şişirilmiş balon bir film. hollywood sinemasının ötesine kafası basmayan, felsefeyle hiç haşır neşir olmamış izleyici için birebirdir. sinematografisi ve kurgusu, deneyimsiz izleyici için akıllara durgunluk verirken; işin erbabı için sinematografi alanının trajikomik vakalarından yalnızca biridir.
(bkz: sinemaya sevişmek ve patlamış mısır yemek için gitmek)
Senaryosu harika ama senaryosu kadar da sıkıcı olan Overrated bir film. 1994 yılında Pulp Fiction özellikle de The Shawshank Redemption gibi efsaneden de öte 2 baba film eve eli boş giderken bu sıkıcılıkta master yapmış film 6 Oscar birden aldı, tamamen adaletsizlik. Gerçi Pulp Fiction, En iyi Özgün Akademi Senaryo ödülünü almıştı ama 1 Oscar küfür eder gibi resmen. The Shawshank Redemption ise tamamen Stephen King önyargısından ödül alamadı. Tom Hanks'i sevmeme nedenlerimde hep mağdur, halkın gözünü boyayan rollerde oynamasından ötürüdür. Philadelphia da Aids, Forrest Gump da özürlü, Cast Away de Issız bir adada tek başına kalan bir adam.. bla bla. Şu filmi izlerken bu kadar sıkıldığım başka bir film daha hatırlamıyorum, senaryo, kurgu, oyunculuklar, anlamı şahane ama bana göre bir film sürükleyici değilse zayıftır. 1994 yılında bu filmden 10 kat daha kaliteli 2 film varken bu filmin bütün Oscarları toplaması canımı sıkıyor.
Edit: Duyduğuma göre The Shawshank Redemption filmi için Tom Hanks düşünülmüş ama Tom Hanks o sene Forrest Gump filmi için anlaştığı için iptal olmuş ve Tim Robbins oynamıştır. Hatta Tom Hanks, Frank Darabont'un bir sonra ki filminde oynamak için söz vermiştir ve The Green Mile filminde oynamıştır.
Efsane filmin en akılda kalıcı sahnelerinden biri de şüphesiz Forrest'ın beyaz saray önündeki kalabalığa konuşma yaptığı an.
Hippiler, Vietnam savaşından gazi olarak dönen Forrest'tan savaş hakkındaki hislerini açıklamasını isterler. Ne de olsa savaş kötüdür. Savaşta hayatı tehlikeye girmiş bir adamın söyleyeceği birkaç söz de bu anlamda etkili olacaktır.
Forrest, her zaman yaptığı gibi hislerini dolandırmadan aktaracaktır.
Sahneye çıktığında, o aheste konuşma tarzıyla aklına gelenleri söylemeye başlar.
Fakat savaş, son derece iyi ve naif bir adam olan Forrest'ın dürüst sözleri için fazla karanlık ve kirlidir. Bir ordu mensubu gizlice yaklaşır ve kabloları sökerek konuşmayı sabote eder.
Bağlantıyı tekrar kurmaya çalışsalar da, Forrest sesinin duyulmadığının farkına varmadan konuşmasını sürdürür
Bağlantı tekrar sağlandığında ise konuşması bitmiştir. Gerçekten Forrest hariç kimse (izleyiciler dahil) onun ne söylediğini bilmez. Film de bu gizemle sona erer.
iyi ama ne Forrest ne söylemiştir? Her izleyici bunu merak etse de, bir muamma olarak kalmıştır bir defa.
Neyse ki, kritik soru yıllar sonra Tom Hanks'e yöneltilmiş. "Ne söyledin o sahnede be Tom abi?"
O da söylemiş sağolsun. Ne de olsa satırlarını ezberlemiş vaktinde. Tam olarak şunları söylemiş:
"Bazen insanlar Vietnam'a gittiğinde, annelerine bacakları olmadan dönerler. Bazen hiç dönemezler bile. Bu kötü bir şey. Bu konuda söyleyeceklerim bu kadar."
forrest gibi insan var mıdır la bu dünyada diye düşündüren. zekadan çok daha üstün özellikler olduğunu gösteren filmdir. yemişim zekayı forrest gibi karakterde bi insana ömür verilir.
1994 yapımı yani tam tamına 22 yıllık bir film ve bu film benim doğduğum senede çekilmiş.ben biraz geç izledim keşke şimdiye kadar çoktan izleseydim diyorum harika bir sadelik duruluk o kadar olayı karmaşıklığı yalın bir şekilde anlatması kolay değil.sana kızgınım jenny ama hayatımda da senin yada sana benzer bir hatunla tanıştım fakat filmlerde ki gibi olmadı bizim sonumuz,ve herkes hayatında bir kez olsun forrest'ın yaşadığı şeyleri yaşamıştır.meşhur replik ile sözlerime son veriyorum ''RUN FORREST RUN''.
--spoiler--
-Guuuump.bu ordudaki yegane amacın nedir?
– Bana söylediklerinizi yapmak komutanım.
– Lanet olsun Gump sen resmen bir dahisin. Hayatımda duyduğum en olağanüstü cevap. Senin zeka seviyen 160 filan olmalı. Çok yeteneklisin er Gump.
--spoiler--
" Annem hep şöyle derdi: Hayata devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir. Benim koşmam da bununla ilgiliydi sanırım. 3 yıl, 2 ay, 14 gün ve 16 saat koştum.. "