Türce değil Türkçedir o. Ayrıca amoralist ılımlı davranmaya başladı. Bir yancıya yakışan, şimdi senin de ılımlı davranacak olmandır. Patronundan bağımsız hareket etmen kabul edilemez. Bu arada amoralist'in açtığı son 2 başlığı up'lamadın, sanırım frameden biraz aşağıya düşünce yapıyorsunuz. iyi tezgah.
bir ara uzun öz mahlas altı yazıp kaybolmuştu. hatırladığım kadarıyla o'nu kırdım bunu üzdüm minvalinde bir yazıydı.
şimdi efendi olmuş.
tebriks. konfeti. iki ters bir düz smiley.
Kafam matiz moruk, sorunu elbette cevaplayacağım ancak akademik bir dile girmeden. Medya Ve toplumsal hafıza dersi almıştım çok şükür, bireysel ve toplumsal hafızaya dair bildiğim çok şey olduğu için soruna ışık tutacağım.
Bize bu kadar ıvır zıvırı öğretmeden önce temel bazı şeylere girmişlerdi. Zaman, mekan, hafıza, Meta, metalarda biriken ve saklanan hatıralar vs.
Bir mekana dair hatırlanan en yoğun şey, o mekana zaman çerçevesinde ilk girilen an'da göze çarpan ilk eşya, meta ya da nesnedir. ilk defa girdiğin bir binada gözün rutubet çatlaklarına takıldıysa, o binada çok uzun zaman geçirsen bile, seneler sonra hatırlayacağın ilk şey o rutubet çatlağı olacaktır. Yani hafızayı içselleştiren yine senin hafıza reaksiyonunun ta kendisidir. Aslında bu ders anlatıldığında bana o kadar sikko geliyordu ki; ne zaman hoca bunlardan bahsettiğinde o binaya girdiğimde gördüğüm ilk şeyin duvardaki delik olduğunu Ve artık her girişimde gözümün o deliğe çarptığını hatırlamıştım, işte o zaman dinlemeye başlamıştım o sikko dediğim muhabbetleri. Sana bunu yazarken dahi gözümün önüne gelen o kocaman binada ilk önce o deliği hatırlıyorum, sonra üst katlara çıkıyorum. Sıklığını sormuşsun, 'bu döngüyü yaşadığın her an' olarak cevaplayabilirim.