+ bu okulu kazanacakların hepsi de benim gibi yoksul çocuklarımı anne, onu da öğrendin mi?
öyle ya yoksul çocukları ki parasız yatılı için imtihan oluyorlar.
öyleyse ben burayı kazanırım üzülme, sınavı pekiyiyle bitiririm.
artık burada da arkadaşlarım olur, haftada iki gün sen hastahaneden ben okuldan çıkıp eve döneriz.
sana da konuk günlerinde bakkal bisküvisi alırım.
sınavların yapıldığı okul karşı yöne düşüyordu, yeniden geçtiler caddeyi ürke ürke. ara sokaktan yürüdüler, yüksek bir duvarın yanındaki kapıda durdular. okulun öğrenci giriş kapısıydı bu. içerden uğultular geliyordu, yağmur taş duvarların arasından çıkan aykırı yeşilleri parlatmıştı.
-bizden de erken gelenler olmuş, geç meç kalmış olmayalım?
hademe giyimli bir kadın, onlara doğru yürüdü taşlı yoldan.
bezgin, alışık bakışlarıyla anne kızın üstünden dışarda bir şeye bakıyordu.
anne saygılı sordu;
-geciktik mi acaba, çocukların çoğu gelmiş.
hademe kadın ilgisiz cevap verdi;
- parasız yatılı imtihanların çocukları hep erken gelir, hiç gecikmezler...**
işte bizim rumeli kitabı ile tito sonrası parçalanan yugoslavya coğrafyasını pek güzel anlatan yazar. füruzan hanım eğitimin insan doğasındaki vahşiliği yok etmek için yeterli olmadığını bütün çıplaklığı ile gözler önüne sermiş.
47'liler adlı romanı 12 mart dönemini anlatmaktadır. Roman, cumhuriyetçi aydınlanma ile devrimci solcu fikirlerin çatışmasını ele alır. Lakin fazla romantize adilmiş bir romandır. Cumhuriyetçi aydınlanmayı ne kadar ittiyse devrimci solculuğuda o kadar idealize etmiştir. Kitapla ilgili, cemil meriç kitabın bir "kabus" olduğundan kuşaklar arası düşmanlık yaratacak, derken; murat belge ise füruzan'ın insanları tanıdığını fakat politik hayat içinde tanıyamadığı söylemektedir. Füruzan'ın ilk kitabı parasız yatılı ise beğendiğim bir öykü kitabıdır. insanları, gözlemleri "iyi" olduğunu düşündüğüm bir yazar füruzan.
cemal süreya'nın "yahu sen artık öykü yazsana" cümlesi üzerine "ölmüş bir kadının evrak-ı metrukesi" ni yazıp şaire okutmuş onun da desteğiyle "yeni dergi" de ilk öyküleri yayınlanmıştır. parasız yatılı adlı eseriyle 1972'de sait faik hikaye armağanını kazanmıştır. "benim sinemalarım" adlı öyküsünün sinema uyarlamasıyla kamera arkasına geçmiş ve ilk yönetmenlik deneyimini edinmiştir. "ah güzel istanbul" ve "gecenin öteki yüzü" sinemaya uyarlanan diğer hikayeleridir.
hayatın içinde kaybolmuş ya da göçmen ruhlu herkese öykülerinin kapısı ardına kadar açıktır. tavsiye olunur.
47'liler
benim sinemalarım
kuşatma
benim güzel sinemalarım
redife'ye güzelleme
sevda dolu bir yaz
parasız yatılı
kitaplarından bazıları olmakla beraber, 47'liler romanıyla Türk Edebiyatı'nın tam orta yerinde durup, avazı çıktığı kadar bağırmaktadır.
edebiyatımızın modernist sanatçılarındandır. ele aldığı kişilerin dünyasını, toplumsal konumlarından soyutlamadan gözlemden yola çıkıp ayrıntıları işleyerek yansıtmıştır. öykü, roman, gezi, oyun, çocuk kitabı, şiir türlerinde yapıtları vardır.
Kadını, göçmenliği, ruh asaletini en güzel anlatan yazarlardan biridir. Kendisiyle aynı ülkeden olduğum için bile mutluluk duyarım.
Benim Sinemalarım, Gecenin Öteki Yüzü gibi öyküleri sinemaya uyarlandı.
Berlin'in Nar Çiçeği ve Balkan Yolculuğu da "işte yazar" dedirtecek kalitede kitaplardır.
Ayla Kutlu, Sevgi Soysal ile birlikten en sevdiğim kadın yazarlardandır.
Kısacası iyi ki var be kardeşim!