fuzulî, hem boş, gereksiz anlamına hem de çok fazıl, bilgili olgun anlamına gelmektedir. bu mahlası almasının sebebi diğer şairlerin kötü anlamlı bu mahlası kullanmak istemeyeceklerini düşünmesidir. ancak o kadar büyük bir şairdir ki kendi şiirlerini ve adını taklit eden başka şairlerden kurtulamamıştır.
Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
şeklindeki muhteşem beytin sahibi olan, Divan edebiyatının büyük sanatkârı.
Yukarıdaki beyitini çok severim. Türkiye Türkçesiyle çevirisi şöyledir:
''Gönül kuşunun yuvası, (sevgilinin) darmadağın saçlarının arasındadır
Ey peri gibi güzel sevgili! Nerede olursam olayım, gönlüm hep senin yanındadır.''
Divan şiirinde gönül bir kuşa benzetilir. Bu gönül kuşu, sevgiliye deli gibi kapıldıktan sonra, onun hep yanında bulunmak ister. Bu gönül kuşunun ayağı sevgilinin saçlarına takılır. Dolayısıyla aşığın gönlü, kendisi nerede olursa olsun, bundan sonra hep sevgilinin yanında olacaktır. Gerçekten de öyle değil mi? Gönlümüzü vicdansızın tekine kaptırıyoruz. Gönül kuşumuzun ayağı, vicdansızın birinin saçlarının arasına takılıyor. Sonra neden unutamıyoruz, neden aklımızdan çıkartamıyoruz diye çıldırıp duruyoruz. Fuzuli üstad nedenini olağanüstü güzellikte söylemiş işte, üstüne laf olmaz.
Divan şairlerinin, şiirlerinde kendi asıl isimlerinin yerine birer mahlas kullandıkları malumdur. Asıl ismi Mehmed olan şairimiz de bu geleneğe uyarak Fuzuli mahlasını alır. Fuzuli’nin manası ‘Boşboğaz, kendini ilgilendirmeyen konulara karışan’ manasındadır. Halk dilindeki Fodul buradan gelir. Şair böyle bir ismi neden seçtiğini Farsça divanının önsözünde izah eder 'Bir mahlas almam gerekiyordu. Şiire yeni başladığım zamanlar günlerce mahlas olarak üzerinde düşündüm, aldığım her mahlasa bir müddet sonra bir ortak çıktığı için yeni bir mahlas alıyordum. Fuzuli mahlasını seçtim. Bu lakaba kimsenin tutmayacağını bildiğim için ortaklık endişesinden kurtuldum' diyor.
'sevgilisiz bahar gelmiş, gelmemiş ne fark eder ki?
baharda bile benim gibi inleyen bübüllerin olduğunu gördüm.'
(gamlı günümde hasta gönlümden kılıç gibi keskin olan bakışını esirgeme; zira karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.)
edit: ölüm zamanı şeytan insana imanı karşılığında su vermeyi teklif eder bu inanç gereği ölmekte olan insanın ağzına su dökülür işte fuzuli burada sevgilinin sert bakışlarını ölüm anında kişinin ağzına dökülen suya benzetmektedir.
"derdime vakıf değil canan, beni handan bilir.
hakkı vardır şâd olanlar, herkesi şâddan bilir.
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
çektiğim âlâmı bir ben bir de Allah bilir."