bursaspor'a kaybedilen maçta büyük bi kısmına sakat devam etmiş ısralara rağmen değiştirlmemiş yinede elinden geleni yapmış maç sonu taraftar tarafndan lugano dışında protesto edilmeyen 2. futbolcudur...
Bursa'lı sağ bek. Aslında yolspor da parlamıştır. Yerel gazetelerin demecine göre bundan 7-8 yıl evvel dönemin bursaspor yönetimi (bilin bakalım kimlerdi), teknik kadrosu sevgili gökhan gönül'ü beğenmeyip(!) geri yollamışlardır. (bkz: stephan appiah'ı beğenmeyip kingston'ı beğenen zihniyet) , babasınında hala setbaşında terzi dükkanı vardır. Ayrıca bir de erkek kardeşe sahiptir. çok benzerler.
editto: 1) esek kafali ya uyarısı için teşekkürler; kuaför de olabilir babası. bi gidip bakmak lazım .
2) galiba setbaşında da değil :)
fenerbahçe ve milli takımın başarılı sağ beki/sağ açığı. nereye koyarsan koy oynuyor. sen koymasan o yine oynuyor, oynamayanlar yerine. (bkz: koçum benim)!
25 ocak 2009 fenerbahce trabzonspor maci'nda kendisi için söylenen övgüleri bile gölgede bırakabilen ve onu sahada görmekten keyif aldığım nadir futbolcu, ayrıca dünyanın en iyi sağ kanadıdır...
bazı maçlar sağ açık olacak önündeki salakların maç içinde kaybolması; bazı maçlar da aragonesin sağ açıksız kadro kurması sebebiyle her maç 100 metrelik alanda oynamak zorunda kalan fedakar.
canını dişine takarak oynayan, 90 dakika boyunca durmadan, bıkmadan, usanmadan giydiği formanın hakkını vermek için çabalayan, yenilgiyi kabullenmeyen yapısıyla tuncay şanlı'yı saraçoğlu ahalisine anımsatan futbolcu.
gelisimini biraz da fenerbahce'nin boktan durumuna borclu fevkalade futbolcu. nitekim, orta sahanin saginda oynamakla gorevli deivid de souza'nin devamli iceriye kacmasi, colin kazim'in ise on macin birinde parlayip, digerlerinde pasifligin doruklarinda dolasan formu gokhan'in futbolunu ofansif olarak inanilmaz gelistirmistir, zira kendisini 2 kisilik oynamak zorunda hissediyor cocukcagiz. yukaridaki iki ismin defansa sadece baraj kuruldugunda ya da su icme, penalti sonrasi hakeme itiraz gibi sebeplerle geldigini varsayarsak, gokhan'in defansif yonu ile de alakali fikir sahibi olmus oluruz.
velhasil kelam, profesyonelliginden taviz vermeyip sadece futbolunu gelistirmeye odaklanirsa, 2-3 sene icinde buyuk bir klube gidecegi fikrinde ve dilegindeyim.
sürekli sorumluluk almak zorunda bırakılan genç. milli takımın önümüzdeki 10 yılının değişmez sağ bekidir kendisi. gelin görün ki fenerbahçe'de adamın başına gelmeyen kalmadı.
her maç oluyor bu sahne anlatıcam şimdi. kendi sol kanadında kısa paslar yapan fenerbahçe, birden oyunu açıyor ve sağa bu kardeşimize doğru top atılıyor. gökhan topu kontrol ediyor önüne bakıyor, kimse gelmemiş. yana bakıyor josico efendi bırakın gökhan'a yaklaşmayı dalmış seyrediyor direkt. ne yapsın bu çocuk şimdi o topu? skerim böle işi diyerek geri vereceğine sorumluluk alıyor, dikine oynayıp adam geçmeye çalışıyor. 2. adamı geçiyor hala kimse gelmiyor çocuğa yardıma, bir allah'ın kulu boşa çıkıp top istemiyor. sağ bekin ard arda 2-3 çalım atmak zorunda bırakıldığı bir avrupa takımı duydunuz mu siz? daniel alves, bosingwa gibi adamlar takımlarında topu aldıklarında 2-3 kişi boşa çıkıyor birden. adamlar da oynuyorlar. bu çocuk en az onlar kadar yetenekli ama kimse yaklaşmayınca mecbur top sürmek zorunda kalıyor ve haliyle top kaybı yapabiliyor. sonra birileri çıkıp "vay efendim eski gökhan'dan eser yok"... ulan eski fenerbahçe'den eser var mı ki gökhan'dan olsun?
demem odur ki bu kardeşimizin kıymetini bilmeliyiz. aragones alex'e uyguladığı tarifeyi gökhan'a da uyguluyor takıma aşılayamadığı yardımlaşma ile. inanıyorum geçen seneki fenerbahçe gibi doğru düzgün yardımlaşarak futbol oynayan bir takımda bu çocuk daha da parlayacak. yolu açık olur inşallah.
böylesine bir porto maçından sonra başlığına bir şey yazılmaması ilginç kaçmış. oynadığı her maçta takımı için kendini adeta parçalıyor bu hırs küpü adam. şu anda arda turan ile beraber türk futbolunun umudu olarak gördüğüm adamdır bu, bu gece bütün fenerbahçe'nin porto karşısında sapır sapır dökülmesine aldırmadan elinden ve yüreğinden gelen her şeyi yaptı ve şahsımdan büyük bir alkışı haketti. zaten maçtan sonraki yüz ifadesi de "sikeyim böyle işi arkadaş, ben tek başıma napayım porto'ya karşı" der gibiydi. türk futbolunun tribünlere el kol yapan biblo topçulardan ziyade böyle yüreğini ortaya koyabilecek futbolcular yetiştirmesi lazım... iki kelimeyle: (bkz: helal olsun)
dünkü maçta hem fenerbahçe hem de milli takım için umut vaat eden bir performans sergilemiş sağ kanat oyuncusu. elinden geleni yaptı, yeniden milli takıma göz kırpmaya başladı.
inanılmaz formsuz futbolcu. ayakta duramıyor, orta açamıyor, alelade paslar atıyor ileri doğru, adamları çalıma dizen gökhan yok. şimdi sakatlık falan diyecekler, ben de gece hayatı diyeceğim. lamborghini ile...