgında * itici olan ancak dev bir bukette enfes olan çiçek. bi de yesili mavisi var ki hiç dogal görünmüyor. kurutuldugunda da gayet sık bir aksesuar olur.
bülbülün sevgilisi. gül dikenini bülbülün kalbine saplar. sabaha kadar da ay ışığında kanını emer. böylece kızarır. kırmızı gülün renginin bübülün kanndan aldığı mazmunu divan edebiyatında sıkça kullanılır. ayrıca gül güzelliliğiyle Allah, bülbül ise sürekli acı acı öttüğü için insandır.
Müslümanlar gül kokusunun peygamberlerinin kokusundan geldiğini kabul ederler ve peygamberleriyle yoğun sevgi bağı olan kişilerin dahi gül koktuğuna inanırlar. islam sanatında gül çoğunlukla peygamberi simgeler. Bu yüzden çoğu islami eserde güle ayrı bir değer verilmiştir.