(#33439974) bu yazıya aynen katılıyorum, makineyi elime alıp kurs kurs gezen biri olarak. Bu konu da tek istediğim var Mardin gibi bi şehri fotoğrafçı gözüyle görmek. Şimdi değil ama belki bir gün görürüm.
Sanat mıdır, değil midir? Bu sorunun cevabını uzun zamandır düşünüyorum ama bi sonuca varamıyorum. Sanat eşsiz olmalıdır, tekrar edilemez. Sanatta gerçeklik birebir aktarılmaz, içerisinde ruh ve duygu vardır. Sanatın bu özellikleri fotoğrafçılıkta bulunmuyor.
Ayrıca fotoğrafın çok hızlı yaşanan modern hayata uyma mantığıyla ortaya çıktığını düşünüyorum. Eskiden insanlar manzarayı veya portreyi ölümsüzleştirmek için sanatçılar çağırtıp o anı resmetmeleri için paralar öderlermiş. Resmetmek de uzun zaman alırmış. Bu yükten kurtulmak için ve işleri hızlandırmak için fotoğrafın ortaya çıktığını düşünüyorum.
Amma velakin bazı fotoğraflar var ki ulan bu sanat be diyorsun, yine bi sonuca varamıyorsun.
Hala kafam karışık.
Hobi olarak 4 yıldır yaptığım eylem. Boşuna kamera alıyorsun telefonla da çekiliyor diyen arkadaşlarınıza hiç takmayın veya sen fotoğrafçısın benim fotoğrafımı çek diyenleri de takmayın. Kesinlikle çok zevklidir. Dışarı çıkarsınız tek başınıza gezerek veya daha önceden planlı bir şekilde dışarı çıkarak fotoğrafları çekersiniz. Bu fotoğrafları benim gibi blog açıp atabilirsiniz veya instagrama atarsınız. Tekniklerini öğrenmek kısa sürer ama mükemmel fotoğrafı çektiğinize inanmazsınız hep daha iyisi olduğunu biliyorsunuzdur. Ayrıca Makine olarak sony önerimdir.
yemek fotoğrafçılığını hobi olarak yapmak istediğim belki sonrasın da ciddi bir iş olarak para kazanmak istediğim meslektir. ay belki bu konu da yardım edebilecek birileri vardır.
Zamanın da kimsenin elinde zik gibi makine yokken yarı profesyonel makine ile merak saldıgim bi hobi idi ne zaman makineler ayağa düştü mertlik bozuldu 18-55 lensle oto modda çekip yapıp fotocuyum diyenlermi dersiniz hafıza kartının dolduğunu bilmeyecek kadar cahil olup makinem bozuldu diyenlerimi.
sadece tuşa basıp fotoğraf çekmek değildir, ortaya özgün bir görsel çıkartmaktır.
asıl beceri renk bilgisi, color correction ve karanlık oda (şimdilerde post fx yazılımları) kısmında kendini gösterir. makinaya binlerce lira bayılıp sağı solu çeken angutlar ile fotoğraf sanatını sadece tuşa basmak sanan sığ kafalılar anlamaz.
ilgimi çeken bir sanat. ilkokul-lise çağında hep ilgimi çekti hala da çekiyor. Hepimiz fotoğraf çekiyoruz fakat bizim çektiklerimiz fazla fazla amatör ve kalitesiz. Hem telefondan çekiyoruz hem ışık, konsantre ve daha birçok şeyin hiçbirini ayarlayamıyoruz. Fotoğraf çekmekle en azından hobi olarak ilgilenmek istiyorum. Bunu nasıl yapabileceğim, nasıl kaliteli fotoğraflar çekebileceğim konusunda beni yönlendirebilecek arkadaşlar bekliyorum.
Kendini fotoğrafçıdan sayan bazı kimselerin abarttıkça Abarttıkları sanat dalıdır.
Neymiş efendim, fotoğrafçılık ele ayağa, çoluğa çocuğa düşmüş..
Neymiş efendim, eline telefon alan dijital makina alan fotoğrafçıyım diye geziyormuş..
Neymiş efendim, iso bilmek lazımmış karanlık odaya girmek lazımmış da falan da filan da..bıdı bıdı bıdı..
Allah aşkına biz siz mi biliyorsunuz fotoğraf çekmeyi?
Madem sanatçısınız, bi' işiniz küçümseyip aşağılamak mı?
Sanki herkes fotoğraf çekince sizin makinanız devre dışı mı kalıyor?
Nasıl ülke burası anlamak zor..
Kitap okuyan, başka okuyan olmasın ister, okuyanların okuduklarını beğenmez topa tutar. Okumazsın okumuyor derler..
Sinemacılar birbirini yer onun çektiği film mi, yaptığı sanat mı diye..
Spor dünyası deseniz yine aynı kafa, beş para etmez eski hakem bozuntuları çıkar, ne bok olduğunu bildiğimiz eski oyuncular çıkar maç yorumlar. Böyle olmaz der..
Nedir bu tekelcilik Sevdası anlamak zor..
Ulan insan sanat dalını kıskanır mı?
Bu Nasıl bir kafa?
Tabi güya kendiniz iki iso ayarı bi' enstantane, bi kaç pozlama ayarı yapıyorsunuz iki manuel detay çalışıyorsunuz, sonra bakıyorsunuz ki telefonla çekilmiş bir fotoğraf binlerce beğeni almış sizin ki öyle möö gibi uzanıyor.. Sonra da işte böyle kıskançlık tripleri.
Ulan bırakın çeken çeksin, paylaşsın. Kimi sizin gibi kendine sanatçı der, kimilerine de başkaları sanatçı der. Bırakın da kararı başkaları versin. izleyiciler versin. Bu işin meraklıları versin.
insanların makinasına, teknolojisine, yaklaşımlarına sallayıp savurmayın. işinize bakın, işinizi görelim.
Ne demişler,
iştir kişinin ayinesi, lafa bakılmaz.
fotoğraf sanatı büyük bir dijital devrim yaşadı son yüz yılda. Sanatsal açıdan da felsefi olarak pek çok açıdan değişti gelişti derinleşti. Bırakın herkes aksın, herkes kendi yolunu bulsun, her nehir kendi yatağını derinleştirsin.
her yiğidin harcı değildir iki filtre yapan iso nedir diye sorsak istanbul sanayi odası diyecek tipler profsyonel fotoğrafçıyım diyor . kafama takılan asıl mesele analog (filmli makine) varken neden bu kadar popüler değildi çünkü zahmetli işti filmi banyosu kimse uğraşmazdı artı bu kadar paylaşım sitesi yoktu ki caka satsınlar.
Fotoğraflarda uzun boylu çıkmak isteyenlere ufak bir tüyo vereyim:
Çeken kişiye, aşağıdan yukarı doğru eğim vererek çekmesini söyleyin. Mümkünse bel hizasından.
Eğer baş hizanızdan çekerse, mevcut boyunuzla aynı görünürsünüz. Eğer baş hizanızdan daha yukarıdan çekerse de mevcut boyunuzdan daha kısa görünürsünüz. işin sırrı aşağıdan çekmektir.