kendisine 'istanbul 2008 aşk kataloğu' getirecem gelirken, baksın!! baksın ki o büyük aşkların küçük fiyatları karşısında her gün birine aşık olmanın mutluluğunu yaşasın.
yazın gelmesiyle istanbul sezon kapatıyor yigen, fiyatlar sudan ucuz, hatta ffm de damping bile yapmışlar.
aşk mı? aşk, doların ytl karşısındaki kaybettiği değerdir!
hayat karşısındaki asil ve güçlü duruşundan taviz vermemesi gereken değerli dost. elbette her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir, karşımıza küçüklü büyüklü sorunlar çıkabilir ancak her zaman moral seviyemizi yüksek tutup güneşe bakmalıyız. *
yahu o destan gibi entry'i nasıl oldu da bir dakikada okumayı başardın ve iyi oyladın feci merak ediyorum.
isme oy vermek desem, ne faydası olacak bana bunun?
seri eksi oy veren ibne'mi tanıyorum, eskiden o da melek'imdi de sen nerden çıktın? bi ses et bakayım. mutluluk belki de bir mesaj kadar uzağımızda... *
6 mayıs'ta kendisiyle tanışmayı umut ettiğim yazar. doğum günüymüş bugün, kutlu olsun diyoruz. penceresine boncuktan bir kuş gönderiyor*, çiğ köftelerinin tadına bakmayı heyecanla bekliyoruz.
gecenlerde yaptığımız katalog tanıtımının işe yaradığı yazar, haberleri geliyor, olum ne varsa türkçe bilenlerde var ne işin olur norveç morveç takılıyorsun dedim, vucud dilimizle anlaşıyoruz abi dedi. vucut değilmiydi o dedim, o 't' yi siktim öldü dedi.
3. nesil silik organizatör. silik bir yazarın düzenleyeceği zirveye gitmek için elimden geleni yapacağım. gerçi kendisi de gelemeyebilirmiş ama, olsun. organizatörsüz bir zirve görmüş oluruz hem, fena mı?
Norveçceyi vücud dili, şey yani ana dili gibi konuşuyor. Eee ben dedim sana, hatun kısmı her şeyi yaptırır adama. ingilizce de iş yok zaten, iyi oldu norveçce. * Vücut demeye korkuyorum. tamam sen haklısın, vücud. t'yi ne yaptığını da bir daha söyleme. çok ayıp.. *
alışamadım bu sıcak ve nemli coğrafyaya. alışamadım ama değiştim çok, hem de hiç olmadığı kadar çok...
hani şans olsa, küçük bir kelebek etkisi veya. dokunabilsem bir şeylere, sadece dokunabilsem... sonra olsa yine olan. bazen olan, olması gerekendir aslında.
bir gün oturmuş içmişim yine. eskisi gibi de içmiyorum artık... bir şarkı duymuşum, içim acımış. yolda yürürken aynı şarkıyı duymaktan farksız bu da umay abla...
hayaller kırılınca, hayata küsmek yerine yeni hayaller kurmak gerekmiş, öğredim. öğrendim de alışamadım ki. bir gün, sadece bir tek an, aklına geldiğim oldu mu? hani bırakıp gidişini düşündün mü? canlandı mı hiç gözünün önünde, ruhumun un ufak oluşu... hiç tanımadığın insanlara bile, beni anlattın mı?
gündüz termometrelerin 50 dereceyi gösterdiği bu kentte, geceler bu kadar soğuk olmasaydı, özlemeyecektim. sahiden gelmeyecektin belki de aklıma...
iki yıla yakın bir süredir uludağ sözlük yazarıdır. yazarlığı süresince adam gibi atılan hiçbir özel mesaja cevap vermemişliği yoktur. lakin son bir kaç ay içinde (-ki bu dönemde silik durumdaydım) atılan mesajlara maalesef cevap veremedim.
müneccim değiliz ya a.mına koyyim, silik adam nerden bilsin kimin ne mesaj attığını!
kızdırdınız bak yine beni. ne düşünürseniz düşünün lan, hoşgeldim tekrar...
üzgün, ama umutlu. sözlüktekinin aksine, dünyadaki yeni nesillerden umutlu.
düşünmeyi, empati kurmayı, birazcık da olsa insan olmayı öğrenecekler. çocuğum düşünecek, onun çocuğu da! büyüyünce ne olacaksın sorusuna, insan diyecekler. sadece insan!
yaklasik 50 kisinin aleyhine yapilmis bir nick alti entry saldirisinda olumlu bir sey ile tanimlanan tek yazardir. bakin farkli farkli yerlerden, farkli farkli kisiliklere sahip yaklasik 50 kisi. hepsi kotu, hepsi kaka.
ama bu yazarimiza o kisiligi de hesabi da "fake" kisi tarafindan yazilan: "sozlukteki en has adam!" tandansli bir yazi. ve bu adam da benim kim oldugundan emin oldugum kisinin en yakin dostlarindan biri. -veya akrabasi, umrumda degil- simdi usenmemis kalkmis bana 1 sayfa yazi yazmis. arkadaslarim bana yazdigini okudu, ben ise sadece basini ve sonunu okudum gerisini okumadim. bu yazarin kendisine "skik" demedim, hic bi zaman da demem; zira kendisiyle hicbir problememimiz olmamisti bugune kadar. ama en yakin dostu * hem silik, hem de skiktir. biline.
en yakın arkadaşı ile, -ki kendisi kuzenimdir, saygıdan dayı derim, abi derim, baba derim- hazır ramazan da başlamadan içmeye niyetlenmiştir.
oturup daha iki duble atmadan, paranoyası tavan yapmış, oturduğu bilgisayar sandelyesi oturmaktan götüne yapışmış birinin yüzünden hevesi kursağında kalmış, muhabbeti bırakmış, beşiktaş maçını bırakmış, mına kodumun sözlüğüne girmiştir.
olm çıkın biraz hava alın lan, insan görün lan! diye de tavsiyeleri mevcut sözlük yazarlarına.
her neyse kaldığımız yerden devam diyoruz. sağlığınıza...
edit: bu arada katolik imam seferoglu suphi ye selamlar. feyk falan ama, harbiden doğru demiş. yeni bir feyk alıp, bana ulaşmasını şiddetle tavsiye ediyorum. sözlük içinde, ensest ilişki sevenler hakkında da bilgiler vereceğim kendisine...