''tanrının ilgisizliğini seyretmektense, kötü şeyler yaparak tanrının dikkatini çekerim''...
eline sağlık chuck, kamerana sağlık david dedirten, her karesinde kafadan kalpten vuran, pembe panjurlu ev hayallerimizi yıkıp, bizi kaldırım taşlarının altındaki kumsalı aramaya yönelten filmdir. kaliteli şeyler yaparak halkın dikkatini çekmekse bir diğer alternatif.
kitabı filminden kesinlikle daha iyi olan eserdir. kıyamet projesi isminde kısa bir öyküyken, dövüş kulübü ismini alarak roman olmuştur. ayrıntı yayınları tarafından şu an 6. baskısını vermektedir.
her sonradan kapital yapılmışın içinde beslediği, alt benliğinde ezilmişin hakkını nasıl teslim ederim durumunu tavan bir hikaye ile vermiş filmdir.. *
çok sağlam yapılmış bir film. her izlendiğinizde, tekrar ne zaman izlerim diyorsunuz.
kimilerinin sadece bir hollywood eseri, kapitalist dünyayı afişe etmeye çalışıyor ama brad pitt'i edward norton'u oynatıp gişe hasılatları kırmaya çalışıyor peah vs. çekerek bok atmaya çalıştıkları, aslında bir edebiyat eserinden, chuck palahniuk'un aynı adlı eserinden beyaz perdeye aktarılmış olan sinema yapıtını tartıştıklarını gözden kaçırdıkları olay...
eğer fight club, irdelenecekse, kitabı ile birlikte irdelenmesi gerek. fight club çağımızın das kapital'i, ulusların zenginliği gibi ekonomi politiğine eleştiri kitabıdır. sonuç olarak hepimiz 21. yy çocuklarıyız... ve derslerimizde vs. onlarca filozofun 100lerce düşünlerini zaten öğreniyoruz ve artık sıkılmaya başladık... chuck palahniuk bize tüm bunları das kapital gibi yorucu, ulusların zenginliği gibi sıkıcı bir şekilde değil de ancak bu şekilde anlatabilirdi, egzantirik bir hikayeyle ve bir super-kahraman, bilinç altı insanı tyler durden'ın hikayesiyle...
o yüzden yorum yaparken dikkat etmek lazım, belki gelicek yüzyıllarda inanılmaz derecede büyük müritleri olan, ideolojik bir görüşün temsilcilerinin dayanak eseri olan bir eser tartışılıyor... *
--spoiler---
benim gördüğüm dünyada; rockefeller center'ın yıkıntıları arasında, bir geyiğe yaklaşıyorsun sessizce, deri elbiseler giymişsin ve her biri seni bir ömür boyu idare edecek. sears kulesini saran sarmaşıklara tırmanıyorsun, ve aşağıya baktığında küçük şekiller göreceksin. ezilmiş mısırlar gibi, terk edilmiş bir otobanın bomboş şeritlerine uzatılmış karaca etleri...
--spoiler--
--spoiler--
"burada, yaşayan en güçlü ve en zeki erkekleri görüyorum. bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor, ya da beyaz yakalı köle olmuş. reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde... nefret ettiğimiz işlerde çalışıp, gereksiz şeyler alıyoruz. bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. bir amacımız ya da yerimiz yok. ne büyük savaşı yaşadık, ne de büyük buhranı. bizim savaşımız ruhani bir savaş. en büyük buhranımız hayatlarımız. televizyonla büyürken milyoner film yıldızı ya da rock yıldızı olacağımıza inandık, ama olmayacağız. bunu yavaş yavaş öğreniyoruz. ve bu yüzden çok kızgınız."
--spoiler--
sistemi, medyayı ve kapitalist dünyayı kaRşısına almış, ama en sonunda biR holıvıd filmi işte.. tıpkı nikolas keycin savaş tanRısı filmi gibi, içeRisinden geldiği düzene kaRşı, ama o düzen üzeRinden paRa kazanan iki yüzlü biR fim. senaRyosundaki kahRamanlaRı hayaL üRünü olan, asla geRçekleşmeyecek biR peRi masaLı. sadece peRileRi biraz kavgacı. ama herşeye rağmen koleksiyonluk bir seyir keyfi **
eğer bir gün herhangi birisi hakkında yorum yaptığı zaman anında başka birileri yorum yapmak istiyor film ile ilgili. o yüzden her baktıgınızda sol frame de fight club(5) görebilirsiniz. bu kolay bir şey değil.
an itibariyle imdb top 250'de all times listede 23.sıradaki Edward Norton-brad pitt'in oynadığı kaliteli filmidir.
kaynak:http://www.imdb.com/chart/top?tt0137523
dün tekrar izledim. gece saat 4'te. insanlar uyuyorlardı. filmin ilk 25 dakikasında 3 kez tyler durden'ın silueti geçiyor. slow motionda izleyip emin oldum. işte o an ne kadar çok dikkat gerektiğini gördüm, bu filmi izlerken.
adım adım delirmenin hikayesi. öyle-böyle delirmek değil ama beyler-bayanlar! gram gram, dirhem dirhem delirmenin hikayesi.
dün gece iğrendim kendimden. herkesten ve her şeyden. dün gece ilk defa bir film izledim ben. bu filmi önceden defalarca izlememe karşın. yazarının hangi duygu ve düşünce gel gitinde bu eseri kaleme almış olabileceğini merak ettim.
şimdi yazsaydı bu kitabı. nasıl olurdu acaba? şu asalaklar sürüsüne bakıp da. 90 ve 90 sonrası nesil denen yürüyüp dans eden boklara bakıp da yazsaydı ne hissederdi acaba. nasıl bir hal alırdı acaba eser?
dün gece dünya tuttu beni. doya doya kustum balkondan aşağı. dün gece tyler durden vekaletinde insanlığa boşaldım. balkonumdan aşağı.
chuck palahniuk tarafından yazılıp david fincher' in sinemaya kazandırdığı şaheser..Bugün kitabı alıp küçük molalar vererek yaklaşık dört buçuk saatte bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Yurdu, falanca blok' un tuvaletinde zihnimde beliren trajik düşünce tarafından sersemleyiş..yanlış, sapkınca, günah olan ve asla gerçekleştiremeyecegim..gerceklestirmeyecegim dusunceye duyulan ozlem tarafından sarsılmışlık..
yine de şiddetle tavsiye edilir..film de kitap da...
ayrıca aşmış karakter için (bkz: marla singer)
--spoiler--
-geçen pazar seni klisede göremedim george.
+yeni bir yer buldum oraya takılıyorum!
-öyle mi neresi?
+birinci kural oradan bahsedemem....*
--spoiler--